Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Futbolcular istediğini aldı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

DENİZ SUYUNU ARITMA BENİ KORKUTUYOR

Ata ATUN

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   11 Mayıs 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Khawla AbdulMohsen Al-Shayji adlı bir öğrencinin Virginia Polytechnic Institute'a sunduğu Doktora tezinde atalarımızla gururlanacağımız bir bilgi var1. Bu bilginin "Jeddah: A portrait of an Arab town,  Bir Arap Kentinin Portresi: Cidde" adlı kitapta da bulunduğu belirtilmektedir.

   Söz konusu tezde yazılanlara göre 1907 yılında "Modern deniz suyu arıtma tesisleri ilk defa Türkler tarafından Cidde'ye kurulmuş ve 1928 yılına kadar şehre mütevazı miktarda içme suyu sağlamış. Bu tesis 1940'lara kadar faaliyette kalmış, Fatıma vadisinden getirilen su Cidde'ye ulaştığında da tesis müzeye dönüştürülmüş."

   Kitaptaki varsayıma göre Osmanlılar tarafından 1800'lerin sonuna doğru kurulan bu tesiste büyük bir olasılıkla, deniz suyu önce ağzı sıkı sıkıya büyük bir kazanda kaynatılmaktaydı ve oluşan buhar da borularla soğutulmuş kazanlara aktarılarak damıtılmaktaydı. Tuz sıcak kazanın dibine çökerken, diğer kazana aktarılan buhar iyi suya dönüşüyor ve üzerinde varilden yapılmış tankların bulunduğu arabaları çeken binek hayvanlarıyla şehre taşınıyordu.

     

   Çağımızın en son teknolojilerine göre deniz suyunu tuzundan arındırmak için daha değişik iki yöntem uygulanıyor.

   Suya basınç uygulayıp içinden metan gazı pompalamak yöntemlerden biri. Suyun yüzeyinde hemen, metan ve su moleküllerinden oluşan kristaller beliriyor. Bu kristalin yapısı yalnızca su ve metan moleküllerini barındırdığından, tuz geride kalmış oluyor. Kristalleri ayırıp erimeye bırakmak ve metan gazı buharlaşırken, oluşan saf suda bir başka kapta toplanıyor.

 

   Diğer yöntem ise, 'ters osmozis' düzeneği. Bu yöntemde tuzlu su, yarı geçirgen olan, yani çözücüyü geçirip de çözüleni geçirmeyen bir zar üzerinden, (düşük yoğunluktaki bir bölgeden daha yüksek yoğunluktaki bölgeye doğru difüzyon) geçirtilerek içilebilir hale getiriliyor.

      Her iki yöntemde de atık oluşuyor.

     

   Gazimağusa'da deniz suyunun arıtılarak içme ve kullanma suyu elde edilmesi için günde 5 bin metreküp kapasiteli bir su arıtma tesisi kuruluyor. İhalesi bitti ve imzalandı.

   Bafra sahilinde ise, günde 8 bin ton kapasitede su arıtan Bafra Tatil Köyü ve Bölgesi Deniz Suyu Arıtma tesisi hayata geçirildi.

   Her iki tesis de, Akdeniz'den çekilen ve tuzluluk oranı 38 bin ppm olan deniz suyunu 228 ppm'e düşürerek içilebilir su haline dönüştürüyor. Zaten Bafra'daki çalışmaya başladı bile.

   Sahillerimizdeki deniz suyunun özgül ağırlığı 1,035000 gr/cm3. İçilebilir hale dönüştürülen suyun özgül ağırlığı ise 1,000228 gr/cm3. Yani her 1 cm3 (yaklaşık 1 gr) içilebilir su için 0.034772 gr atık ortaya çıkmaktadır. Veya her 1 ton (yaklaşık 1 m3) için 34.772 kg atık. 

     

   1 m3 içilebilir su elde etmek için yaklaşık olarak denizden 4 m3 su çekilmekte ve 3 m3 atık su elde edilmektedir. Bu atık suyun yoğunluğu 1.04659 gr/cm3 dir.  

      Bu atık sular asla septik kuyulara verilemez. Verilirse yeraltı sularımızı kirletir,  çevreye zarar verir, kirlilik yaratır ve ekolojik dengeyi bozarak yöreyi çölleşmeye doğru götürür. Bu nedenle atık su tek çare olarak akıntı yönüne göre denize bırakılır.

     

   Sadece Mağusa ve Bafra'da günde 13 bin ton su bu tesislerde arıtıldığına göre, her gün denize yaklaşık 40,000 ton, ayda 1,200,000 ton ve yılda da 14,400,00 ton, özgül ağırlığı 1.04659 gr/cm3 olan, yani çok yoğun ve kirli bir atık su bırakılmaktadır.   

      Zaman içinde bölgemizde deniz kirliliğinin oluşacağı kesindir.

   20.ci yüzyılın başında sınırsız sayıda üretilen motorlu araçlar nasıl kirlenilmez zannedilen havamızı kirlettiyse, şimdi de sıra denizden su arıtma ile denizlere geldi. Bu yöntem acımasızca ve vahşi bir şekilde uygulanırsa 21.ci yüzyılın sonuna doğru denizlerde içinde yaşanamaz derecede kirlenmiş olacaktır. Şimdiden bunun tedbiri alınmalıdır.

     

   Sıcak havalarda klimalar çalışırken, soğurma nedeni ile oluşan temiz su yöntemi örnek alınarak, özellikle Girne ve Mağusa'da çok yoğun ve rahatsız edici düzeyde olan havadaki nemin içme suyuna dönüştürülmesi gerçekleştirilebilirse, denizlerimizi ve çevreyi kirletmeden içme suyu elde etmek olanağı yaratılabilir.

   Diğer yöntemler ise çok ürkütücü ve korkutucu.

              

 

1 Bakınız:  http://scholar.lib.vt.edu/theses/available/etd-32898-13261/unrestricted/ETD.PDF ,

  Chapter 2 (Bölüm 2), Page 14 (Sayfa 14)

??

 

??

 

??

 

??

   543 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI
03 Temmuz 2008, Perşembe   TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK
30 Haziran 2008, Pazartesi   TIKANAN KELİMELERİN DİLİ
29 Haziran 2008, Pazar   TRAFİK CEZA YÖNTEMİNDE HATA VAR
26 Haziran 2008, Perşembe   NİKO'YA KULAK VERİN
23 Haziran 2008, Pazartesi   ÇÖZÜM ÇERÇEVESİ BELLİ
22 Haziran 2008, Pazar   CEZAYİR SOYKIRIMI ANITI YAPILMALI
19 Haziran 2008, Perşembe   TALAT'IN SİYASİ ÇALIMI
16 Haziran 2008, Pazartesi   RUMLARI DAVA ETMEK ZOR MU?
15 Haziran 2008, Pazar   YILLARCA İSMİNİ YAŞATMAK



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital