|
Yazmakta olduğumuz yazılar, nasıl bir ülkede yaşamakta olduğumuza ışık tutmakta çoğu zaman...
Huzurlu ve hukuksal bir düzeni kurabilsek, karşılıklı saygıyı her alanda kurumsallaştırabilsek, bitip tükenmeyen şu sağırlar diyaloglarına bir son verebilsek ve uzlaşma zeminlerini oluşturabilsek, şu güzel ülkeyi cennete çevirebileceğiz...
Ama nerede o basiret!..
Minik bir ülkede bir avuç insanız ama bitip tükenmeyen meselelerimiz başımızdan aşkın... Herkes birbirine çelme atmaya, herkes bir diğerine zorluklar ve sorunlar çıkarmaya, parasal ve siyasal gücü olanlar kendi özel dükalıklarını kurmaya programlanmış gibi...
Tüm bu ülkesel zaaflar karşısında devlet otoritesi de çoğu zaman kalbura dönmekte...
Devletin saygınlığı ve güvenirliliği erozyona uğramakta biteviye...
* * *
Lefkoşa halkı adına belediyenin sorumluluğunda olan Kumsal Parkı'nın içindeki 20 yıllık güzelim çam ağacının gece karanlığında katledilmesinin altından bakın neler çıkıyor...
Geçen pazartesi bu köşede yayımlanan yazım üzerine, Belediye Başkanı Cemal Bulutoğluları aynı gün saat 12.00'de parkta bir basın toplantısı düzenledi... Bulutoğluları "O çamı belediye kesmedi. Belediye'nin bilgisi dışında Orman Dairesi'nin adamları kesti. Bu konuda açıklamasını almak üzere aradığım Orman Dairesi Müdürü de telefonlarıma çıkmıyor."
Şimdi bir dizi soru var yanıtlandırılması gereken:
Senin Orman Dairesi olarak ne yetkin var Belediye'nin sorumluluk alanında olan parka girerek ağaç kesmeye?..
Orman Dairesi'nin görevi ağaç katliamına girişmek mi, yoksa bu çorak ülkenin ağaç popülasyonunu artırmak mı?..
Katliamın bir villa sahibinin yaptığı başvuru üzerine gerçekleştirildiği iddiası doğruysa; Orman Dairesi Hükümet tarafından mı yönetiliyor, yoksa kendini hükümet yerine koyan para babaları tarafından mı?..
Belediye'nin sorumluluğundaki parkta pervasızca ağaç kesen Orman Dairesi'nin işgüzarları, kendi sorumlulukları altında bulunan gözden uzak ormanlarda neler yapıyorlar acaba?
Bulutoğluları "Elektriklerin kesilmesinden bu yana yapılanlar bana karşı bir siyasi komplodur" diyecek duruma getirilmişse, bu savında haksız mı?...
* * *
Sonu gelmeyen ve ülkemizi çoraklaştırmakta olan ağaç katliamlarını durdurabilmek için bu son skandal bir fırsat olarak değerlendirilmeli...
Biyologlar Derneği yaptığı açıklamada, bu tür ağaç katliamlarına yasalarımızın hem para ve hem de hapislik cezası öngördüğünü duyurdu ve bu olayı sonuna dek takip edeceğinin altını çizdi... Aynı açıklama Kıbrıs Erozyonla Mücadele Vakfı ve Kumsal Parkı'nı Koruma ve Yaşatma Derneği tarafından da yapıldı...
Erozyonla Mücadele Derneği Başkanı Dr. Orhan Aydeniz'in bu konuda yüreği yanık... Hükümetten yana ciddi sitemleri var. Son gelişmeler üzerine gönderdiği mailde sitemlerini şöyle dile getirdi:
"Bugüne kadar ağaç katliamları konusunda bizim Başbakanlığa yazdığımız hiçbir yazıya maalesef cevap verilmedi. Mail ile mesaj gönderme kampanyası düzenledik, yine hiçbir yanıt verilmedi..."
Yasaları uygulamakla yükümlü hükümete, yükümlülükleri en yüksek kattan anımsatılmak isteniyor ama, uyarılar vız gelip tırıs gidiyor... Kime güvenmeli ve kime sığınmalı mağdurlar?..
* * *
Bu arada okurlarıma acı bir haber daha vermeliyim ki, acımasız kıyım çam ağacıyla noktalanmadı... Kumsal Parkı'na 20 yıl önce simetrik biçimde karşılıklı dikilmiş iki gösterişli kaktüsünden biri de kökünden kesildi. Bir buçuk insan boyundaki ve dört insanın kucaklayamayacağı genişlikteki bu kaktüslere, merhum Özker Özgür'ün evinin arkasında olduğu için bölgede "Özker Hoca'nın kaktüsleri" denirdi... Yıllar önce dikilmelerine bizzat Özker Özgür'ün nezaret ettiği bu kaktüsler, orada adeta merhum düşünür ve politikacımızın anıtsal anıları haline gelmişti...
Basın toplantısının yapıldığı gün, belediyenin bir yetkilisi kaktüsü budama emri verdiklerini ama işçilerin yanlış algılayarak kökünden kestiklerini itiraf etti... Budama gerekçesi olarak da üzerindeki dikenlerin çocuklara zarar verebileceğini gösterdi..
Orada kim varsa itiraz etti. Osman Ertuğ dostum "Eğer öyle bir sakıncası varsa o kaktüsler telleme içine alınarak çocukların yaklaşması önlenmiş olur" dedi.
Doğru söze ne denir?..
Aslında birer botanik bahçesi olan parkların her bitki türü ve ağacı ayrı bir zenginlik ve renktir. Onları özellikleri içinde yaşatmak gerekir... O tür kaktüsleri kovboy ve Meksika filmlerinde görebilen okul çocuklarına öğretmenlerinin kaç kez önlerinde biyoloji dersi verdiklerine tanık oldum...
Lefkoşa Türk Belediyesi'nin Parklar Sorumlusu Ferdiye Sav, öteki kaktüsün gerektiği biçimde özenle korunacağına ve kesilenin yerine en kısa sürede bir yenisinin dikileceğine dair güvence verdi. Verilen güvencenin de takipçisi olacağız...
|