Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Üvey baba zulmü
Cinayet zanlısı intihara teşebbüs etti
Soyer: Umutluyuz / Ertuğruloğlu: Çözüm olmaz
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Hande Yener plakçısı Erol Köse ile yollarını ayırdı
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Romeo ve Anna Kiss çifteleyecek
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
"Mete Adanır Stadı, Girne takımlarını kurtaracak"
" Sivas 93" sahnelendi
Bolt şans tanımadı
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
Yenikent basketbol ile coştu
Play-offlarda haftanın programı
Maçlar farklı geçiyor

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Talat'ın itirafları ve gelinen nokta

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Haziran 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs Rum yönetiminin Kıbrıs politikasında değişen bir şey yok. Bunu zaten herkes biliyor da, mesela AKEL, "bizim kırmızı çizgilerimiz 1974'ten beri değişmemiştir" diyor. Yani 1963 terennüm edilmiyor da, 1974 dile getiriliyor.

Bu memlekette Kıbrıs Türkü ile Kıbrıs Rumu 1963'ten 1974'e kadar 'gardaş gardaş' mı yaşıyordu?.. Yoksa; Kıbrıs Türk halkı toprağın yüzde 3'üne hapsedilerek, varoluş kavgası mı veriyordu?..

"1974'ten beri kırmızı çizgilerimiz değişmemiştir" demek, her şeyden önce Kıbrıs Türk halkına haksızlık ve saygısızlıktır. Çünkü Kıbrıs sorunu, 1974'te başlamış değildir.

O halde bu ülkede BM Barış Gücü niye 1964'ten beri görev ifa etmektedir, niye iki taraf arasında 'koruyuculuk' görevi yapmaktadır?..

Demek oluyor ki, bugün Hristofyas'ın başkanı bulunduğu AKEL'de de değişen bir şey yoktur!..

Beri yandan Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Hrisostomos, Kıbrıs sorununun çözümünün 'federasyon' şeklinde olmasını kabul etmiyeceğini yineledi.

Hrisostomos, "sıradan bir vatandaş olarak federasyonu kabul etmesinin söz konusu olmadığını, ancak kilisenin başındaki kişi olarak Ulusal Konsey'in kararının aksine, üniter bir devlette ısrar etmesinin doğru olmadığını" ifade etti.

Hrisostomos ayrıca, "Kıbrıs sorununun çözümünün Kıbrıs Rum tarafının değil, Türkiye'nin tutumuna bağlı olduğunu, Türkiye'nin müzakereler sırasında her zaman maksimalist tezler ortaya koymasından ötürü çözüme ulaşılacağına inanmadığını" savundu.

Hani derler ya; bahane, gerekçe aradıktan sonra çok!.. Burada hakkını vermek gerek. Türkiye'nin sesinin sedasının çıktığı yok. Türkiye'nin aksine Yunan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni Kıbrıs'a geliyor, konuşuyor da konuşuyor. Halbuki Türkiye kendi derdinde. Bizim Türk Dışişleri Bakanı Babacan, ne gelebiliyor, ne de Bakoyanni gibi kükreyebiliyor!..

Dedik ya; Ankara'nın derdi kendine kâfi!..

Ama Bakoyanni, İngiltere gibi tetikliyor Rum tarafını. Kıbrıs sorununun çok kritik bir dönemde olduğuna işaret eden Bakoyanni, bu nedenle Atina ile Lefkoşa arasında sürekli gerçekleştirilen temasların ortak vizyonun başarılması için çok esaslı olduğunu vurguladı. Yunanlı bakan, ortak hedeflerin ortak vizyonla başarılacağını kaydetti.

Hatırlarsanız, Yunanistan'ın eski Başbakanlarından Kostas Simitis, Rum tarafının AB'ye üyeliğinin gerçekleşmesi üzerine Larnaka Havaalanı'nda tarihi bir konuşma yapmış ve Enosis'i gerçekleştirdiklerini söylemişti.

Bundan sonraki aşama çok daha önemlidir ve hedef de Türkiye'nin Kıbrıs'tan çıkarılması, adanın Elen hakimiyetine geçmesidir. Bütün mesele bundan ibarettir.

Federasyonu dahi kabul etmiyeceğini, kırmızı çizgilerinin 1974'ten beri değişmediğini haykıran bir zihniyetle nereye varılabileceğini doğrusu sormak gerek.

Diğer yandan Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat dahi memorandum nedeniyle İngiltere'nin, tarafların birbirine olan güveninin altını oyduğunu söyleme ihtiyacı hissetmiş bulunuyor. Talat, "ortak bir açıklama üzerinde anlaştık ve sonrasında Kıbrıslı Rumlar, İngiltere'yle başka bir şey üzerinde anlaştı. İngilizler, Hristofyas'a bazı hediyeler vererek, anlaşmamızın, dolayısıyla da birinin diğerine güveninin altını oydular. Kıbrıslı Türklerle Rumların yıllarca birbirleriyle savaşmasını sağlayarak üsler elde ettiler. Şimdi aynı şeyi yapıyorlar" dedi.

Bundan daha büyük bir itiraf olabilir mi?.. Bundan daha büyük bir kepazelik olabilir mi?..

Talat'ın Rumca 'Politis' gazetesine verdiği demeçte, yalnız İngilizlere ve Rumlara değil, aynı zamanda tüm dünyaya mesajları vardır. Çünkü artık işler çığırından çıkmak üzeredir. Özetle taraflardan birini överken, ötekinin de altını oyna çabaları alabildiğine devam etmektedir. Hem de garantör bir ülke tarafından.

Bu durumda iki taraf arasında bir uzlaşı olasılığı ne denli mümkün olabilir?.. Müzakere masasında Hristofyas'ın elini güçlendirme, Talat'ın elini de zayıflatma çabaları neyi amaçlamaktadır?.. Bunları bilmeyen mi vardır?..

Bir de muhalefet partilerinin son gelişmelerle ilgili değerlendirmelerine iyi kulak vermek gerek. Ana muhalefetten tutunuz da, diğer partilere kadar artık herkesin her şeyi bilmesi gerektiği seslendirilmektedir. Örneğin, Halk İçin Siyaset (HİS) Partisi Genel Başkanı Ahmet Yönlüer, Talat'ı Kıbrıs konusunda tutarsız açıklamalar yapmakla suçlamıştır. Daha önce de UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, HP Genel Başkanı Raşit Pertev, TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı kaygılarını dile getirmişlerdir.

Talat'ın bu aşamada ne yapacağı doğrusu merak edilmektedir. Rum lideri ile gerçekleştirilmesi öngörülen görüşmeyi mi beklemektedir, yoksa gelişmeler ışığında kamuoyuna açıklamalarda bulunacak mıdır?.. Anlaşılan Talat, gene de önerilen tarihte görüşme olup olmayacağını görerek, ona göre bir tavır sergileyecektir. Çünkü artık Kıbrıs Türkü'nün daha fazla kaybedecek zamanı yoktur. Kıbrıs sorunu ile de endeksli olma mecburiyeti bulunmamaktadır. Ancak her şeye karşın az daha beklemekte yarar vardır.

O zaman, bekleyelim ve görelim, iyi niyeti de elden bırakmayalım!..

   362 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Eylül 2008, Cumartesi   "Bir plastik sandalyeyi bile çok gördüler!..
05 Eylül 2008, Cuma   Paylaşıma var mısın, yok musun?..
04 Eylül 2008, Perşembe   İlk günün mesajları ve 'örtülü istekler'
03 Eylül 2008, Çarşamba   Haydi Allah rast getire!..
02 Eylül 2008, Salı   Kuraklığa karşı KKTC'de hiçbir önlem alınmadı!..
01 Eylül 2008, Pazartesi   İnönü Meydanı'ndan yükselen feryatları kısmen de olsa unutalım!
31 Ağustos 2008, Pazar   Başlamadan 'çark etme' veya 'su koyverme' buna derler!..
30 Ağustos 2008, Cumartesi   Genelkurmay'dan Kıbrıs dersi...
29 Ağustos 2008, Cuma   Güney Osetya ve Abhazya gölgesinde yapılan Ankara'daki 'Kıbrıs Zirvesi'
28 Ağustos 2008, Perşembe   Kocatepe'den KKTC'ye...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS TV VE YENİ DÖNEM

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

"Bir plastik sandalyeyi bile çok gördü...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Hükümete bir anımsatma: Petrol fiyatları t...

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital