Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yine polis, yine dayak
Yaşadığını zannettiği olaylar, ceza yemesine neden oldu
Kuzey Kıbrıs Turkcell'den sonra KKTC Telsim de (Vodafone) , hükümetten lisansını aldı
Şimdilik uyardılar süresiz grev kapıda
Zeyna, göreve hızlı başladı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

TOPRAK VE MÜLKİYET: HANGİSİ?

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas ile yaptığımız mülakat Rum tarafında yayınlanan gazetelerde geniş bir şekilde yer aldı.

Kıbrıs sorununun geçmişine ve bugününe dair birçok unsur içeren mülakata Rum gazetelerin yaklaşım biçimi aslında görüşmeler sürecinde yaşanacak sorunlara ilişkin ciddi ipuçları veriyor.

Önce gazetelerin başlıklarına bakalım:

Politis: "Hristofyas olumlu izlenimler bıraktı."

Alithia: "Sorun var."

Fileleftheros: "Hala ortak dil aranıyor."

Mahi: "Kıbrıs Türk yönetimi altında olsa bile geriye dönüş."

Haravgi: "Göçmenler geri dönüş konusunda hak sahibidirler."

Simerini: "Mülkler ve yerleşikler için helaldir demeyeceğim."

Hristofyas ile yaptığımız mülakatın en uzun ve en önemli bölümü mülkiyet ve Hristofyas'ın "yerleşik" olarak isimlendirdiği Türkiye'den gelen KKTC yurttaşlarıyla ilgiliydi.

Hristofyas, "tüm yerleşikler kalamaz, 50 bininin kalmasını kabul ettik ve önemli bir taviz verdik" diyerek bu konudaki uzlaşma noktasını ortaya koydu. Ki bu uzlaşma Annan planında aynen yer alıyor.

Mülkiyet konusunda ise benim kendisinden ilk kez duyduğum çeşitli ve aslında karmaşık düşünceler de ifade etti, bir kısım düşüncelerini de saklamayı tercih etti.

İlke bazında tüm göçmenlerin dönüş hakkı olduğunu ısrarla savundu. Ama varılacak çözümün iki bölgeli olacağının da altını çizdi. Dolayısı ile bazı Rumların evlerine ve mülklerine dönemeyeceğini ima etti.

"Kıbrıslı Türklere ayrı evler yapalım" diyerek kendisinden ilk kez işittiğim bir öneride bulundu.

Anladığım kadarıyla önerinin genel mantığı şudur: Örneğin 1974 öncesinde Girne bölgesinde ikamet eden tüm Kıbrıslı Rumlara evleri geri verilsin ve aynı yere Kıbrıslı Türkler için ayrı evler yapılsın.

Mülakatta da belirttim. Ben, bunu ilk kez, AKEL'in şimdi hayatta olmayan lideri Ezikias Papayuannu'dan dinlemiştim.

"Birlikte yaşamı öngören iki bölgelilik" şeklinde anlatmıştı bu düşüncesini Papayuannu.

1980'li yıllardı ve mülkiyet konusu bu denli bir hal almamıştı o zamanlar.

Buna rağmen bir miktar garibime gitmişti Papayuannu'nun önerisi.

Hristofyas'a bunu hatırlattım ve "biz Komünistler istikrarlı görüşlerimizle tanınırız" şeklinde "enteresan!" bir yanıt aldım.

Özet olarak biz KIBRIS gazetesinde mülkiyeti değil de komitelerin çalışmalarında yaşanan sorunları ön plana çıkarmamıza rağmen, Rumca yayın yapan gazetelerin çoğunluğu mülkiyetle ilgili bölümü manşetlerine taşıdılar.

Hristofyas'ın söyledikleri ve gazetelerin duyarlılığı şu tezimi bir kez daha doğruluyor:

Mülkiyet ve toprak Kıbrıs sorununun en zor ve çetrefilli kısmıdır.

***

Annan planına son şeklinin verildiği İsviçre'nin Bürgenstock zirvesine damgasını vuran da toprak ve mülkiyet konusuydu.

Karpaz'ın Rumlara bırakılmasını savunan dönemin Avrupa Birliği genişlemeden sorumlu komiseri Günter Verheugen ile dönemin Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun'un yumruk yumruğa kavga etmesine ramak kalacak denli sinirlerin gerildiği bu tartışmalarda, Türkiye Genelkurmayı adına zirveye katılan Tuğamiral Mücahit Şişlioğlu "sınır düz hat olmalı" düşüncesinden hareketle Mağusa-Lefkoşa anayolunun sınır olacağı bir harita ile zirveye gelmişti.

Dönemin KKTC Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş ve Başbakanı Mehmet Ali Talat da 3 bölgeli bir harita üzerinde çalışmışlar, gizlice Ankara'ya gidip Genelkurmay ile 3 bölgeli haritayı görüşmüşler ama kabul görmemişlerdi.

Dönemin Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ise "toprakta yüzde 20'ye gerileyebiliriz, bu yolla daha fazla Rum'un gelmesini engelleriz. Türkiye gerekli inşaatları yapabilecek güçtedir" görüşündeydi. (Kıbrıs'ta, Pilatus'un gölgesinde, Türkiye'de ise Kıbrıs'ta Ümit ve Hüsran ismiyle yayınlanan kitabımda konuyla ilgili geniş bilgiler var.)

Bu özet tarihi bilgiden sonra ve Rum tarafının yaklaşımı da ele alındığında yeni başlayan görüşmeler sürecinde toprak ve mülkiyetle ilgili pozisyonun ne olacağını sormak normal olsa gerek.

Bazı yetkililerimiz basına kapalı toplantılarda "toprakla ilgili önerilerimiz geçmişte kaldı şimdi realiteye göre bir çözüm bulunmalı" diyormuş.

Eğer bu doğru ise "bir karış toprak verilmez" tezinin değişik cümlelerle ifadesinden başka bir şey değildir.

Şimdi soru şudur: "On binlerce insanı, üstelik yıllar boyu etkileyecek toprak ve mülkiyetle ilgili görüşlerimiz nedir?

Mağusa yolu sınır mı olacak?

3 bölgeli mi olacak?

Yüzde 20'ye mi düşeceğiz?

Yoksa "tek karış toprak" vermeyecek miyiz?

Hangisi?

Son bir soru daha:

Televizyon ekranlarından "gazeteciler bir şey bilmiyor, onları dikkate almayın" demeden önce bu konuda bilgi verecek yetkili var mıdır?

   531 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Temmuz 2008, Salı   ESAS YÜZLEŞME...
06 Temmuz 2008, Pazar   NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN
05 Temmuz 2008, Cumartesi   DENKTAŞ'I DA TUTUKLARLAR MI?
04 Temmuz 2008, Cuma   ANALARINDAN DOĞDUKLARINA...
03 Temmuz 2008, Perşembe   TARİHİN BEKLEDİĞİ
12 Haziran 2008, Perşembe   ŞİMDİ UYARMAK ZAMANIDIR
11 Haziran 2008, Çarşamba   TÜRKİYE'DEKİ DEĞİŞİMİ YORUMLAMAK
10 Haziran 2008, Salı   NUTUK DÖNEMİ BİTTİ
08 Haziran 2008, Pazar   BİZ ARGOS'U ARARKEN...
07 Haziran 2008, Cumartesi   ANKARA'DA SAVAŞ HALİ...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ESAS YÜZLEŞME...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Usanmadım dersem yalan olur... Ve sesiz se...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (24)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

"KÖPEKLER GELDİ!.." (*)

Bilbay Eminoğlu

Gitti gider bu ülke!

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

EŞEL MOBİL KAVGASI

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital