Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Üvey baba zulmü
Cinayet zanlısı intihara teşebbüs etti
Soyer: Umutluyuz / Ertuğruloğlu: Çözüm olmaz
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Hande Yener plakçısı Erol Köse ile yollarını ayırdı
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Romeo ve Anna Kiss çifteleyecek
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
Bolt şans tanımadı
"Mete Adanır Stadı, Girne takımlarını kurtaracak"
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
" Sivas 93" sahnelendi
Yenikent basketbol ile coştu
Play-offlarda haftanın programı
Maçlar farklı geçiyor

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

"BU ADAYA 'YEŞİLADA' DİYENLER RENK KÖRÜDÜR..."

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   23 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ağaç, dahası orman katliamlarının ve yeşili acımasızca yok etmenin gemi azıya aldığı ve de çevre edebiyatı söz konusu olduğunda mangalda kül bırakmadıkları halde çevre kıyımlarında nemelazımcılık sergileyen yetkililerin eleştirilere hedef olduğu bugünlerde, sohbetlerine doyum olmayan sevgili dost Erdal Andız başından geçen bir olayı anlattı bana...

Andız, merhum Sabri Tahir'e ait Lefkoşa'daki Orient Otel'in zemin katındaki yuvarlak restoranı çalıştırmaktadır 80'li yıllarda... O günlerde "Andız'ın Yeri" olarak ünlenen ve biz gazeteciler dahil ülkenin tüm popüler isimlerinin devam ettiği bu restoranı Sabri Tahir geri almak ister... Ekmek teknesini terk etmek o kadar kolay mı?... Andız, Sabri Tahir'in bu isteğine direnir...

Ondan sonra başına gelenleri bakın nasıl anlatıyor bizimki:

"Boşaltmıyorsun ha Sabri Tahir'in binasını!.. Bak başına neler gelir senin!.. Bir sabah polisler iş yerimi basar... 'Ne oluyoruz?' demeye kalmadan, bahçedeki ağaçlardan birini sökmekle suçlanırım... Bakıyorum, gerçekten bahçedeki ağaçlardan biri boylu boyunca yerde yatmakta. Polis bana dava okur... İki adamım, 'ağacı söken kişiler' oldukları iddiasıyla tutuklanır. Sökülen ağaç da 'emare' diye alınıp götürülür. Ağır para ve hapislik cezası söz konusudur. Ağaca kıymaya asla hoşgörü göstermeyen yasalar var. Hukukçular bana bunu açıklar. Sabri Tahir olayı şantaj vesilesi yapar. Eğer binasını boşaltmazsam davasını ileri götürecek ve bizi süründürecek. Benim o restorana kilidi vurmak zorunda bırakılmamın öyküsü işte başıma yıkılan ağaç kıyımıdır..."

* * *

Ağaçlara kıymanın aslında ağır bir suç olduğu, Sabri Tahir'li anekdottan çıkarılması gereken derstir...

Ülkemizde ağaç kıyımının ağır cezayı gerektirdiği son günlerde bir kez daha Orman Mühendisleri Odası, Biyologlar Derneği ve Erozyonla Mücadele Vakfı gibi çevreci örgütlerimiz tarafından kamuoyumuz önünde vurgulandı.

Ama sorarım buradan: Bugüne dek ülkenin ağaçlarına acımasızca kıyanlardan kaç kişi yargı önüne çıkartılarak hak ettikleri cezaya çarptırıldı?...

Ağaç kıyıcılarına karşı bu vurdumduymazlık ve hoşgörü sürdürüldükçe de, ülkemizin ağaçlarına, ormanlarına ve yeşiline karşı yürütülen kıyım da, tam bir pervasızlığa dönüşmektedir... Çevreye ve doğal zenginliklerimize dileyen herkes dilediğini yapmakta ve yaptığı da yanına kar kalmaktadır...

Dağlardaki, kırsallardaki ve sokaklardaki ağaçların yok edilmesi yetmedi... En sonunda bu acımasız kıyım; halkın, çocuklarımızın ve geleceğin parklarına kadar girdi.

Halkımızı hop oturtup hop kaldırtan Kumsal Parkı'ndaki o ağaç kıyımının sorumluları için yasal işlem başlatılacağı, hem Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Cemal Bulutoğluları ve hem de Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Mustafa Gökmen tarafından açıklandı.

Tepkileri yatıştırmak için miydi bu açıklamalar?

Yasal işlemlere konu olanlar kimlerdir ve bunlar hakkında dava açıldı mı?

Bulutoğluları ile Gökmen neden halka bu konuda bilgi vermiyorlar?..

Parkta kıyım yapanlar, o ağaçların altında sevişen gençler mi, yoksa oynayan çocuklar mı?... Yoksa "ceremesini öder ve ağaçları da keserim" diyen bir para babası mı?..

"Ceremesini öderim" diyene ödetilsin öyleyse bu cereme... Her kim olursa olsun..

Gerçekten hukuk devletiysek eğer, beklenen budur...

* * *

O gün Sabri Tahir'e dair anekdotunu anlattıktan sonra bir şey daha söyledi bana sevgili Erdal Andız... "Bu adaya 'Yeşilada' diyenler renk körüdür..."

Gerçekten de öyle... Eski tarihlerde baştan başa ormanlar ve yeşilliklerle kaplı olduğu bilinen bu adanın artık yeşilliği mi bırakıldı?... Ülkemiz yeşil yoksulu bir beleye dönüştürüldü.

Yeşili azaltmak ve yok etmek için yıllardır elden gelen her şey yapılıyor.

Orman Mühendisleri Odası, bıçağın kemiğe dayandığı bu aşamada yayımladığı son bildirisinde, bugünün hükümetine de ağır suçlamalar yöneltti...

Oda Başkanı İlkay İlseven, ülkede binlerce dönüm hali ve hazine arazisi olduğunu, bu arazilerin ağaçlandırılması halinde ülkenin orman alanının yüzde 30'lara çıkacağını belirtti, ancak ülkede bunu gerçekleştirecek iradenin olmadığını söyledi... İlseven, hükümetin bu iradeyi göstermek yerine, ormanlık ve makilik alanların elden çıkarılmasını sağlayan kararlar ürettiğinin altını çizdi...

Geçen hafta sonunda Girne'den Lefkoşa'ya dönerken dağ yolunu yeğledim. Değirmenlik köyüne yaklaştığımda taş ocaklarının dağları ne hale getirdiğini dehşetle gördüm. Bu ocaklar dağlarımızı öğütüp yok etmekle kalmıyor ama... Binlerce dönümlük arazideki tarımı ve ağaçları da toz bulutları altında yok ediyor. Yoğun toz bulutları, direnmeye çalışan tek tük cılız ağacın rengini de değiştirdi. Toprak rengindeki süklüm-püklüm çamcıklar ve zeytin ağaççıkları, insanın yüreğini burkuyor...

Gelecek nesiller bizi hiç, ama hiç iyi anmayacaklar!...

   604 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Eylül 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
05 Eylül 2008, Cuma   Trodos: Dünü ve bugünü...
04 Eylül 2008, Perşembe   Cumhurbaşkanımıza açık mektup...
03 Eylül 2008, Çarşamba   Dinamit gibi bir mektup...
02 Eylül 2008, Salı   Gizemli olayların çekiciliği...
01 Eylül 2008, Pazartesi   ÇOK AYIP!..
31 Ağustos 2008, Pazar   Arasta'dan geçmeyen, Lefkoşa'dan geçmiş sayılmaz...
30 Ağustos 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
29 Ağustos 2008, Cuma   OKUYUCUDAN: PİLE VE ACI GERÇEKLER...
28 Ağustos 2008, Perşembe   Konuşmayan şarkılar...(*)



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS TV VE YENİ DÖNEM

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

"Bir plastik sandalyeyi bile çok gördü...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Hükümete bir anımsatma: Petrol fiyatları t...

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital