|
Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği'nin (KTSYD) sportif konuların da ayrı bir komite olarak ele alınıp iki tarafın yapacağı görüşmelerde yer almasını talep eden açıklaması dün gündemi oluşturdu.
Cumhurbaşkanlığı adına görüşmeleri yürüten ve oluşturulan komitelerin başkanı olan Özdil Nami ile Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Hasan Erçakıca duyarlılık gösterip aradılar.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da mesaj (sms) attı.
Cumhurbaşkanlığı spor konusunda gerekli girişimlerin yapıldığı düşüncesinde.
Özdil Nami, Rum tarafıyla bu konuda sert bir pazarlık gerçekleştirildiğini sporun ayrı bir komite olarak düzenlenmesine Rum tarafının karşı çıktığını ve sonuçta sporla ilgili konuların "insani konular" komitesinde ele alınmasının kararlaştırıldığını belirtti.
Sözcü Hasan Erçakıca ise insani konular komitesi başkanı Büyükelçi Saadettin Topukçu'nun Futbol Federasyonu yetkilileriyle görüşerek gerekli bilgileri aldığını, komitelerdeki prosedürün "konular masaya geldikçe görüşülür" şeklinde olduğunu ve spor konusu masaya geldiğinde elbette sporla ilgili uzmanlardan faydalanılacağını kaydetti.
Sporun gündeme girmesi iyi bir gelişmedir.
Ayrı bir komite olarak ihdas edilmesi şüphesiz ki iyi olurdu.
Bu noktadan sonra yapılabilecek bir şey var mı bilmiyorum ama konunun gündemde tutulması şarttır. Çünkü Kıbrıs sorununda sporla ilgili yaşananlar en az diğer konular kadar önemlidir.
Spor federasyonlarının ve spor kulüplerinin biran önce konuya sahip çıkıp devreye girmeleri gerekir.
Görüşmeci heyete yapılacak katkı ve verilecek destek "Kıbrıs adasındaki spor sorununun" (ki bu tanımlama FİFA ile UEFA'ya aittir) ne gibi bir hal alacağını belirleyecektir.
***
Komitelerle ilgili eleştirime gelince.
Birçok okurun "kimi kastettin" şeklinde sorusuna muhatap oldum.
Mesleksel deneyimlerim bana çok iyi öğretmiştir ki konunun özünden uzaklaşıp isimler üzerinde tartışma yapmak yarardan çok zarar getirir.
Memleketin küçüklüğü nedeniyle söylenmek istenen başka yerlere çekilir, subjektif tartışmalar başlatılır.
Böyle bir tartışmanın içinde yeralmak istemiyorum.
Ama bunu istememem konuyu gerekirse isim bazında ele almama engel olamaz.
Sonuçta tartıştığımız bizim ve çocuklarımızın geleceğini etkileyen Kıbrıs sorunudur.
Konu Kıbrıs sorunu olunca "hata tahammül payı" sıfıra iner.
Çünkü cumhurbaşkanının omuzlarındaki tarihsel yükün aynısı tüm Kıbrıs Türkünün omuzlarındadır.
Dolayısı ile herkes bu tarihsel sorumluluğumuzun fevkinde hareket etmelidir.
Tarihsel sorumluluk bizden sonra bu topraklarda yaşayacak olan nesillere karşı sorumluluğumuzdur.
Yıpratıcı sonuçlara yol açmaması amacıyla komitelerin oluşumuyla ilgili tartışmaları burada sonlandırmak amacındayım.
Çok yakından takip ettiğimiz ve bu konuda çok hassas olduğumuz vurgusunu yaparak...
|