|
Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği'nin, oluşturulan çalışma grupları ve teknik komitelerde bir eksikliği fark ederek, bunu Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın dikkatine getirmesi, duyarlılığın göstergesidir.
Talat, teknik komitelerin, günlük konuları görüştüğünü ve sporun ayrı bir teknik komite altında görüşülmesi taleplerine Rum tarafının karşı çıktığını, bu nedenle spor konusunu 'İnsani Konular' başlığı altına koyarak gündeme aldıklarını söyledi.
Talat ayrıca "İnsani Konular" başlığı altında görüşülecek konunun da, 'Spor ambargosu' olduğunu ifadeyle, komitelerin gündeminde çözümlüklü görüşmelerde ele alınacak konular olmadığının altını çizdi. Cumhurbaşkanı ayrıca spor konusunun görüşülmesinin, diğer konuların ilerleyip ilerlememesine bağlı olduğunu kaydetti.
Talat, bir konu hakkında teknik komite kurulmasının iki tarafın onayına bağlı olduğunu da söylerken, telekomünikasyon için de teknik komite kurulmasını kabul ettiremediklerini belirtti.
Burada anlaşılmaz bir durum var. Yani illa ki bir konuyu teknik komite kapsamına aldırmak için Rum tarafının onayı mı gerekmektedir?..
Teknik komiteye telekomünikasyon konusunu getiremediğin veya koyduramadığın gibi, spor olayını da koyduramazsın.
Her konu, Rum tarafının isteği üzerine olacaksa, Kıbrıs Türk tarafı olarak bu işlerden ne gibi kazançlar elde edilebilir sorusu da gündeme oturmuyor mu?..
Spor konusunda Kıbrıs Türk tarafının uğradığı haksızlıklar ortada iken ve spor ambargosunu delebilmek için olağanüstü çabalar harcanırken, bunun bile Rum tarafının icazetine kalması, kabul edilebilecek bir durum değildir.
İkide bir ambargoların kaldırılması, izolasyonlardan kurtulmamız gerektiğini savunan zihniyetin bu konuda iş icraata geldi mi, en ufak bir dayatmada bulunmaması ilginç değil midir?.. Spor, en basit insan hakları arasında yerini almasına rağmen, bu konuda ısrar edilmemesi, sessizlik politikasının tercih edilmesi düşündürücüdür.
Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği, Talat-Hristofyas görüşmeleri öncesinde önemli bir eksikliği görmüş ve uyarıda bulunmuştur. Bu, yerinde bir uyarıdır ve dikkate alınması, hatta gereğinin yerine getirilmesi gerekmektedir.
Düşünün siz, garanti ve güvenlik sorunu, ne Türk'ün, ne de Rum'un yetkisinde olmamasına rağmen teknik komitelerin gündemine alınabiliyor, ama spor konusu alınamıyor. Böyle çelişki, böyle maskaralık olabilir mi?..
Garanti konusu, uluslararası bir anlaşmadır ve ancak Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin mutabakatı ile değiştirilebilir. Bu, üç garantör ülke arasında imzalanan bir anlaşmadır ve komitelerde konunun ele alınması veya müzakeresi dahi sakıncalıdır.
Özetle bu konuda son söz hakkı Türkiye, Yunanistan ve İngiltere hükümetlerine aittir. Şu veya bu nedenle uluslararası bir anlaşmayı yırtıp atmak veya değiştirebilmek kolay değildir. Ancak söz konusu üç devletin onayı ile mümkündür.
Acaba bu konu da mı Rumların öneri ve ısrarı üzerine ilgili komiteye konulmuştur?.. Gündem maddesi olarak teknik komiteye konulmuşsa, spor konusu hayda hayda konulabilir.
Eğer teknik komitelerde hep Yakovu'nun dedikleri olacaksa, biz bu koşuya daha gerilerden başladık demektir. Çalışma grupları ve teknik komitelerde gündem maddeleri Rum tarafının istekleri doğrultusunda sıralanacaksa, vay halimize!..
Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği, gelişmeleri iyi değerlendirerek, geç olmadan kuşkularını dile getirmiş ve bu konuda Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la yapılan görüşmede görüşlerini ortaya koymuştur. Talat da bir telekomünikasyon konusunu dahi gündeme koyduramadıklarından yakınmıştır.
Kim bilir daha nice konular teknik komitelerde gündem maddesi olamamış, Rumların itirazları sonucu reddedilmiştir?..
Eğer teknik komitelerde her şey Rumların isteğine göre şekillenecekse, Kıbrıs Türk tarafı figüran konumunda mıdır?..
Bu soruları sormak bizim olduğu gibi herkesin de hakkıdır. Evet; Kıbrıs Türk tarafı da adil ve kalıcı bir çözümden yanadır, ancak Rumların her isteğine de 'evet' diyecek zavallı konumunda değildir. Kıbrıs sorununu yaratanlar Kıbrıslı Türkler olmadığına göre, bu konularda daha duyarlı ve sağlam durmak gerekir.
|