|
Bir bira 5 euro.
Bir pide kebap 15 euro.
Tuvalet 2 euro.
Park yeri 4 euro.
Boyaları dökülen pislik içinde binalar, çalışma izinleri ve sağlık karneleri kuşkulu pejmürde giyimli garsonlar, arabesk müziğin kulakları tırmalayan bağırtısı da işin cabası.
Ve surlariçi bölgesinin gözbebeği Büyük Han'ın erkenden kapılarına vurulan kilit.
Tüm bunlara rağmen esnaf umutlu.
Yeni dükkanların açılması için kollar sıvanmış. Konuştuklarımızın tümü yukarıda sıralananlardan şikayet ediyorlar, "yetkililer derhal ve sert biçimde önlem almalıdır" diyorlar ama yüzler gülüyor.
İşleri inanılmaz bir patlama yaşıyormuş.
Kimse bu denli beklemiyormuş.
"Çarşı'da Lokmacı bereketi" sözü yaşananları gayet güzel özetliyormuş.
Endişeleri "korkutup kaçırmak"tan kaynaklanıyor.
Sevgili Necdet Ergün "bölge teşvik kapsamına alınmalı, kişilere değil bölgeye teşvik verilmeli, cafe-restoran-eğlence konsepti bölge için en uygunu" diyor.
Saat 10:30'u gösteriyor. Bizim taraftan işlemleri yaptırıp Ledra caddesine geçmeye hazırlanıyoruz. Sabahın erken saati olmasına karşın geçiş kulübelerinin önü ana-baba günü. Bir süre izliyoruz. Çoğunluğu turist. Kısa kollu gömleklerini ve şortlarını giymişler, boyunlarında fotoğraf makineleri veya kameralar büyük bir heyecan ve merakla Arasta'yı keşfe hazırlanıyorlar.
Günlük 6 bin kişi geçiyor barikattan.
Bu rakam can çekişen Arasta için büyük rakam.
Umarım bu rakamlar altında can vermez Arasta.
Gelen talebi karşılar, gerekli hizmeti verir ve kara talihini bir daha geri dönmeyecek şekilde geride bırakır.
***
KIBRIS gazetesi olarak Arasta'da başlayan ve Eleftheriya meydanında sonuçlanan bir yolculuğa çıktık dün.
Gazete yöneticileri, köşe yazarları ve muhabirler toplam 17 kişiydik.
Bizim tarafın pozisyonunu biliyorduk da Ledra esnafı ne durumda onu merak ediyorduk esas.
Geçtiğimiz yıl böyle zamanda yürümüştük Ledra'da. O meşhur duvara dayanmış ve şimdi Arasta'da turlayan binlerce turistin duvarın üzerinde bizim tarafa bakışını izlemiştik.
"Duvarlar yıkılmalıdır" görüşümüz o gün daha da pekişmişti.
Rum esnaf "Türk askeri çekilmeden olmaz" diyordu.
Yabancı değildi bize bu görüşler, çünkü aynısını o zamanki başkan Papadopulos da tekrarlıyordu.
Dün, Arasta'da olduğu gibi Ledra caddesinde de "yüzleri gülen esnaf" gördük.
Nerdeyse tümü barikatın açılmasını olumlu karşılıyordu.
Kendi müşterileri de artmış. Üstelik barikattan geçmek için gelen Rumlardan oluşan yeni bir müşteri potansiyeli ortaya çıkmış.
İsmail Kemal, bu yumuşak söylemin yeni yönetimle alakalı olduğunu belirtiyor.
İki liderin bir araya gelmesi, barikatın açılması, komitelerin kurulması bizim tarafta olduğu gibi Rum tarafında da ihtiyatlı bir iyimserlik yaratmış.
Bu nedenle bir yıl öncesine kıyasla karşılaştığımız söylem farklılaşmış.
***
Ledra caddesine açılan yan sokakta, yaşlı Rumların oturduğu kahveye yine gittik. Ayni ilgi ve misafirperverlik ile karşılaştık. Yaşlıları bu kez daha umutlu gördük.
Aslen Şillura (Yılmazköy) köyünden olan Rum yaşlı olan-biteni güzel özetliyor. İki lider için: "Fazla sorunlu olmayan konularda anlaşıyorlar. İyi bir başlangıç yaptılar. Ama zor konular henüz gündeme gelmedi" diyor ve ekliyor: "Tabulardan kurtulurlarsa ve Kıbrıs için çalışırlarsa her şey olur."
Günün özeti olarak kaydediyoruz bu sözleri.
Ve vakit öğleden sonrayı gösterirken ihtiyatlı bir iyimserlikle Kuzey'e dönüyoruz.
Barikattaki kuyruk daha da uzamış.
Herkes Kuzey'e doğru gidiyor...
|