Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Aşırı hız yine affetmedi: 1 ölü, 4 yaralı
Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı
Kendi tabancasıyla öldürüldü
Dikkatsizlik kazaya yol açtı: 5 yaralı
Bu sefer ölümlü isyan çıkacak
Kebapçı dükkanındaki yangın korkuttu
Nehir, cinayeti reddetti
Uyuşturucu zanlısına 15 bin YTL'lik teminat
Liderlerin gündemi federal yönetim
Kalpazanlığa 8 gün daha

YORUMLANANLAR
Arasta'ya 6 milyon [1]
Piknik alanı değil çöplük [2]
Özmen Yılancılar baba oldu [2]
Türkiye'de saldırı, 15 asker şehit [1]
Güney zengin Kuzey pahalı [2]
Rum muhalefet kanadından gençlerin tutuklanmasına sert tepki [2]
BİR YASTIKTA 50 YIL [1]
Çağlar ve Özgürgün, AKPM'nin Kıbrıs kararını değerlendirdi: [2]
Kıbrıs Türk tarafına tuhaf çağrılar yapılıyor [2]
Lefkoşa'ya cami yapacakmış [19]
Tadı bozuk, yenecek pilav değil [1]
Cezaevini yaktılar [2]
Rumlar AKPM kararına tepki gösterdi [1]
Rapor tek taraflı [3]
Kermiya'da bayram izdihamı [4]



HEPTEN VATANSIZ KALMAK...

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Nisan 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Enteresan bir ruh halinden geçiyoruz.

Arasta'yı ziyaretimizde dükkan sahiplerinden biri, şöylesi bir saptamada bulunmuştu: Lokmacı barikatı açıldı, Kıbrıslı Türk müşterilerimizin sayısında da artış oldu. Lokmacı'dan geçmek için gelenler arasında yıllardır Arasta'ya uğramayanlar da var."

Yıllarca Arasta'ya uğramamak bir Kıbrıslı Türk için mümkün mü?

Mümkünmüş demek ki.

Lefkoşa surlariçini kaybettik diye diye bir şehri tümden terk etmek nasıl bir psikolojidir acaba?

Terk etmek ve sonra da arkasından ağıt yakmak.

Benzer şeyi Çağlayan Parkı'na da yapmadık mı?

Şu sıralar kimle konuşsanız mutlaka bir anısını anlatır parkla ilgili.

Dostlardan biri "o yıktıkları fıskiyeli havuzda çok yıkanmıştım" diyerek havuzun yıkılmasına sitem ediyor.

Peki çocuğunu en son ne zaman Çağlayan'a götürdün" sorusunun yanıtı yok.

Değil çocuğunu götürmek kendisi de yıllardır uğramamış bölgeye.

Şimdi de Çağlayan için ağıtlar yakıyor.

***

Yaşadığı yerleri, ektiği-ürün topladığı bahçeleri unutmak Kıbrıs Türkü için yeni bir durum değildir aslında.

1963'te boşaltılan köylere bir daha dönmeyen binlerce insan vardır.

1974'de terk ettiği evlerini kapılar açıldıktan sonra bir turist gibi gezen on binlerce insan.

Bu küçücük adanın Kuzey yarısına biz hapsettik kendimizi.

Sonra Kuzey'in de parsellenmesine seyirci kaldık.

Vatan olarak bellediğimiz bu minyatür adanın minicik alanlarından ibaret oldu.

***

Geçtiğimiz akşam Mağusa'daydık.

Belediye Başkanı sevgili Oktay Kayalp bir surlariçi turu teklif etti.

Nazikçe kabul etmedik ve anılarımızla baş başa kalmayı istedik.

Ben Mağusa doğumluyum. Şimdi pansiyon olan surlar içindeki o sütunlu bina zor günlerin hastanesiydi.

Doğumuma Dr. Burhan Nalbantoğlu eşlik etmişti.

O zamanlar öğretmenler toplumun lideri, doktorlar da öncüsüydü ve her türlü vakaya müdahale edelerdi.

Nuri Erhat yeğenimin çocukluk ve ilk gençlik yılları Mağusa'da geçti.

Surlariçinde dolandık bir süre. Şimdi rahmetli olan akrabalarımızın evlerine baktık.

Sonra meydana çıktık.

Mağusa Belediyesi olağanüstü bir güzellik katmış meydana.

Şehrini ancak kalbiyle seven, o meydanı ilk inşa edenleri kıskandıracak denli böylesi bir güzelliği ortaya çıkarabilir.

Ama bu mükemmel ortamda in-cin top oynuyor.

Aynısı restore edilen kapalı pazar (bandabuliya) için de geçerli.

Oradaki bir cafeye oturduk.

Nuri Erhat rahmetli babasıyla manavlık yaptığı günleri anlattı, gözleri dolarak.

Vakit gece yarısını gösteriyordu ve kişisel tarihimize nostaljik bir yolculuğa çıkmıştık.

Yıllardır oralara uğramadığımız gerçeğinin göğsümüzde yarattığı acıyla birlikte.

***

Bu memleket sahip çıktığımız kadar bizimdir.

Çocuklarımıza öğrettiğimiz kadar gelecek nesillerin olacak.

Şimdi yeniden keşfetmişliğin garip psikolojisini yaşıyoruz.

İnşallah kaybedip ve bulmanın mutluluğuna dönüşür.

Yoksa hepten vatansız kalacağız...

   833 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Ekim 2008, Çarşamba   KRİZ FIRSAT MI?
07 Ekim 2008, Salı   ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ...
30 Eylül 2008, Salı   HÜKÜMETİN YAŞADIĞI İRONİ
28 Eylül 2008, Pazar   SEVGİLİ TUNCAY...
27 Eylül 2008, Cumartesi   BAYRAM GELMİŞ NEYİME...
26 Eylül 2008, Cuma   DİDİŞMELER...
25 Eylül 2008, Perşembe   TANRININ ELİ
23 Eylül 2008, Salı   UBP'NİN TEMEL SORUNU
21 Eylül 2008, Pazar   İLKGÜNKÜ GİBİ...
20 Eylül 2008, Cumartesi   BİZİM GİBİ KIBRISLILAR...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3326 1.3419
1 STERLİN 2.3424 2.3598
1 EURO 1.8113 1.8240



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KRİZ FIRSAT MI?

Ali Baturay

CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR

Hasan Hastürer

Ne oldu bize? Sevinemiyoruz bile...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Sağlıktan eğitime uzanırken...

Ahmet Tolgay

GÜNCEL NOTLAR...

Bilbay Eminoğlu

"Keşke bu otomobil keşfedilmesiydi"...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Yeni bir anket, "Yine CTP- UBP"......

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

DOKTOR KEMAL'E AŞK MEKTUBU

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

ABD hegemonyası zayıflıyor

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital