|
Bu sütunlarda bir ay önce, "CTP-ÖRP hükümetinin en büyük zafiyetinin iradesizlik olduğu ve geri adım atma konusunda birçok örneğin altına imza attığı" örnekleriyle ifade edilmişti.
Hristofyas'ın seçim zaferiyle Kıbrıs konusundaki çözüm beklentilerinin yeniden yeşerdiği ve kamu çalışanları ile hükümetin maaş artışı savaşıyla meşgul olan gündemde 'kaynayacağı' düşüncesiyle, 'iş yerlerinin çalışma saatleriyle' ilgili çalışmanın yürürlüğe gireceği son şekli açıklandı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sonay Adem, kendi önergesini kabinedeki arkadaşlarına benimsetemedi. Hükümetin birçok yasal düzenlemede olduğu gibi "bir ileri bir geri" adımları bu önergede de tüm açıklığıyla kendini gösterdi. Düzenleme, Bakan Adem'in hazırladığından çok farklı bir şekliyle uygulamaya giriyor.
Ekonomik örgütlerinin 'tepkisi' ile esnafın 'desteği' arasına sıkışan hükümet, her kesimi tatmin etme endişesiyle hareket edince kimseyi memnun etmeyen bir önergeyi ortaya çıkardı.
Tartışmanın odağına oturtulan süpermarketlerde çalışanlar yarım gün kazanması, iyi bir aşama gibi gösterilebilir. Ancak bu düzenlemeyle büyük işyerlerinin çalışma saatlerinin kısıtlanmasıyla iş yapma şansı doğacak küçük işletmelerin nefes alması şansı doğmadı.
Çalışma saatlerinin değişmesine kesinlikle karşı çıkan iş çevreleri aynı duruşu koruyarak, bakanlığın yeni düzenlemesine uymayacaklarını ifade ettiler. Ticaret Odası, sivil itaatsizlik yapacaklarını ifade ederken, pazar günü büyük iş yerlerini tamamen kapatmayarak, iş çevrelerinin tepkisini azaltacağını hesaba katan hükümetin de beklentilerini boşa çıkardılar.
Bakan Sonay Adem'e en büyük desteği veren ve "bu yasal düzenleme kesinlikle bizim istediğimiz gibi olacak" diye övünen Esnaf ve Zanaatkarlar Odası ise kabuğuna çekildi. Son düzenlemeyle ilgili haberlerden sonra, önceki duruşunda olmayan oda, mücadeleyi bıraktı izlenimi verdi. Hatta, düzenlemeyi neden istediğiyle ilgili sorulara verilen cevapların düzenlemenin son şeklinde yer almamasına rağmen, dün Ticaret Odası'nın çıkışına karşı hükümete destek belirtti.
Ticaret Odası'nın 'sivil itaatsizlik' kararına tepki gösteren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Adem, toplumsal barışa ve iç huzura en fazla ihtiyaç duyduğumuz bu dönemde, bu kuruluşumuzun böylesine tahrikkâr bir tutum içine girmemesi ve "ateşle oynamaması"nı umuyor ve bekliyoruz" diyerek, iş çevrelerinin tehdidine, tehditle yanıt verdi.
Ne yazık ki, bir anda, işyerleriyle ilgili pazartesi yürürlüğe girecek düzenleme, ortaya çıkış amacından farklı yürürlüğe gireceği bir tarafa atılarak, Ticaret Odası hedef gösterilip gündem saptırılmaya çalışılıyor.
"Ben bütün vatandaşlarımı düşünmek zorundayım. İş bulamayan, işsiz olan, ücretler düşük olduğu için geçinemeyen, çok uzun süreler çalışan insanlar..."
Akis programında yukarıdaki sözleri sarf eden Cumhurbaşkanı Talat'ın, küçük esnafın da çalışmasına fırsat tanıması ümidi taşıyan 'pazar günü büyük işyerlerinin kapanmasını' öngören düzenlemenin son şekliyle, siftah yapmadan kepenk indiren esnafın kötü durumunun devam edeceğini de görmesi gerekir. Cumhurbaşkanının, sadece, büyük işletme sahibi "büyük" vatandaşları yerine, küçücük dükkânlarında iş yapamadıkları için cebinde para bulunmadığından dolayı aileleri karşısında "küçülen" vatandaşlarının da var olduğunu dikkate alarak, küçük zümrenin çıkarları yerine esnafın da yaşamasını sağlayacak adımların atılmasıyla ilgili hükümeti teşvik arzulanır.
Ormandaki ağaçlar da, elektrik hatlarına değme tehlikesine karşı kesilsin!
Köy içerisindeki 38 yıllık 3 çam ağacını kestiği için tepkileri üzerine çeken Serdarlı Belediye Başkanı Mehmet Kerimoğlu, kendini savunurken, "Ağaçların elektrik tellerine temas ettiğini, binanın kaldırım ile temeline zarar verdiğini ve kuvvetli esen rüzgarla sökülüp insanlara zarar verebileceği" düşünülerek, Alevkayası Orman Bölge Şefliği'nden gelen yetkili kişilerin görüşleri doğrultusunda katliama karar verildiğini açıkladı.
Şayet böyle bir görüş verildiyse, Alevkayası Orman Bölge Şefliği'nin aynı uygulamayı kendi sorumluluk bölgelerinde de yapması gerekmez mi? Hadi, Alevkayası Orman Bölge Şefliği yetkilileri; siz de Alevkayası bölgesindeki piknik alanı ve orman içinde elektrik hattının geçtiği yerlerdeki ağaçları, tehlike teşkil edebilecekleri gerekçesiyle kesin!
Ağacı korumakla görevlilerin, ağaç kesilmesi yönünde görüş vermesine inanamıyorum bir türlü...
Bir damla kanınıza ihtiyacı olanlar var
Bir yakınımızın acil olarak kana ihtiyacı olduğunda, kan vermenin akla geldiği bir toplumda yaşamanın sıkıntısını çeken bir kesim vardır.
Düzenli olarak kan verme alışkanlığımızın olmamasından dolayı iki-üç haftada bir kan alması gereken Thalassaemialılar da bu nedenle zor anlar yağıyorlar. Kan bulamama endişesi bu günlerde doruk noktaya ulaştı.
Bu günlerde kan sıkıntısının yaşandığı ve Thalassaemialıların daha da zor durumda olduklarını öngörerek, vereceğimiz kanın daha da anlamlı olduğundan hareketle hadi, kan bağışına...
Makasladık
* "Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sonay Adem'in İhtiyat Sandığı Yönetim Kurulu Başkanlığı'na bir yazı göndererek Elektrik Kurumu'nun akaryakıt alabilmesi için İhtiyat Sandığı'nın Vakıflar Bankası'ndaki 20-25 milyon YTL'sinin bloke edilmesini istedi" (Nazım Çavuşoğlu, Kıbrıs, 26 Şubat)
* "Gazimağusa Kaymakamlığı'nın Yeniboğaziçi'ndeki kamping alanında 242 kampçının inşaat yaptığı tespitiyle ilgili, ara emir başvurusu yapıldı" (Yenidüzen, 27 Şubat)
* "Erken tahliyesi tartışmalara yol açan Bekir Kılıç ani bir kararla Türkiye'den döndü ve Ercan Havaalanı'ndan bizzat Cezaevi Müdürü Hüseyin Kasapoğlu tarafından alınarak hapse kondu" (Güneş, 28 Şubat)
* "Her zaman olduğu gibi, Kıbrıs Türk kamuoyu, Talat'ın Ban Ki Moon'a mektup gönderdiği haberini Rum basınından öğrendi" (Kıbrıs, 29 Şubat)
* Cumhurbaşkanı Talat, Halk Partisi'nin başarılı olmasını dileyerek Pertev'e, "sizin önderliğinizde kurulan bu parti önemli bir gelişme" dedi ( Halkın Sesi, 29 Şubat)
Yanıt bekleyen sorular
* Neden güneydeki DİSİ, CTP ile görüşebiliyor da, kuzeydeki UBP, DP, ÖRP güneydeki bir partiyle görüşemiyor? Neden ülkemin sağ yelpazesi, güneydeki partileri öcü olarak görebiliyor? (Hüseyin Ekmekçi, Yenidüzen, 27 Şubat)
* Tıp-İş, Maliye Bakanı'na çağrı yaptı ve "maaş artışı yapmayın, oradan ayıracağınız parayı sağlık ve eğitim alanına yatırın" önerisinde bulundu. Maaş tartışmalarının yarattığı kaos ortamında Tıp-İş'in önerisi değerlendirilir mi? (Başaran Düzgün, Kıbrıs, 28 Şubat)
* AKEL'in klasik bir komünist parti olmadığı, nev-i şahsına münhasır bir parti olduğu tartışma götürmez. Karl Marx mezarından kalkıp seçimle iktidara gelmeyi başarmış bu taraftarlarını görse, acaba ne düşünürdü? (İsmail Kemal, Kıbrıs, 28 Şubat)
* Turizm Bakanlığı bir taraftan "gelecekte turizm perspektifi" adı altında panel düzenleyerek, ülkede çok sayıda konuk ağırlarken, diğer taraftan değil turistleri, yerli halkı ürküten çevre kirliliği karşısında acaba ne yapılıyor? (Reşat Akar, Halkın Sesi, 28 Şubat)
* Eğer hükümetin patronlara söz geçirememesi nedeniyle örgütlenemiyorsa özel sektörlü... Bunun sorumlusu sadece ve sadece hükümettir... Yasaları yapan da uygulayan da sizlersiniz ey efendiler, unuttunuz mu? (Aytuğ Türkkan, Starkıbrıs, 29 Şubat)
|