Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Futbolcular istediğini aldı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

BU GÖRÜŞMELER SON FIRSAT MI?

Ata ATUN

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Mayıs 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Zaman zaman Kıbrıs sorunu ile ilgili uluslararası kimliğe sahip siyasiler, Şubat 2008 seçimlerinde Hristofyas'ın Rum Cumhurbaşkanı seçilmesi ile Kıbrıs sorununa çözüm yolunda yeni bir momentumun yakalandığını dile getirmeye başladılar. 

Talat ile Hristofyas, şu anda her iki tarafta da iktidarda bulunan partilerin liderleri. AKEL ve CTP'nin 1970 yılında başlayan dostluğu, süreç içinde dostluğu aştı ve dayanışmayı da içine kattı. Dönemin gazetelerinin yazdığına göre, Yeni Düzen gazetesinin ilk matbaa makinesi de AKEL'in sağladığı finansman ile alınmış.  

Partiler arasındaki bu ortak geçmiş, ister istemez liderleri de bu ortak zeminin üzerinde buluşturdu. 

Talat'ın ve Hristofyas'ın birbirlerine "Yoldaş" diye hitap etmelerini çözüm yolunda bir fırsat olarak değerlendiren ulusal ve uluslararası siyasiler, 38 yıldır süren dostluğa ve dayanışmaya bakarak bu kısa 23 aylık dönemin son bir fırsat olduğu üzerinde hemfikirler ve her fırsatta da bunu dile getiriyorlar.

Dile getirmesine getiriyorlar ama Kıbrıs sorununa çözüm yolunda ne Hristofyas'ın bu ortak geçmişi derinlemesine algılayarak değerlendirmek aklına geliyor ne de diğer Rum politikacıların, akademisyenlerin ve Rum medyasındaki kalemi güçlü köşe yazarlarının.

 

Uluslararası İlişkiler Profesörü Panayotis İfestos, 26 Nisan 08 tarihinde Simerini gazetesinde yayınlanan "İki Bölgeliliğe Hayır" başlıklı yazısında "İki bölgeli çözüme 'uyum sağlamamız' için bizi 'eğitecekleri' söyleniyor. Ancak mümkün olan bazı şeyler ve mümkün olmayan bazı şeyler var. Örneğin Kıbrıs halkı etnik köken veya ırk doğrultusunda ikiye ayrılamaz (aynı sebepten dolayı başka hiçbir halk da) ve devlet etnik-ırk açısından oybirliği ile alınan kararlar doğrultusunda yönetilemez. Bu, en kötü düşmanımıza bile temenni etmediğimiz bir sadomazoşizmdir." diyerek hem çözümden ne kadar uzak olduğunu hem de yaşanan fırsatın hiç farkında olmadığını ortaya koyuyor.

 

DIKO'nun yayın organı olan Fileleftheros gazetesi, 28 Nisan 08 tarihinde "Partenojenez intihardır" başlıklı yorumunda ki bu yazı gazetenin baş editörü tarafından kaleme alınmıştır, "Ankara ve Talat kırmızı çizgileri çektiler ve bu çizgilerin arkasında siper alıyorlar. Gerek yapılan açıklamalardan, gerekse Türk yetkililerin yaptıkları temaslardan, onlara göre başlangıç ve bitiş noktalarının partenojenez olduğu anlaşılmaktadır. Yani yeni düzeni yaratacak olan iki kurucu devlete dayalı bir çözüm... Gerçekte Kıbrıs Cumhuriyeti'nin dağılmasını isteyen Lord D. Hannay'in fikri bilinmektedir. Bu mantığın kabul edilmesi intihar olacaktır." diyerek hala daha Papadopulos'un "Üniter Rum Devleti" fikrinde ısrarlı olduklarını okuyucularına duyurmaktadır.

 

AKEL'in yayın organı olan Haravgi gazetesi ise 28 Nisan 08 tarihinde yayınladığı Kip. K. Rumuzlu ve "Son Fırsat Mı?" başlıklı yazıda "Geçtiğimiz hafta Ankara'ya gerçekleştirdiği ziyareti sırasında Talat şunu söyledi: Bu fırsat (Kıbrıs sorununun çözümü konusunda) son fırsat olabilir. Biraz daha ileriye giderek, Mehmet Ali Talat, şu anda herhangi bir kişinin müzakere masasından ayrılmasının kolay olmadığını açıkladı...

Sayın Talat, herhangi bir kişinin müzakere masasından ayrılmasının kolay olmadığını anlıyorum. Anlamadığım şey, son fırsattan bahsetmeniz ve buna paralel olarak karamsar mesajlar göndermenizdir." diyerek AKEL'in düşüncelerini ve gerçeklerden ne kadar uzak olduklarını ortaya koymaktadır. 

 

Ve çok değil daha iki gün evvel Hristofyas'ın, "PanKıbrıs Ortaokulu"nda gerçekleştirilen "Kıbrıslılık üretilmesi" ana temalı 4.cü "Uluslararası Kıbrıslılık Konferansı"nın açılışında yaptığı konuşmada, Türk tarafının açıklamalarının, teknik komiteler ve çalışma gruplarının misyonlarını başarmasında uygun havayı yaratmadığını ve Kıbrıs konusunda Türkiye Milli Güvenlik Kurulunun yaptığı açıklama ile Talat'ın bunu tekrarlamasının hoş olmadığını söylemesi, bu "son (!) fırsatın" pek de farkında olmadığının işaretini veriyor.

 

Niye bu dönem yaşananlar, "Son fırsat" olarak tanımlanmaktadır.

Nedenlerden bir tanesi, AKEL'in 2004 referandumunda son dakika değiştirilen bir kararla Kıbrıs Sorununa çözüm getirmeyi amaçlamış olan Annan Planı'na "Hayır" demesine rağmen 1970'den beridir CTP ile dayanışma ve işbirliği içinde bulunmuş olması, Talat ile Hristofyas'ın birbirlerine "Yoldaş" demeleri ve her iki tarafta da söz konusu partilerin iktidarda olmalarıdır. Zaten bu neden kendi başına, her iki liderin diğerlerine kıyasla daha kolay bir şekilde Kıbrıs'ta çözüme yönelik ortak bir yol bulabileceklerini en iyi şekilde açıklamaktadır.

 

Bir başka önemli neden de 18 Nisan 2010 tarihinde yapılacak olan KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimlerine sadece 23.5 ay kalmış olmasıdır. Seçim propagandasının 6 ay öncesinden başlayacağı ve bu dönem içinde de bütün görüşmelerin ve önemli kararların buzdolabına konacağı nedeni ile geriye sadece 17.5 ayın kaldığı gerçeğidir. Yani bir buçuk sene gibi bir zaman dilimi.

CTP hükümetinin KKTC'yi içine düşürdüğü ekonomik sıkıntı ve zorlaşan hayat koşulları, Talat'ın bir kez daha seçilme şansını olumsuz etkileyecektir. Dokuz adayın yarıştığı 2005 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde daha ilk turda oyların yüzde 55,6'sını alarak seçilen Talat'ın 2010 seçimlerinde 1.ci turda seçilme şansı, bugünkü perspektife göre çok az.

Son neden ise KKTC Milletvekilliği seçimlerinin, 2006 Eylülünden beridir KKTC Meclisinde ve siyasi hayatında yaşanan sıkıntılar nedeniyle olası bir erken seçim kararıyla daha evvel yapılmaması durumunda, normal parlamenter takvime göre 21 Şubat 2010 tarihinde yapılacağıdır. CTP hükümetinin 2005-2010 dönemi içinde gösterdiği mali ve politik başarısızlığın, seçimin sonuçlarını olumsuz etkileyeceği ve CTP'nin de bu seçimlerden en büyük parti olarak çıkmayacağı, daha bu günden herkesin diline doladığı bir gerçektir.

Oy kaybına uğramış CTP'nin adayı olarak seçime girecek olan Talat'ın, 2010 Milletvekilliği seçimlerinden iki ay sonra gerçekleşecek olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, CTP oylarındaki düşüş nedeni ile küçümsenemeyecek bir oy kaybına uğrayacağı da matematiksel ve siyasi bir gerçektir.

 

Talat seçimleri kaybederse, yerine Cumhurbaşkanı seçilecek olan kişi de kesinlikle başka bir partiden, Kıbrıs konusuna farklı pencereden bakan bir partiden olacaktır.

Sonra da görüşmelere sil baştan başlanacaktır.

2008 Şubat'ı sonrası ele geçen fırsat gerçekten "Son fırsat mı?". Evet son fırsat.

"Son Kullanım Tarihi" de 18 Ekim 2009. Yani bu günden itibaren tamı tamına 18 ay ve 17 gün sonra bitecek.   

   1089 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI
03 Temmuz 2008, Perşembe   TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK
30 Haziran 2008, Pazartesi   TIKANAN KELİMELERİN DİLİ
29 Haziran 2008, Pazar   TRAFİK CEZA YÖNTEMİNDE HATA VAR
26 Haziran 2008, Perşembe   NİKO'YA KULAK VERİN
23 Haziran 2008, Pazartesi   ÇÖZÜM ÇERÇEVESİ BELLİ
22 Haziran 2008, Pazar   CEZAYİR SOYKIRIMI ANITI YAPILMALI
19 Haziran 2008, Perşembe   TALAT'IN SİYASİ ÇALIMI
16 Haziran 2008, Pazartesi   RUMLARI DAVA ETMEK ZOR MU?
15 Haziran 2008, Pazar   YILLARCA İSMİNİ YAŞATMAK



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital