Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
KRİZ
Bir rüya gerçekleşti
APOEL taraftarları yine çıldırdı
Bugün, 30 Ağustos Zafer Bayramı
KIBRIS gazetesinden dev spor hizmeti
Eliz'in sitemi
Bella'da tanıtım gecesi
Danimarka seferi iptal!
Ocak'ta Hamis ve Süleyman satılık!
Engelleri şarkılarla aştılar
49 yaşındaki Rum, üvey kızına 5 yıl cinsel tacizde bulundu
Rum basını, kiralık arabaların KKTC'ye kaçırıldığını iddia etti
Doğan yeni sezonu şölenle açıyor
Bold, zorlanmadan kazandı
Play-off maçları bugün başlıyor
Spor yazarları şampiyon

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Lefkoşa'yı milyonlara mal edebilmek...

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Nisan 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Küresel ısınmadan dolayı yaşanan kuraklığın etkileri Kıbrıs'ı sarmalamaya devam ediyor. Dünyanın çeşitli ülkeleri, ne gibi önlemler alınabileceği konusuna odaklanırken, KKTC'de yapay gündemlerle zamanı harcamak, kabul edilebilir bir durum değildir.

Çiftçiler Birliği Başkanı Alican Kabakçı, kuraklıktan ötürü "bu yaz ekmeği 5 YTL'den alırsak şaşmayalım" diyerek, tehlikeye işaret etmişti.

Tehlike, zil çalarak 'geliyorum' diyor.

Şimdi gelelim 'Lefkoşa' veya olmayan 'Lefkoşe' meselesine...

Dünyada ve de Kıbrıs'ta öyle isimler vardır ki, değiştiremezsiniz! Örneğin Lapta'ya bir başka ad koyamazsınız. Barış Harekâtı'ndan hemen sonra, zamanın bölge komutanlarından biri 'Salamis Bay'ın ismini değiştirmeyi düşünmüş, 'Selami Bey olamaz mı?' diye nabız yoklamış, ama tutmamıştı...

Çünkü 'Salamis Bay' tarihin derinliklerinden gelen bir bölgenin adından esinlenerek konulmuş...

Çağlayan'ı, çağlamayanı bu konu ile karıştırmamak lazım. Çünkü Çağlayan, daha önceleri de işaret ettiğimiz gibi, rahmetli Hüseyin Dayı'nın soyadıydı. Soyadına uygun olarak oradaki işyerinin adını da 'Çağlayan Bar' koymuştu.

Şimdiki ismi 'Çağlayan Gelik'.

Gençlik yıllarımızda oranın adı halk ağzıyla 'Çocuk Bahçası' veya 'Millet Bahçası' idi.

Tekrar gelelim, 'Lefkoşa' veya 'olmayan Lefkoşe' meselesine...

Otuz yıl kadar 'Milliyet' gazetesinin Kıbrıs Temsilciliği görevini sürdürürken, daha ilk günlerden 'Lefkoşe' diye yazılmasının yanlış, doğrusunun ise 'Lefkoşa' olduğunu söylemiş, ikaz etmiştim.

Dedim ki, "bunun Türkçesi bu, İngilizcesi bu, Rumcası da bu... Böyle okunuyor, böyle yazılıyor."

Genel Yayın Yönetmeni rahmetli Abdi İpekçi'den tutunuz da, esas muhatap olduğum zamanın Dış Haberler Şefi Sami Kohen'e durumu izah ettikten sonra, Lefkoşa kaynaklı haberlerde artık 'Lefkoşe'nin pabucu dama atılmış, yerine 'Lefkoşa' konulmuştu.

Dış Haberler'de çalışan Mehmet Ali Birand ve Cihan Akerson ile diğer arkadaşlar da, dış ülkelerdeki başkent veya kentlerde bulunan muhabirlerinin duvarda yazılı isimlerini yeniden tanzim ederek, 'Lefkoşa' diye yazmışlardı.

Milliyet'te bir yanlışı düzeltirken, bunu diğer gazeteler, radyo ve televizyon istasyonları, hatta ajanslar takip etti. Milyonlara hitap eden kitle iletişim araçları kabullendi.

Karakterim gereği bugüne kadar bundan övünç payı çıkarma yoluna gitmediğim gibi, yazmadım da! Ama konu 'Lefkoşa-Lefkoşe' tartışmasına gelince, değinme ihtiyacı duydum.

O nedenle heyecanlanmaya, üzerinde fazla durmaya hiç de gerek yok!

Şimdi kalkıp da Ankara'nın, İstanbul'un, İzmir'in; ya da Kahire'nin, Londra'nın, Paris'in, Bağdat'ın, Pekin veya Tokyo'nun, Atina'nın isimlerini değiştirebilir misiniz? Değiştiremezsiniz. O halde Lefkoşa'nın ismi de değişmez ve değiştirilemez!

Olay bu kadar basit...

SU SORUNU

Çok merak ediyoruz, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın yeni müzakere sürecine başlamadan önce Erdil Nami ile Yorgo Yakovu'nun çalışmalarıyla oluşturulan teknik komiteler arasında su konusuna ilişkin bir komite de var mıdır?

Ortak sorun mu dediniz; işte alın size ortak sorun.

Bu gidişle Ada'nın sadece bir tarafı değil, fakat tümü de susuzluktan grak grak ötecek.

Durumu herkes görebiliyor da, sadece Talat ile Hristofyas mı göremiyor?.. Bu soru dahi insaf ölçülerini aşıyor. Çünkü öncelikle onlar bu işin farkındalar...

Eğer çözüm yolunda bir takım takıntılar olursa, bu, su işi yatacak anlamında mıdır?..

Ne demiştik daha önce: Su sorunu, sadece Türklerin veya Rumların değil, fakat ağacıyla, ormanıyla, bitkisiyle, hayvanıyla tüm adanın sorunudur.

Üstelik Kıbrıs sorunu çözülse de, çözülmese de!..

Ada'nın büyük ihtiyacı vardır suya ve belki de gündemin ilk maddesini oluşturmalıdır. Kavga gürültü ile karşılıklı suçlama ve 'izlenim yaratma' yarışı ile bir yere varabilmek mümkün olmadığı gibi, su sorununu da göz ardı edebilmek mümkün değildir.

Örneğin, dün Slovakya'nın Lefkoşa Büyükelçiliği tarafından organize edilen Kıbrıs Türk ve Rum siyasi partilerinin ortak toplantısında bu konu gündeme geldi mi veya getirildi mi?..

Yeni Kıbrıs Partisi'nin ev sahipliği yaptığı toplantıda meğer konular, "Müzakere Sürecinde Sivil Toplumun Rolü ve Güven Artırıcı Önlemlerin Önemi (örneğin askersizleştirme, dekonfrantasyon, silahsızlanma, yeniden yerleşim, Maronit köyleri, Maraş vs") imiş...

'Bal yapmaz arı' misali yıllardan beri süregelen bu görüşmelerden ne gibi sonuçlar alındığını da çok merak ediyoruz.

Güven artırıcı önlemler, lafla olacak işler değildir. 'Lafla peynir gemisi yürümez' misali...

Su konusunda taraflar koysun kartlarını masaya ve girişim başlatsınlar. Adını da 'Barış Suyu' koysunlar. Gerçekleştirildiği takdirde de, iki tarafın birbirine nasıl güven duyduğunu görsünler.

   506 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
30 Ağustos 2008, Cumartesi   Genelkurmay'dan Kıbrıs dersi...
29 Ağustos 2008, Cuma   Güney Osetya ve Abhazya gölgesinde yapılan Ankara'daki 'Kıbrıs Zirvesi'
28 Ağustos 2008, Perşembe   Kocatepe'den KKTC'ye...
24 Ağustos 2008, Pazar   Hayatı çekilmez hale getirmek marifet değil!
23 Ağustos 2008, Cumartesi   Güzelyurt halkını hayır ettirmediler gitti!..
19 Ağustos 2008, Salı   Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluyor?.
18 Ağustos 2008, Pazartesi   Çamlıköy halkını ayaklanmaya iten nedenler iyice incelenmeli!..
17 Ağustos 2008, Pazar   Talat'ın çelengi ortada kalırken...
16 Ağustos 2008, Cumartesi   KKTC yaşadıkça "Ben Sizinle Sonsuza Kadar Buradayım"
15 Ağustos 2008, Cuma   Eskiler, ilham kaynağı ve de yol göstericidir!..



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1810 1.1893
1 STERLİN 2.1676 2.1837
1 EURO 1.7442 1.7564



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

BEKLEN(EN)MEYEN KRİZ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

KTÖS'te 40 sene önce vardı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(38)...

Akay Cemal

Genelkurmay'dan Kıbrıs dersi...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Bir okur yazısı

Necdet Ergün

ASGARİ ÜCRET'te ZOR AMA YANLIŞ TERCİH

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

KKTC ÜNİVERSİTELERİ İMAJI

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Soğuk Savaş mı?

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Bedia BALSES

YİNE BU YIL ADA SENSİZ

Beste SAKALLI

BELKİ ATILIR DİYE AYRILIK İÇİNDEN...

Psikolog Ayla Kahraman

"AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE&...

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

ENERJİ İÇECEKLERİ

Bener HAKERİ

Sere serpe

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Ülkemizin asayiş sorunu

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital