Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Üvey baba zulmü
Cinayet zanlısı intihara teşebbüs etti
Soyer: Umutluyuz / Ertuğruloğlu: Çözüm olmaz
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Hande Yener plakçısı Erol Köse ile yollarını ayırdı
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Romeo ve Anna Kiss çifteleyecek
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
"Mete Adanır Stadı, Girne takımlarını kurtaracak"
" Sivas 93" sahnelendi
Bolt şans tanımadı
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
Yenikent basketbol ile coştu
Play-offlarda haftanın programı
Maçlar farklı geçiyor

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Taş ocakları sorunu

Dr. Orhan Aydeniz

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   15 Temmuz 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ülkemizin biricik dağı olan Beşparmakların her geçen gün biraz daha oyulması, herkesi üzen ciddi bir sorundur.Geçen hafta konunun gazetemizde gündeme taşınmasından sonra, ortaya konulan tepkiler, halkımızın gösterdiği büyük duyarlılığı gösteriyor.

Kuşkusuz, ülkemizin gereksinimi olan; kumun, çakılın, alçının çıkarılmasına kimse karşı değildir. Ancak bu malzemeleri üretirken; ormana, çevreye, doğaya, tarımsal alanlara ve yerleşim alanlarına zarar verilmemesine özen gösterilmeli.

Yoksa bir yandan kum, çakıl, alçı elde edilirken, öte yandan biricik dağımızın oyulup yok edilmesi ve burada bulunan doğal zenginliklerimizin tahrip edilmesi kabul edilemeyecek bir uygulamadır.

Aslında işin başında izinler verilirken biraz daha dikkatli davranılsaydı, doğaya zarar verilmeden de malzeme ihtiyacının karşılanması mümkün olabilecekti. İzin verilirken, taş ocakları işletmeciliğinde, patlatmalar sonucunda çıkacak olan tozun, sarsıntıların ve gürültünün bitkileri, insanları yaban hayatı ve yeraltı sularını olumsuz yönde etkileyeceği dikkate alınmalıydı.

Ayrıca, taş ocakları izinlerinin Beşparmak dağı üzerinde doğudan batıya verilmesi ve zararın boydan boya dağın bütün kesimlerine yayılması da talihsiz bir uygulama olmuştur. Çünkü orman varlığımız ve yaban hayatın hemen hemen tümüne yakın kısmı Beşparmak dağında bulunduğuna göre, doğal zenginliklerimizin büyük bir kısmının zarar görmesine sebep olunmuştur.

Oysa, taş ocağı izinleri, ana Beşparmak dağı yerine, tali tepeler üzerine verilmiş olsaydı, bu günkü felaketle boğuşmak zorunda olmayacaktık.

Şimdiki durumunda sorunun çözümlenmesi mümkün olmakla beraber biraz masraflı görünüyor. Çünkü yeni gidilecek işletme yerlerinde yeniden alt yapı hazırlanması gerekecektir. Ancak taş ocaklarının şimdi bulundukları yerlerde faaliyetlerini sürdürmeleri de, biricik dağımızın, ormanlarımızın, doğal zenginliklerimizin ve yeraltı su kaynaklarımızın tahribatına sebep olacağı için sürdürülebilir bir seçenek olarak kabul edilemez.

Çünkü, taş ocaklarının şimdiki kapasitede çalışmaları durumunda, bulundukları yerlerde onlarca yıl sonra, sayıları kadar yani 18 yapay boğaz oluşacaktır. Dağın üzerinde boğaz oluşması ise diğer zararlar yanında, büyük bir olasılıkla kuzey sahil şeridinin ikliminin de olumsuz yönde değişmesine sebep olabilecektir.

Bu gün Beşparmaklarda faaliyet gösteren tüm taş ocaklarına çalıştırma izinlerinin şimdiki iktidar tarafından verilmediği biliniyor. Ancak, tahribatın boyutları yaşanan dönemde açıkça anlaşıldığına göre, sorunun iş başında olan şimdiki hükümet tarafından çözümlenmesi beklenirdi. Özellikle, yakın geçmişte düzenlenen Taş Ocakları Çalıştayı'nda çözüm yollarının belirlenmesine karşın, her nedense gerekenlerin yapılmaması hayal kırıklığına sebep olmuştur.

Hele politik iktidarın Beşparmaklardaki büyük felaketin gündemde olduğu bir dönemde, buradaki sorunun çözümü için radikal önlem alması beklenirken, İpsaro tepesinde 8 yeni alçı ocağı açılmasını önlememesi, bu güne kadar ortaya çıkan durumun ciddiyetini de önemsemediğini gösteriyor.

Gerçi son zamanlarda malzemenin alınmasında ayna olarak tanımlanan dağın yamacının dikine oyulması yerine, basamak yöntemine geçilmesi ve kırma esnasında su püskürtülerek toz çıkmasının önlenmesi gibi bazı sınırlı iyileştirici önlemler alınmıştır. Ancak patlama esnasında çıkan toz ve gürültünün zararlı etkileri dolayısıyla, doğa tahribatı devam ediyor. Ayrıca tozlu koşullarda bitkiler gelişemediğine göre, terasların ağaçlandırılarak çirkinliğin örtülmesi de mümkün olmuyor.

Mevcut koşullarda, felaketin önlenmesi için taş ocaklarının zararsız alanlara nakledilmesi tek seçenek olarak görülüyor. Taş ocakları işletmecileri devletin belirlediği şekilde faaliyet gösterdiğine göre, ortaya çıkan tahribattan sorumlu tutulamazlar. Bu nedenle sorunun çözümü için taş ocaklarının başka yerlere taşınmasında, devletin işletmelere olanaklar çerçevesinde yardımcı olması da düşünülmeli.

   492 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
03 Eylül 2008, Çarşamba   Dünya Barış Günü
23 Ağustos 2008, Cumartesi   Ülkemizin asayiş sorunu
12 Ağustos 2008, Salı   Tarımsal Üretim Planlaması
05 Ağustos 2008, Salı   Ülkemizde değişen koşullara göre yeni bitki türleri yetiştirilmeli
29 Temmuz 2008, Salı   Denizlerimizdeki Kirlilik
24 Temmuz 2008, Perşembe   Su Kıtlığı Üzerine
22 Temmuz 2008, Salı   Taş Ocakları Hakkında Görüşler
08 Temmuz 2008, Salı   Teferruat!
01 Temmuz 2008, Salı   Kuraklık felaketi ve çözüm yolları
24 Haziran 2008, Salı   İpsaro konusunda göz ardı edilmemesi gereken önemli bir nokta



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS TV VE YENİ DÖNEM

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

"Bir plastik sandalyeyi bile çok gördü...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Hükümete bir anımsatma: Petrol fiyatları t...

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital