Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
"Alo seks" tuzağı
Doğanın muhteşem gücü
Kırmızı ışıkta geçti, dehşet saçtı
3G'ye uyumlu telefonlara rağbet arttı
Virajı alamadı 14 metreden dereye yuvarlandı
Cinayete ret, diğerlerine kabul
Sarayda Kıbrıs zirvesi
Türk tarafından Rum yönetimine uyarı
Komedi Tiyatrosu, "Recep'in Angonisi Recep" oyunu perdelerini açıyor
Zeytinlik köy meydanındaki Sergi Çadırı'na büyük ilgi

YORUMLANANLAR
3G'ye uyumlu telefonlara rağbet arttı [1]
"Alo seks" tuzağı [2]
Doğanın muhteşem gücü [1]
"Av açılmasın" sözleri talihsizlik [1]
KTÖS: Talat, taksimi değil, Kıbrıslı Türklerin menfaatlerini savunmalı [1]
Türk tarafından Rum yönetimine uyarı [1]
Kırmızı ışıkta geçti, dehşet saçtı [1]
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı [26]
Tatbikatlar iptal [2]
Hristofyas: Taksim ya da iki devletin varlığı mantığıyla uzlaşamayız [1]



Sağlıklı bir görünüm değil bu...

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   9 Haziran 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ülkemizde artık sıra dışı ve olağanın ötesinde öylesine çok işler olmaktadır ki, uygar bir ülkede cereyan etse yeri yerinden oynatacak nice olay kılımızı bile kıpırdatmaz oldu.. Dehşet verici bir kanıksama modundayız. Olağan dışılıkları olağan karşılayan bir ruh halindeyiz... Üzerine ölü toprağı atılmış topluluklar var ya... İşte en sonunda o tür topluluklardan birine dönüştüğümüzü düşünürüm çoğu zaman...

5 Haziran Dünya Çevre Günü'nde ülkemizi darmadağın etmekte olan çevre felaketleri tam bir çokseslilikle çeşitli kişi ve kurumca ayrıntılarıyla vurgulandı. Gazetelerimizde yığınla yazı yazıldı. Ve orada kaldı tüm vurgulananlar. Değişken gündemimizin başka konularıyla yoğrulmaya başladık yine.

Tüketmekte olduğumuz çevre kaderiyle baş başa!..

Üzerine vurgu yapılan çevre sorunlarının çözümü için nasıl bir planlama ve programlama eylemine girilecek?.. Bu konuda hiçbir belirti ve umut ışığı yok. Allah kerim gelecek Dünya Çevre Günü'ne... O gün yine dosyamızdaki çevre meseleleri masa üstüne çıkartılır. Yine basmakalıp söylemler ve söylevler geçilir... Ve katlanarak büyümekte olan çevre sorunlarımız geleceğimize yönelik tehditlerini büyülterek varlığını sürdürür...

* * *

5 Haziran'da çevre sorunlarımız üzerinde Cumhuriyet Meclisi'nde yapılan konuşmaların bir bölümü var ki, bu bağlamdaki sıra dışılıklarımıza ilginç bir örnek oluşturmaktadır.

Lefkoşa milletvekili Mustafa Akıncı kürsüde... Sözü başkentin Kumsal Parkı'na getiriyor. Kentin ortasında bir vaha görünümünde olan bu parkın çölleşmeyi yaşamaya başladığını vurgulayarak, yetkilileri önlem alması için göreve çağırıyor...

Göreve çağrılan en önemli yetkili kim?.. Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Mustafa Gökmen... Ve Sayın Bakan, büyük bir özgüven ve rahatlık içinde kürsüye çıkıp yanıtını veriyor: "Kumsal Parkı'nın durumu o kadar da ciddi değil!.. Burada her şey normal!.."

Gökmen, Çevre Bakanı olarak başkentin hangi parkında inceleme yaptı ki böylesine kendinden emin konuşabiliyor?

Aslında Mustafa Akıncı'dan beklenen de, başkentin tüm parklarına değinmesiydi. Çünkü çölleşme sürecinde olan bir tek Kumsal Parkı değil. Belediye ve hükümet uyuşmazlığı nedeniyle Lefkoşa'nın elektriksiz ve susuz bırakılan tüm parkları yok olmak üzere... Anlaşılan o ki, başkentin eski belediye başkanlarından Mustafa Akıncı, yaratıcısı olduğu Kumsal Parkı'na özel duyarlılık gösterdiğinden, eleştirilerini sadece bu parkla sınırlı tutmuş...

Gökmen'in eleştiriye verdiği o umursamaz yanıt ise asla temsil ettiği makamla bağdaşmayacak biçimde yüzeysel ve gerçek dışıydı. Hatta fiyaskoydu!...

Gökmen'in umursamaz konuşmasını televizyonda izlerken sevgili Aysu Basri Akter'in birkaç gün önce onun hakkında yazdıkları bir kez daha beynimde çınladı.

Aysu, Gökmen'in bakanlığa atanış tarzı konusunda yorumunu yaparken "Amaç politikadır ve çevre politikaya terk edilmiştir" demişti. Bu yargısını dayandırdığı açıklama ise altı çizilmesi gereken olağan dışılıklarımızdan birini daha vurguluyor:

"...İlk defa çevre için bir bakanlık ayrıldığına sevinirken, hükümetteki ÖRP çıkıp 'parti içi dengeler adına' çevre bakanını değiştirebildiğini açıklayabilir. Çevresel sorunlar adına aciz kaldığı için değil, sırada bakanlık bekleyenler olduğu için nöbetleşe oluşturulan bir bayrak yarışı sanki bu!.."

* * *

Su sorunumuz karşısında halka "kana kana su içmeyiniz" önerisinde bulunabilen Bakan Gökmen, şimdi de "parklar elektriksiz kalsa ve sulanmasa da olur" gibi bir düşüncenin seslendiricisi...

Çevre sorunlarımızın çözümü konusunda gelin de umutsuzluğa kapılmayın!..

Oysa acı manzaramız şu ve Çevre'den sorumlu bakan bunu nasıl algılayamıyor?

Başkent Lefkoşa'nın parkları 148 günden beridir elektriksiz ve susuz. Belediye buralara tankerlerle bile su taşıyabilmekten aciz!.. Kumsal Parkı'nı Koruma ve Geliştirme Derneği 9 Mayıs'ta bir açıklama yayımlayarak gerek bu parkın ve gerekse diğer parkların Lefkoşa'nın son yeşillikleri olduğunu ve tümden kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını duyurmuştu... Aynı tarihte Biyologlar Derneği ve KEMA Vakfı tarafından yayımlanan basın bildirilerinde ise, Kumsal Parkı'nda kuruyan ağaçların ve fidanların çetelesi kamuoyumuza sunuldu. O açıklamaların üzerinden tam bir ay geçti... Parklar için ilgililer kıllarını bile kıpırdatmadı... Fecaat daha üzücü boyutlar kazandı... Bunaltıcı bir beton ormanına dönüşen trafik anarşisin pençesindeki Lefkoşa, ciğerlerini ya da vahalarını yitirmek üzere...

Ama Çevre'den sorumlu Bakan, Dünya Çevre Günü'nde Meclis kürsüsünde o bomboş güvencesini veriyor: "Ciddi bir durum yok... Her şey normal..."

Gökmen'in bulunduğu hükümetin sayın Başkanı da bir süre önce "Daha çok yürüyeceksin o elektriksiz parkta..." dememiş miydi?..

Yazımın başında da vurguladığım gibi, olağan dışılıkları olağan karşılayan bir ruh halinin pençesindeyiz. Sağlıklı bir görünüm değildir bu!...

   411 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
15 Ekim 2008, Çarşamba   "MUSTAFA" GELİYOR... SELANİK'TEN ÇANKAYA'YA...
14 Ekim 2008, Salı   KADINSIZ SİYASET... (2)
13 Ekim 2008, Pazartesi   KADINSIZ SİYASET...(1)
12 Ekim 2008, Pazar   KÜRESEL KRİZ GELİP ÇATTI... ÇIKIŞ YOLLARI NE OLMALI?..
11 Ekim 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
10 Ekim 2008, Cuma   Yine ava ve avcılığa dair...
09 Ekim 2008, Perşembe   ŞİMDİ SİNEMA MEVSİMİ...
08 Ekim 2008, Çarşamba   GÜNCEL NOTLAR...
07 Ekim 2008, Salı   Ülkemizdeki yabancıların sorunları...
06 Ekim 2008, Pazartesi   DEVEKUŞU KÜLTÜRÜ...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3696 1.3793
1 STERLİN 2.4034 2.4213
1 EURO 1.8766 1.8898



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÖZGÜRLEŞTİREN

Ali Baturay

NE İŞ, BU İŞ?

Hasan Hastürer

Suça, posta kutusu yaratmak...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Yağlı teşhisi koyarken...

Ahmet Tolgay

"MUSTAFA" GELİYOR... SELANİK'T...

Bilbay Eminoğlu

"SCADA" ıskaladı!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Kurultay öncesi senaryolar

Dilek ÇETEREİSİ

Sigaralar bu kez bahçede yandı

Aysu Basri

1,2,3,4,5.....100 km ve GAZLAAAAAAA!!!!!!!

Emin AKKOR

Av tartışmasının tahammülsüzlüğü

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Dünyayı sarsan yedi gün

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Kâvânin (Yasama) Meclisi





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital