|
Bir süreden beri Yeniboğaziçi köyünden feryatlar işitiliyor. Köyün içerisinden kanser riski taşıyan 155 bin voltluk yüksek gerilim hatlarının çekilmesine tepki koyan halk, en nihayet eylem gerçekleştirdi ve sesini duyurdu.
Mağusa Salamis bölgesinde değiştirilmeye başlanan yüksek gerilim hatlarının yerine konacak olan 155 bin voltluk yeni yüksek gerilim hatlarının insan sağlığı düşünülmeden yaşam alanlarından geçirilmesi, insan sağlığı açısından son derece önem arzetmektedir.
Burada sormak gerek. Bu kararı verenler bilinçli mi, bilinçsiz mi?.. Bilinçli de olsa, bilinçsiz de olsa, söz konusu gerilim hatlarının ne gibi sakıncaları bulunduğu hiç mi hesaba katılmadı, hiç mi düşünülmedi?..
"Sağlığımız tehdit altında" diyen köy sakinleri, hatların köyün dışından geçirilmesini istiyor.
Köy sakinlerinden Günay Bozkurt, bu konuda görüşünü ortaya koyarken, "Fizik öğretmeniyim. Kimse doktor ve fizikçilerden daha fazla bu konuda bilgi sahibi olamaz. Bize okul yıllarında elektro manyetik alanın zararlarını öğrettiler. Şimdi lise mezunu teknikçiler burada proje üretiyorlar. Bu zihniyeti kınıyoruz" diyor.
Bu memleketin en büyük hastalıklarından biri de 'ben bilirim, ben karar verdim, olur' mantığının geçer akçe olmasıdır.
Projeler yaşama geçirilmeden, konunun uzmanlarından fikir alınması, doğru olup olmadığının sorulması sanki de ayıpmış gibi davranılıyor. Hükümet kadrolarında her alanda nice değerli elemanlar mevcuttur. Ancak geniş bilgi ve deneyim sahibi kişilerin bilgilerine yine de ihtiyaç vardır. Hangi partiden veya partisiz olursa olsun, yaşama geçirilecek olan herhangi bir proje hakkında onların yüksek deneyim ve bilgilerinden yararlanmak gerek. Nitekim son verilen bir kararla müşavirlerin göreve çağrılması da yerinde bir karardır. Onların her biri, birer bilgi dağarcığıdır.
Toplum yararına atılacak adımlarda onlardan da yararlanmak, ortaya koyacakları katkılara teşekkür etmek gerek.
Hal böyle iken bir köy halkını öfkelendirecek durumun bilinçli mi, yoksa bilinçsizce mi gerçekleştirilmekte olduğu da merak konusudur.
Kıbrıs Türk halkı, kanser denilen illetten yeterince çekmiştir ve çekmektedir. Yaygınlaşmasını engelleyici önlemler alınacağına, her şeyin oluruna bırakılması, örneğin birçok sebze ve meyvede olduğu gibi dozaj artırarak, vatandaşın zehirlenmesine göz yumulması kabul edilebilir değildir.
MADALYONUN ÖTEKİ YÜZÜ
Bir de madalyonun öteki yüzüne baktığımızda moral buluyor, teselli oluyor ve olumsuzlukları bertaraf ediyoruz. Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) İnovasyon Merkezi'nde yapılan açıklamaya göre, YDÜ, kanser araştırmasında dünya birinciliğine yükselmiş bulunuyor. Buna göre 10 Nisan'dan itibaren YDÜ İnovasyon Merkezi, kanser tedavisine yardımcı olacak protein araştırmalarına süper hızlı çözümler üretiyor. Merkezin süper bilgisayarı, 7 günde, bir bilgisayarın 5 yıl 258 günde tamamlayabileceği kadar işlemi tamamlayıp toplam 12,761 sonuç üreterek dünya sıralamasında birinci sıraya yerleşmiş bulunuyor.
Konuya ilişkin açıklamada şöyle deniliyor:
"Kanseri fethedelim projesi", kanserin oluşumu, gelişmesi ve tedavisini anlayabilmek amacıyla vücuttaki proteinleri inceleyen bir projedir. Bilim adamları, kanser oluşan yerlerdeki proteinlerin görev ve davranışını çözmeye çalışıyorlar. Böylelikle erken teşhis ve tedavi uygulayabilecekler.
Kasım 2007'de başlamış olan 'Kanseri Fethedelim Projesi' YDÜ İnovasyon Merkezi sayesinde daha erken sonuçlanıp insanlığın hizmetine sunulacak.
Başlıkta da vurguladığımız gibi, sağlıkta bilinçli ve bilinçsiz işler yapılırken, YDÜ İnovasyon Merkezi'nin çalışmalarından gurur duymamak elde değil. 'Kanseri Fethedelim Projesi' adına atılan adım, insan sağlığının ne denli önemli olduğu gerçeğinin yansımasıdır.
Ancak bu tür bilinçli işlere el atılırken, beri yanda da bilinçsizce yüksek gerilim hatlarının yaşam alanı içerisinden geçirilmesi neyi amaçlamaktadır?..
Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Raziye Kocaismail, arkadaşlarıyla birlikte gecesini gündüzüne katarak uğraş verirken, hükümet edenlerin de, ilgili makamların da bu illet konusunda bilinçli davranması, 'ben yaparım olur' şeklindeki çağdışı zihniyeti artık terk etmesi gerekmektedir. İnsan sağlığını umursamayan değil, fakat umursayan bir mentalitenin yerleşmesi için seferber olmalıyız!..
|