|
Bir nostaljiden yola çıktım, kendimi yeni neslin yaylım ateşi altında buldum.
ÜTK ve KÖGEF ile ilgili çıkan 2 yazıdan sonra Kıbrıslı Gençlik Platformu (KGP) üyeleri oldukça incinmişler ve galiba biraz da öfkelenmişler.
Çok sayıda mail göndererek tepkilerini dile getirmişler.
Son derece medeni bir dille yazılan maillere tek tek yanıt vermek istedim. Ama o kadar çoktular ki bu köşeye taşımak zorunda kaldım.
Gönderilen maillerin ortak ana fikri olduğu için içinden 2 tanesini temsilen yayınlıyorum:
***
Sayın Başaran Düzgün,
6 Nisan 2008 tarihinde yazmış olduğunuz "Yeniden ÜTK ve KÖGEF" adlı yazınızı okuduğumda Kıbrıslı Gençlik Platformu üyesi olarak çok üzüldüm. Bir KÖGEF ve ÜTK hayranı olarak şimdilerde kamuoyunu tetikleyecek herhangi bir 'bağımsız' gençlik örgütünün olmadığından bahsetmeniz beni biraz da düşüncelere itti. 2001 yılından beri faaliyet gösteren KGP yurtdışında okuyan yüksek öğrenim gençliğini bağımsız bir şekilde temsil etmektedir. Bunun kanıtı olarak ise en son 28-29 Mart 2008 tarihlerinde düzenlenen "Yüksek Öğrenimde Vizyon Yenileme" konulu çalıştayda lokomotifin KGP olduğunu gösterebiliriz. Bundan yaklaşık olarak 4 ay önce yurtdışı yüksek öğrenim gençliğinin haklarının kısıtlanması konusunda başta T.C. üniversitelerinde olmak üzere İngiltere'de, Kıta Avrupa'sında ve ABD'de tüm yurtdışı gençliğinin haklarını savunmak için örgütlenme çalışmaları için faaliyet gösteren KGP yi görmezden gelemezsiniz. Bizleri yazdığınız köşe yazınızla görmezden geldiğiniz için sizi şiddetle eleştiriyor ve yurtdışında haberdar olmadığınız dinamik bir gençliğin bulunduğunu size belirtmek istiyorum.
Derviş KORKUNAL
***
Kıbrıs gazetesinde köşenizde yer alan yazıyı okudum. Ben KIBRISLI GENÇLIK PLATFORMU Ankara temsilcisi olarak pek de sevindiğimi söyleyemem, bir yerde bir şeylerin, birilerinin unutulduğu gün gibi ortada. KÖGEF ve ÜTK'nin eskiden yaptıklarını, neler için çaba gösterdiklerini ve neden devamının gelmediğini yüzeysel olarak biliyorum. Fakat bu iki örgütün ardından devamının gelmediğini söylemek pek de doğru olmaz. Siz de takdir edersiniz ki düşünen gençliğin azaldığı bu dönemde 'KÖGEF ve ÜTK sondu' demek KGP gibi yurtdışında okuyan gençlerin tek sesi olan; "düşünen, tartışan, sorgulayan gençlik"' sloganıyla ilerleyen bir örgütü hiçe saymak olur.
10 yıl aradan sonra Türkiye'de (Ankara'da) tekrar bir tiyatro oyununun sergilendiği ve yaz aylarında Kıbrıs'ta da Lefke, Mağusa Lefkoşa ve Güzelyurt olmak üzere yaklaşık 1500 kişinin izlediği bir tiyatro oyununu sergilenmesi yine KGP tarafından yapılmıstır ve yaklaşık 3 gün basında yer alan bu oyunla KGP nin yurtdışında neler yaptığı ve nasıl örgütlenip bir şeylere tepki koyduğunu ve insanları düşünmeye sürükleyen bir gençlik örgütü olduğumuzu bilmiyor olamazsınız.
Tıpkı sayın Şahali'nin söylediği gibi ses getiren, yaptıkları, söyledikleri dikkate değer bulunup muhatap alınan ve tam anlamıyla BAĞIMSIZ bir örgüt olan KGP henüz gazete sayfalarından düşmeyen 'ÇALIŞTAY' da yurt dışında okuyan gençliği tek temsil eden örgüt adı altında katılmış ve çalıştaya katılan diğer katılımcılar ve hükümet temsilcileri de konularla ilgili hazırlıklarımızdan ve konulara hakimiyetimizden övgü ile bahsetmişlerdir. Deyceğim şu ki, yeniden çözüm sürecine girdiğimiz ve düşünen gençliğe ihtiyacın daha fazla olduğu bu günlerde gençlerin de bu yolda söz söylemesine, fikirler üretmesine, özellikle BİRLİK olmasına imkan tanıyan bir örgüt olan KGP'nin bu kadar açık bir şekilde göz ardı edilmesinin ne kadar heves kırıcı bir şey olduğunu buradan sizlere iletmek istedim.
Cevabınızı en yakın zamanda bekliyorum.
saygılarımla.
Necdet Arısoy
Kıbrıslı Gençlik Platformu Ankara Disiplin Kurulu Temsilcisi
***
Gelen maillerin ortak yönü şudur: "Biz de varız ve bizi görmezden geldiniz.
Müsterih olsunlar ki kendilerini görmezden geldiğimiz yok.
Çalışmalarını takip ediyorum, bazılarıyla şahsen tanışıyorum ve muhtemelen 24 Nisan'da da İstanbul'daki KGP üyeleriyle buluşacağız.
Erhun Şahali'nin görüşleri ve benim eklediklerimde aslında şu kastedilmek isteniyordu: Ondan öncekiler ve KÖGEF ve ÜTK gibi etkili bir üniversite gençlik örgütlenmesi uzun süre oluşmadı.
KGP'li arkadaşlar biz varız diyorlar. Evet bu doğrudur, vardırlar ve birtakım çalışmalar da yapıyorlar.
Fakat ne kadar etkili oldukları şüphesiz ki tartışma konusudur.
Bu gençlik hareketi henüz oluşum halindedir ve Kıbrıs Türkünü dönüştürecek ivmeye henüz ulaşmamıştır.
Kaldı ki bizim bahsettiğimiz ÜTK'dan sonraki uzun örgütsüz yıllardı.
Yani bir anlamda yeni dönemi, KGP'yi kapsamıyordu.
KGP'liler duyarlılık gösterip üstlerine almışlar.
Çok sayıda soruya muhatap olduğum için belirteyim, yazılarda işaret edilen KÖGEF'liler aynı duyarlılığı göstermediler. (Cumhurbaşkanı hariç)
Şüphesiz ki kendi tercihleridir.
Bugünle ilgili yaşananlar nasıl ki kendi tercihleriyse.
Zorunlu olarak başlayan bu tartışmaya şimdilik noktayı koyuyoruz.
Yeniden toplumu ilgilendirecek boyut kazanana kadar...
|