Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
64 bin 552 alışveriş
2 bin ağaç elektrik kurbanı
HSBC kriz içinde atılım yaptı
Haftalık yıldız falınız
Bağcıl'ın 4. yabancısı Enio Da Silva
Türkiye ikinci yarıda: 2-1
Futbolda alt yapı antrenörleri belirlendi
TRİO
Sabri Ugan spor yazarları ile buluştu
Küba Büyükelçiliği konusunda Güney'deki tartışma sürüyor

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [2]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [2]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [3]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [3]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [4]



BEDEL ÖDENMELİ...

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   20 Mayıs 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Öğretmenler sendikası ile hükümetin restleşmesine 19 Mayıs kutlamalarının da dahil edilmesi yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.

19 Mayıs'ın milli ve kutsal oluşundan değil, toplumda en önemli uzlaşma noktalarından birini oluşturmasından kaynaklanan farklılığı "kıdemli öğretmenlerin hakları çiğnendi" kavgasına taraf yapıldı.

Umalım ki bunu yapanlar, sendikal mücadelenin aslında bedel ödeme ile eşdeğer olduğunu artık anlarlar.

Bir ayakları eğitim Bakanlığı'nda ve bakan kadar yetkilere sahip, istediğini istediği yere nakleden, istediğini istenilen kadar yükselten ve "bizim gücümüz budur ha" şeklinde propaganda yapan sendikacıların dönemi bitti artık.

Rollerin biri birine karışması sonucu yaşanan kaos ve karmaşa Kıbrıs Türküne ağır darbe vurmaya başladı.

Sendikacılardan daha çok sendikacı kesilen bakanlar ve bürokratlar, bakanlardan ve bürokratlardan daha çok yetkili olduğu zannıyla hareket eden sendikacılar.

İşlerine geldiklerinde bakanlık odalarında işlerini yürütenler, işlerine geldiğinde ellerinde pankartlar eylem yapanlar.

Ve aslında güçleri olmadığı için hükümeti dize getirme adına bir nesli haftalarca eğitimsiz bırakanlar.

Uzlaşma adına sendikaların her istediğine boyun eğenler. Kasasında biraz para birikti mi "refah payı" gibi uyduruk gerekçeler yaratıp ulufe gibi dağıtanlar, kasa tam takır oldu mu da "ne kadar paragözsünüz" suçlamasında bulunanlar.

***

19 Mayıs gibi ulusal uzlaşma noktası "haklarımız çiğneniyor" kavgasına yem yapıldı mı, toplumun geriye kalan bireylerinin sorma ve yanıt bekleme hakları ortaya çıkıyor.

1- Orta eğitimdeki grev daha ne kadar devam edecek? Çiğnenen hakların geri verilmesine kadar mı?

2- Eğer hükümet geri adım atmazsa ne olacak?

3- 19 Mayıs kutlamaları yapılmayarak aslında uzlaşmaya yol açabilecek en önemli noktanın berhava edildiği sendikacılar tarafından görülüyor mu?

4- Uzlaşma noktaları ortadan kaldırıldığına göre yaşanacak kavganın ortaya çıkaracağı bedeller sendika tarafından ödenecek mi?

5- Yoksa günün sonunda "biz uzlaştık" denilip öğretmenlerin grevde oldukları süre maaşlarından kesilmeyecek mi?

***

Aslında bu sorular uzatılabilir.

Hükümet ile sendikanın giriştiği kavganın bir kazananı ve bir de kaybedeni olmalı.

Geçmişteki gibi "önce kavga ederler sonra uzlaşırlar" mantığı ile Kıbrıs Türkü kaybetmemeli.

Hükümet yanlış yaptığının bedelini kaybederek ödemeli.

Siyaseten zor durumda kalmalı.

Veya sendika yanlışının bedelini ödemeli.

Her mücadelenin bir bedeli vardır.

Şimdi bedel ödeme zamanıdır.

Bedel ödenmelidir ki bir sonraki adımda acısı akıldan çıkmasın.

Öğretmenin hakkını gasp etmek isteyenler o bedelin acısını unutmasın ve ona göre davransın.

Her sıkıştığında en ağır silahı olan grev silahını çekerek bütün toplumu tarumar eden sendika bedel ödemeli ki bir daha aynısını yapmaya yeltenmesin.

Bunca olandan sonra "uzlaşma maskesiyle" toplumun karşısına çıkmaya yeltenenleri o maskeleri de koruyamayacak, çünkü bu tür bir uzlaşma yozlaşmanın ve çürümenin ta kendisi olacak.

Bu böyle biline...

   734 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Ekim 2008, Pazar   HAZIRLANIYORUZ...
11 Ekim 2008, Cumartesi   ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?
10 Ekim 2008, Cuma   UBP'NİN DURUMU
09 Ekim 2008, Perşembe   HORTUMUN ACI SONU
08 Ekim 2008, Çarşamba   KRİZ FIRSAT MI?
07 Ekim 2008, Salı   ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ...
30 Eylül 2008, Salı   HÜKÜMETİN YAŞADIĞI İRONİ
28 Eylül 2008, Pazar   SEVGİLİ TUNCAY...
27 Eylül 2008, Cumartesi   BAYRAM GELMİŞ NEYİME...
26 Eylül 2008, Cuma   DİDİŞMELER...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

HAZIRLANIYORUZ...

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Unutmadan, sesimiz kısılmadan....

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Biraz da okuyucu konuşsun... Türk emlaki n...

Ahmet Tolgay

KÜRESEL KRİZ GELİP ÇATTI... ÇIKIŞ YOLLARI ...

Bilbay Eminoğlu

İnsanı ağlarken bile güldüren adam: Mağusa...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Dünyayı sarsan yedi gün

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital