|
Birleşmiş Milletler örgütünün 1972 yılında aldığı bir kararla 5 Haziran, bütün ülkelerde 'Dünya Çevre Günü' olarak kutlanıyor. B.M'ce 2005 yılında 'Yeşil Şehirler', 2006 yılında 'Çölleşme' ve 2007 yılında 'Buzulların Erimesi' ana teması ile kutlanan Dünya Çevre Günü'nün bu yılki konusu; 'Daha Az Karbondioksit İçin Alışkanlıklarımızı Değiştirelim' .
Günün kutlanmasından amaç;
Küresel ısınma ve bunun nasıl önlenebileceği konusuna, ülkelerin ve halkların dikkatini çekerek; karbon ekonomisi ve alışkanlıklarımızın değiştirilmesini, enerji kullanımında daha tasarruflu hareket edilmesini, alternatif ve doğa dostu yenilenebilen enerji kaynaklarına yönelmeyi sağlamak, ormanların korunmasının önemine dikkati çekmek ve doğa dostu tüketim alışkanlığının benimsenmesine katkıda bulunmaktır.
Kuşkusuz dünya çapında küresel ısınma ve buna bağlı ortaya çıkan sorunlarla baş edebilmek için, öncelikle; tüm ülke ve halkların daha güvenli, daha adil ve daha gönençli bir kalkınma anlayışını benimsemeleri ve bu yönde işbirliği yapmaları sağlanmalı.
Yeryüzündeki tüm insanları tehdit etmekte olan küresel ısınma felaketinin durdurulması ve geriletilmesi için, karbon dioksit ekonomisi ileriye götürülmeli. Bu yolda ilerleyebilmemiz halinde, insanlık daha kısa zaman içerisinde yeşil ve temiz enerjiye kavuşacak, yeni iş fırsatları yaratılacak, şehirlerde ve evlerdeki kirlilik azaltılacaktır.
KKTC olarak küresel ısınmaya sebep olan değil, fakat bundan en çok zarar görecek ülkeler arasındayız. Bu nedenle küçük bir ülke olarak, küresel ısınmanın durdurulması ve ters yöne çevrilmesinde etkin bir gücümüz yoktur. Ancak, halen yetersiz düzeyde bulunan orman alanımızı yeterli düzeye çıkararak, ülkemizde küresel ısınmanın etkilerini azaltmamız mümkündür. Bilimsel kriterlere göre orman varlığımızın yeterli düzeye çıkarılabilmesi için, halen mevcut olan 66.000 hektarlık alanın en az 100.000 hektara yükseltilmesi gerekiyor.
Bu gerçeği dikkate alarak, Daha İyi Bir Gelecek İçin 34.000 Hektar Daha Ağaçlandırma sloganı ile ülkemizde derhal bir yeşillendirme kampanyası başlatılmalı.
Yeryüzündeki küresel ısınmanın , %20 oranında ormanların yok edilmesinden kaynaklandığı kabul edildiğine göre; ülkemizde süratli ve yoğun ağaçlandırma uygulamaları ile bu felaketin etkilerinin azaltılması mümkün olabilecektir. Zaten yüzyılın en önemli tehdidi kabul edilen; küresel ısınma ve buna bağlı iklim değişikliği, kuraklık, erozyon, çölleşme, biyo çeşitlilik kaybı, susuzluk, kirlilik gibi sorunların çözümünde ağaçların paha biçilmez değeri olduğu biliniyor. Nitekim 2007 yılında BM'in öncülüğünde 'Dünyamıza Bir Milyar Ağaç Kampanyası' ile yoğun bir ağaçlandırma kampanyası gerçekleştirilmiştir.
KKTC'de ise hala daha bitki örtüsünün yaşamsal önemi yeterince anlaşılmadığı için, sürekli ormanlara el atılma alışkanlığından vazgeçilmiyor. Son zamanlarda orman arazilerinin, konut, turizm veya benzeri amaçlarla hali arazilerle takasına olanak verecek yasa tasarısı hazırlanması, bu hatalı zihniyetin son örneğidir. Ancak ormansız bir ülkede, hiç bir ekonomik faaliyetin sağlıklı bir şekilde yürütülemeyeceği ve böyle koşullarda insanların yaşam kalitesinin de düşük olduğu göz ardı edilmemeli.
Kuşkusuz, tüm sorunlarda olduğu gibi küresel ısınma sorununa karşı mücadelede de, istenen hedefe ulaşabilmek için, çeşitli etkinliklerle politik dikkatin ve hareketin cesaretlendirilmesi kaçınılmazdır. İşte bu günün kutlanması ve etkinliklerden de beklenen; hükümetin konunun ciddiyet ve önemini kabul etmesini ve böylece gereken adımların atılmasını sağlamaktır.
Ancak, Lefkoşa'daki parkların elektrik sorununa bile çare bulunmaması ve buradaki bitkilerin yok olmasına göz yumulması, ülkemizde çevre sorunlarının hala daha önemsenmediğini gösteriyor.
|