Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
64 bin 552 alışveriş
2 bin ağaç elektrik kurbanı
HSBC kriz içinde atılım yaptı
Haftalık yıldız falınız
Bağcıl'ın 4. yabancısı Enio Da Silva
Türkiye ikinci yarıda: 2-1
Futbolda alt yapı antrenörleri belirlendi
TRİO
Sabri Ugan spor yazarları ile buluştu
Küba Büyükelçiliği konusunda Güney'deki tartışma sürüyor

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [2]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [2]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [3]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [3]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [4]



Talat, oyuna mı getirildi, yoksa; bile bile mi lades oldu?..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   15 Temmuz 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Temmuz'un ilk günü Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas arasında yapılan görüşmede, ortaya çıkan fotoğrafın en alasını şimdiye kadar çizen Rum Sözcü Stenanos Stefanu oldu.

Stefanu, Hristofyas'ın 'tek egemenlik, tek vatandaşlık ve tek uluslararası kimlik' sahibi Kıbrıs'ı netleştirdiğini, bunu ortak açıklamaya koydurtmayı başardığını söyledi.

Dahası, Rum lider Hristofyas'ın bugüne kadar başka hiçbir Kıbrıslı Türk liderin kabul etmediği tek egemenliği Talat'a kabul ettirme başarısını gösterdiğini belirtti.

Bu ifadeler, Talat'ın oyuna getirildiği veya bile bile lades olduğunun göstergesi değil midir?.. Stefanu daha ne desindi?..

Amma 'glabbiye' getirildik ha!..

İlk günden Rum Lider Hristofyas'ın, AB ve BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi ülkelerin büyükelçilerine hitaben yaptığı konuşmalarda, "siz Talat'ı bana bırakın, Ankara'ya bakın" şeklindeki sözlerinden bir şeyler sezinlemiştik. Daha doğrusu Hristofyas, bundan daha açık konuşamazdı ki!..

Bu güne kadar hiçbir Kıbrıslı Türk liderin kabul etmediğini Talat'a kabul ettirebilmek, elbette Rum tarafı açısından büyük bir başarı, Türk tarafı açısından da büyük bir hezeyandır, fiyaskodur.

Acaba Talat, bunu kendi isteğiyle mi yapmıştır, yoksa bir dayatmanın sonucu mudur?.. Bunların da Kıbrıs Türk halkı tarafından bilinmesi gerekir. Ortada gizli saklı bir şey kalmamalı ve şeffaflık politikasına uyum sağlanmalıdır.

Eğer bu işin arkasında Yunan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni ile görüştükten sonra, "Talat'ın arkasındayız" diyen TC Dışişleri Bakanı Ali Babacan varsa, o da bilinmelidir. Eğer Başbakan Erdoğan -Kıbrıs konusuyla bu günlerde pek ilgilenemezse de- varsa o da bilinmelidir.

Çünkü Ankara'dan gelen mesajlar değişik türdedir. Özellikle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Meclis Başkanı Köksal Toptan, adada Türk tarafının egemenliğinin son derece önemli olduğuna işaret etmişler, hatta iki devletli çözümden söz etmişlerdir.

Yoksa; Sn. Talat, Ankara'nın dışında bazı güçlerin oyununa mı gelmiştir, AB veya ABD'nin ikna veya empozeleri mi söz konusu olmuştur?.. Talat baskı altına mı alınmıştır?.. Ne gibi vaatler karşılığında Hristofyas'ın masaya sürdüğü 'tek egemenlik' önerisine 'evet' denilmiştir?..

Vaziyet son derece ciddidir ve Stefanu'nun açıklamasından sonra daha bir önem arzetmektedir. Çünkü ortak bildiriye de konulmuştur.

Halbuki Talat'ın savunduğu 'egemenlik iki halktan kaynaklanır' şeklindeki ibare, Hristofyas'ın istemi üzerine ortak açıklamaya konulmamış ve böylelikle Hristofyas bir puan daha elde etmiştir.

Lefkoşa'da ve Ankara'da yapılan açıklamalar çelişkilerle doludur ve bundan dolayı şimdiye kadar perde gerisinde nelerin olup bittiği halka açıklanmalıdır.

Bunca badirelerden geçmiş, bunca haksızlıklara uğramış olan, hala da ambargolar altında ezilen Kıbrıs Türk halkının, bunca yıldan sonra, eskisinden daha sağlam olması gereken bir uzlaşmaya son derece ihtiyacı varken, tam tersine bir uzlaşmaya boyun eğeceğini kimse beklememelidir.

Hristofyas ile Talat'ın BM Genel Sekreteri Ban-Ki Moon ile görüşmelerinden sonra nasıl bir yöntem izleneceği herhalde açıklığa kavuşacaktır. Ancak henüz yolun başında olunmasına rağmen hep veren taraf olmanın ezikliğini de hissetmemek elde değildir. Ezik olmak için sebep nedir, onu da anlamak mümkün değildir. Niye boynumuz bükük olsun, niye kaybeden taraf biz olalım?..

Evet; karşılıklı müzakerelerde bir tarafın tümden kazandığı, öteki tarafın da tümden kaybettiği görülmüş değildir. Nihayet karşılıklı al-ver sistemiyle bir sonuca varılabilir. Ama şu ana kadar bizim ne aldığımız belli değil ki!..

Yaşamsal konularda verir ve karşılığında ıvır zıvır alırsanız, sonunda hep kaybeden taraf olursunuz ki, bunun da bedeli ağır olur!..

Rum tarafı masa başından kaçmasın, aman müzakereler kesilmesin diye taviz verecek olan taraf hep biz olacaksak, bu müzakerelerin ne anlamı kalır!..

   425 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Ekim 2008, Pazar   Biraz da okuyucu konuşsun... Türk emlaki niye değerlendirilemiyor?..
11 Ekim 2008, Cumartesi   Desmond Tutu'yu kim tutar?..
10 Ekim 2008, Cuma   Bunlar yalan mı?. Yalandır diyenler beri gelsin!..
09 Ekim 2008, Perşembe   Tıp Fakültesi, sadece YDÜ'nün değil, tüm KKTC'nin gururu...
08 Ekim 2008, Çarşamba   Sağlıktan eğitime uzanırken...
07 Ekim 2008, Salı   Ya; Talat, KKTC'den söz etseydi?...
06 Ekim 2008, Pazartesi   Türkiye'deki son olaylar üzerine...
04 Ekim 2008, Cumartesi   Tek yanlı kararlar, sürece hiçbir yarar sağlamaz!..
03 Ekim 2008, Cuma   Söz hakkı olmadan alınan kararlar geçerli değildir!..
02 Ekim 2008, Perşembe   'Marazi toplumdan' Marko Paşa'ya...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

HAZIRLANIYORUZ...

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Unutmadan, sesimiz kısılmadan....

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Biraz da okuyucu konuşsun... Türk emlaki n...

Ahmet Tolgay

KÜRESEL KRİZ GELİP ÇATTI... ÇIKIŞ YOLLARI ...

Bilbay Eminoğlu

İnsanı ağlarken bile güldüren adam: Mağusa...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Dünyayı sarsan yedi gün

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital