Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Küfür etti diye öldürüyordu
Mahkemelerden rekor cezalar
Tutu, nabız tuttu
Lefke'de yapılan yurt binası mühürlendi
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı
Dünya nefesini tutmuş bekliyor
Elektrik Kurumu vurgunu davasında karar aşamasına gelindi
Tarihle randevunuz var
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak
Mükemmel bir görüşme oldu, cesaretlendirildik

YORUMLANANLAR
Büyük sınav [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [1]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [1]
Bu kez Girne zehirlendi [2]
13. maaş ve emeklilik ikramiyesinin budanacağı iddiaları cinayettir [1]
Defne öykü yazma yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi [1]
YDÜ Tıp Fakültesi törenle eğitime başladı [4]
Bankalarımız güçlü [1]
Bu sefer ölümlü isyan çıkacak [1]
Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı [5]
Annesini dövdü, tutuklandı [4]
Mecbure Esen kurtarılamadı [4]
Talat değişmezse çözüm bulamayacağız [1]
KKTC'de "ozon"lu tedavi başlıyor [2]



KELİMELER MIZRAK

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   21 Mayıs 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Sürekli didişmek ve demeç savaşı sürdürmek son günlerin gözde etkinliği oldu.

"Biraz daha az konuşsanız" diyenlere "ağzımızı kapatmak istiyorlar" şeklinde naif göndermeler yapıp da günde 3 öğün gıda niyetine "karşı tarafa" yüklenmek bazı ruhların gıdasına dönüştü.

Üstelik birkaç şapkalı "görevliler" de bu demeç savaşlarının yılmaz savaşçıları.

Bir gün Ledra Palace toplantılarında, bir gün yabancılarla görüşen "temsilci" pozisyonunda, diğer gün parti organlarında ve daha niceleri.

Rum yönetimi Başkanı Dimitris Hristofiyas şöyle bir endişe yaşıyor: "komitelerin toplantılarından ikna edici bir sonuç çıkmazsa süreç başarısızlığa mahkum olur."

Bu endişeyi anlamak için kelimeleri mızrağa dönüştürüp karşı tarafa göndermeye gerek yok.

"Artık sondur" diyen biziz. Her fırsatta , "bu defa da çözüm olmazsa başka seçenekler gündeme gelecek" diye korku salan da biziz.

Daha komiteler aşamasında başarısızlığın yarısına ulaşmak, liderler görüşmesinde de geri kalan yarıyı tamamlayıp "kusura bakmayın yine denedik ama bu iş olmadı" deme oyununa kim gelir ki?

Silahtar'da oturup da "Hristofyas'ın her istediğini kabul mu edelim" diye mırıldananları duyar gibiyim.

Bu mırıltı bile ciddi endişelerin oluşması için yeterlidir.

Kimsenin kimseye bir şey dayattığı yoktur.

Ama komiteler kurulmasını "taviz" olarak gören zihniyet, komitelerin sonuç alıcı toplantılar yapmamasını da "mübah" olarak algılıyor belli ki.

Halbuki istenen iyi niyetle çalışmak ve tüm zorluklara rağmen sonuca ulaşmaktır.

***

Komitelerin çalışmalarının uzaması resmi olarak gündeme gelmedi.

Bu konuda Güney'de bazı düşünceler dillendirildi.

Muhtemelen Talat ile Hristofyas'ın Cuma günkü buluşmalarında gündeme gelecek.

Komitelerin çalışma sürelerinin bir ay uzatılması Türk tarafının aleyhine bir gelişme olur mu?

Tabi ki olmaz.

Eğer taraflar birbirlerinin endişelerini anlayarak bir çözüme ulaşacaklarsa Rum tarafının komitelerle ilgili yaşadığı endişeleri de anlamak lazım.

Ve eğer komitelerin çalışma düzeniyle ilgili tüm yetki başkanlardaysa komiteleri çözüm elde edecekleri şekilde çalıştırmak lazım.

Komitelere "Rum tarafı istedi diye kurulan ve zamanla sınırlı sürelerini dolduran, iş yapmaz organlar" muamelesi yapmamak lazım.

***

Kıbrıs sorununda yaşadığımız süreç, 2004'dekine benzemiyor.

2004 veya başka anlatımla Annan planı sürecinde 1 Mayıs gibi önemli bir tarihin baskısı süreci şekillendiriyordu.

Her şey 1 Mayıstan önce olmalıydı.

Bu yüzden Birleşmiş Milletler'e hakemlik yetkisi ve boşlukları doldurma hakkı verilmişti.

Taraflar onaylamasa da Birleşmiş Milletler yazacak ve yazılanlar referanduma götürülecekti.

Şimdi ise tarafların birbirlerini ikna etme zorunluluğu vardır.

Taraflar birbirlerini ikna edecekler, yazacaklar ve referanduma götürecekler.

İkna etmenin temel şartı uzlaşmadır.

Uzlaşmanın temel şartı ise karşılıklı hoşgörü ve anlayıştır.

Kelimelerin mızrak yapıldığı ve demeç şeklinde karşı tarafa fırlatıldığı bir ortamda ve bir psikolojide kim, kimi nasıl ikna edecek ki?

Tekrarlamakta fayda vardır:

Suçlu yaratmak için değil çözüme ulaşmak için görüşme masasındayız.

Aksi davrananlar çözüme hizmet etmezler...

   667 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
10 Ekim 2008, Cuma   UBP'NİN DURUMU
09 Ekim 2008, Perşembe   HORTUMUN ACI SONU
08 Ekim 2008, Çarşamba   KRİZ FIRSAT MI?
07 Ekim 2008, Salı   ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ...
30 Eylül 2008, Salı   HÜKÜMETİN YAŞADIĞI İRONİ
28 Eylül 2008, Pazar   SEVGİLİ TUNCAY...
27 Eylül 2008, Cumartesi   BAYRAM GELMİŞ NEYİME...
26 Eylül 2008, Cuma   DİDİŞMELER...
25 Eylül 2008, Perşembe   TANRININ ELİ
23 Eylül 2008, Salı   UBP'NİN TEMEL SORUNU



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,3763 1,3860
1 STERLİN 2,3826 2,4004
1 EURO 1,8890 1,9022



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

UBP'NİN DURUMU

Ali Baturay

CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR

Hasan Hastürer

Barışın elçileriyle yürümek...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Bunlar yalan mı?. Yalandır diyenler beri g...

Ahmet Tolgay

Yine ava ve avcılığa dair...

Bilbay Eminoğlu

Yatıp kalkıp dua edin bu halka...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Anketler ve UBP

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

ÖLMEDEN GÖREBİLECEKLER Mİ?

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital