Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Aşırı hız yine affetmedi: 1 ölü, 4 yaralı
Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı
Kendi tabancasıyla öldürüldü
Dikkatsizlik kazaya yol açtı: 5 yaralı
Bu sefer ölümlü isyan çıkacak
Kebapçı dükkanındaki yangın korkuttu
Nehir, cinayeti reddetti
Uyuşturucu zanlısına 15 bin YTL'lik teminat
Kalpazanlığa 8 gün daha
Liderlerin gündemi federal yönetim

YORUMLANANLAR
Arasta'ya 6 milyon [1]
Piknik alanı değil çöplük [2]
Özmen Yılancılar baba oldu [2]
Türkiye'de saldırı, 15 asker şehit [1]
Güney zengin Kuzey pahalı [2]
Rum muhalefet kanadından gençlerin tutuklanmasına sert tepki [2]
BİR YASTIKTA 50 YIL [1]
Çağlar ve Özgürgün, AKPM'nin Kıbrıs kararını değerlendirdi: [2]
Kıbrıs Türk tarafına tuhaf çağrılar yapılıyor [2]
Lefkoşa'ya cami yapacakmış [19]
Tadı bozuk, yenecek pilav değil [1]
Cezaevini yaktılar [2]
Rumlar AKPM kararına tepki gösterdi [1]
Rapor tek taraflı [3]
Kermiya'da bayram izdihamı [4]



BİRKAÇ KÜÇÜK HATIRLATMA

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   12 Nisan 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Jose Barroso Türkiye temaslarını tamamladı.

Barroso'nun Türkiye ziyareti 1970'li yıllardaki havanın yeniden hortlamasına neden oldu.

1970'li yıllarda Türkiye'de o kadar ağır bir milliyetçi hava oluşturulmuştu ki yurtdışından gelen her konuk Türkiye ile ilgili abartılı övgüler ortaya koymak zorundaydı:

"Türk milleti çok büyük bir millettir ve Türkiye büyük bir ülkedir" cümlelerinin dışında söz sarf edenler, kıyasıya eleştirilir, "Türkiye, demokrasiye, insan haklarına dikkat etmelidir" diyenler yerden yere vurulur, "Türkiye çağdaş ülkeler arasında yerini almak isterse kendini değiştirmelidir" diyenler de düşman ilan edilirdi.

Komisyon Başkanı Jose Barroso düşman ilan edilmedi ama yaptığı ziyaretlerden, görüşeceği mekânlara kadar eleştirildi, açıklamalarıyla bazı çevreleri öfkelendirdi ve "Avrupa Birliği kendi işine baksın" türünden bir havanın oluşmasına neden oldu.

Geçmişteki alınganlık elbette kabul edilmezdi ama anlaşılır olabilirdi.

Türk kültüründe misafire verilen olağanüstü önemin yanında misafirin de uyması gereken kurallar vardı.

Şüphesiz ki misafirler de bu kurallara göre davranmalıydı.

Ama şimdi öyle mi?

Bir kere Barroso Türkiye'de misafir değildir.

Türkiye için en az Başbakan Recep Tayyip Erdoğan kadar konuşmaya yetkilidir.

Niye?

Çünkü Türkiye Avrupa Birliği ile üyelik müzakereleri sürdürmektedir ve birçok yetkisini Avrupa Birliği'ne devretmiştir. Bu yetkileri de Avrupa Birliği adına Barroso'nun başkanı olduğu komisyon kullanmaktadır.

Türkiye'deki demokrasinin sorunları, hukuk sisteminin aksaklıkları ve daha bunun gibi binlerce konu Komisyon'un görev alanına girmektedir.

Komisyonun hem denetleme hem de yaptırım gücü vardır.

"Ben Avrupa Birliği'ne üye olmak istiyorum" diyen herkes bunu başından kabul etmiş ve yasalarını da ona göre düzenlemiştir veya Türkiye gibi düzenleyecektir.

Hem birlik üyesi olmak hem de istediğin gibi davranmak mümkün değildir.

Türkiye'de Barroso'ya yönelik tepkiler açıkça gösteriyor ki Avrupa Birliği üyeliği için gerekli zihin değişimi henüz gerçekleşmemiştir.

Bu yüzden 1970'lerdeki hava yeniden hortlamış ve bu normalmiş gibi muamele görmüştür.

***

Kıbrıs adasının tümü Avrupa Birliği'ne dahildir.

Avrupa Birliği kural ve uygulamalarının yani müktesebatının yürürlükte olduğu yer ise sadece Güney kısmıdır. Kıbrıs Cumhuriyeti olarak isimlendirilen Rum ağırlıklı hükümet Avrupa Birliği kurallarına harfiyen uymakta, uymadığı zaman da cezaya çarptırılmaktadır.

Adanın tümünün Avrupa Birliği'ne dahil olması, Kıbrıs Cumhuriyeti adı altında Rum tarafının tam üye bulunması, Kıbrıs sorununa taraf olan Türkiye'nin tam üyelik için müzakereler sürdürmesi ve diğer taraflar Yunanistan ile İngiltere'nin de tam üye olması nedeniyle Avrupa Birliği Kıbrıs sorununun tam içindedir.

İstese de bu sorundan kaçamaz.

Bu ilişkiler nedeniyle de söz sahibidir.

Gerektiğinde de sözünü söylemektedir.

***

Tüm bunları niye mi hatırlattık?

Unutmamakta fayda vardır.

Çünkü ortada ne 1970'lerin, 1980'lerin Türkiye'si vardır ne de o zamanların Kıbrıs sorunu.

Avrupa Birliği bölgemizi düzenleyen büyük bir güç olmuştur.

Günü iyi yorumlayamayanlar sürdürülen mücadeleyi kaybetmeye mahkumdurlar.

Hatırlatalım dedik...

   630 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Ekim 2008, Çarşamba   KRİZ FIRSAT MI?
07 Ekim 2008, Salı   ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ...
30 Eylül 2008, Salı   HÜKÜMETİN YAŞADIĞI İRONİ
28 Eylül 2008, Pazar   SEVGİLİ TUNCAY...
27 Eylül 2008, Cumartesi   BAYRAM GELMİŞ NEYİME...
26 Eylül 2008, Cuma   DİDİŞMELER...
25 Eylül 2008, Perşembe   TANRININ ELİ
23 Eylül 2008, Salı   UBP'NİN TEMEL SORUNU
21 Eylül 2008, Pazar   İLKGÜNKÜ GİBİ...
20 Eylül 2008, Cumartesi   BİZİM GİBİ KIBRISLILAR...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3326 1.3419
1 STERLİN 2.3424 2.3598
1 EURO 1.8113 1.8240



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KRİZ FIRSAT MI?

Ali Baturay

CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR

Hasan Hastürer

Ne oldu bize? Sevinemiyoruz bile...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Sağlıktan eğitime uzanırken...

Ahmet Tolgay

GÜNCEL NOTLAR...

Bilbay Eminoğlu

"Keşke bu otomobil keşfedilmesiydi"...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Yeni bir anket, "Yine CTP- UBP"......

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

DOKTOR KEMAL'E AŞK MEKTUBU

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

ABD hegemonyası zayıflıyor

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital