Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
"Single Star" gece kulübünde patlama
Erdoğan: Bu yıl çözüm mümkün
Uyuşturucu ağzından çıktı
Erdoğan, KKTC'ye geldi
Akaryakıta "kuruş kuruş" zam

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Lokmacı Kapısı evlat, Ledra Palas üvey evlat

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Mayıs 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yetkililerin kendilerine göre "daha ciddi, daha büyük işleri" olabilir. Ama unutulmasın ki Lokmacı'nın açılışından yararlanamayan surlar içi esnafı, Lokmacı civarındaki hareketliliği buruk bir duygusallıkla izliyor.

Ledra Palas kapısı civarı bir anda adeta ekonomik karanlığa büründü. Oradaki insanlarımızın sıkıntısı daha da büyük. Lütfen yetkililer kendilerini bu insanların yerine koyarak düşünsün. O zaman çare üretmenin ne kadar önemli olduğu anlaşılır.

Bir konuyu bütünlüklü ve tüm yönleriyle ele almazsanız bir yanda yaparken, öte yanda yıkarsınız. Lokmacı'nın açılması sonrası Ledra Palas bölgesindeki esnafın, taksicinin durumu, yıkılmaya örnektir.

Lokmacı Kapısı'nın karşılıklı geçişlere açılması için neredeyse herkes katkı koydu.

İki toplumun her türlü yakınlaşmasına karşı olanlar da bir anlamda susup yerlerine oturdu.

* * *

Daha önce de yazdık. Lokmacı açılırken gene hazırlık bakımında sınıfta kaldık.

Bırakın Rumları, binlerce turist, birkaç dakikalık yürüyüş mesafesiyle Kuzey'e gelirken neredeyse zaman tünelinde elli sene geriye gitmeyi yaşıyor.

Kuzeydeki Lokmacı ile Güneydeki Ledra Caddesi arasındaki o perdelenmiş daracık yol güneyden, kuzeye geçişlerde zaman tünelinde geriye, kuzeyden güneye giderken de ileriye götürüyor insanı.

Gerilik eskinin korunmasıyla değil, kirlilik ve başı bozukluktur.

Bizim adımıza utanılacak bir durum.

Lokmacı civarında istisnai örnekler dışarı utanılacak bir yapıyla yüz yüzeyiz.

Komite kurulması filan hikaye.... Göreceksiniz ciddi anlamda hiç mesafe alınmayacak. Bazı makyajlarla seksenlik koca karıyı, yirmilik genç kız diye yutturmaya çalışacaklar.

Daha ötesini yapamazlar. Çünkü ne o vizyon ne de atılması gereken cesur adımlara atacak yürek var.

* * *

Önce başlığı attım, sonra yazıya başladım...

Yazımın burasında başlığa baktım, değiştirmek istedim ama vazgeçtim.

Aslında Lokmacı Kapısı evlat, şimdiki haliyle Ledra Palas üvey evlat... Bu bir yere kadar doğrudur...

Daha da doğru olan Lokmacı ve Ledra Palas kardeşlerin bubası hayırsız... Ne birine ne de ötekine babalık yapabiliyor...

Lokmacı'dan gelen turistler ve Rumlar, kendiliğinden oluşan gezinme alanı Lokmacı, Arasta, Bandabuliya, Selimiye ve Büyük Han'la sınırlı...

Evkaf'ın önünü geçip Sarayönü'ne ulaşamadılar...

Bunu sağlayacak bir yönlendirme yok...

Yoğun ilgi olan bölgede son zamanlarda hijyen koşulları yetersiz yiyecek satan yerler türedi. Yarın birileri o bölgede yediğinden zehirlenecek ve ciddi işletmeler de bunun bedelini ağır ödeyecek. Çünkü, "Kuzeye gittiler kebap yediler ve zehirlendiler."

Lokmacı'dan geçenler için yakında bir taksi durağı sağlıklı bir şekilde hala düzenlenemedi.

* * *

Merak edip Ledra Palas kapısını da ziyaret ettim.

Şehitler Anıtı'ndan Ledra Palas bölgesine kadar yürüdüm.

O bölgede iş yeri sahibi olanlarla, taksicilerle konuştum.

Ledra Palas'tan kuzeye geçen turist ve Rum sayısında neredeyse onda birlerde azalma olduğu söylendi.

Taksici bir arkadaşla sohbet ettim. "Yandık, battık" dedikten sonra ekledi: "Burada altı taksiciyiz. Kendi adıma söyleyim eskiden günlük kazancım 100 EURO dolayındaydı. Şimdi 20 EURO'yu zor kazanırım."

Peki alternatif olarak ne öneriyorlar. Sordum...

Şunları söyledi: "Ledra Palas bu durumda en çok üç taksiyi kaldırır. Üç arkadaş burada kalsın öteki üçümüze Lokmacı civarında İplik Pazarı'nın oralarda yeni bir durak açsınlar. Önceleri Ledra Palas'tan geçenlere biz de ilgi gösterip akıllarında olmayan Girne veya başka yerlere gezmeye götürürdük. Şimdi Lokmacı'dan geçerler ama karşılarında taksici bulmuyorlar. Biz ekmeğimizden olduk ama bir başka arkadaş bizim kaybettiğimiz ekmeği kazanmadı."

* * *

İşyeri sahipleriyle de konuştum en iyimser konuşanın geliri yarı yarıya, hatta daha fazla düştü.

Peki Ledra Palas'a yeniden hayat vermek, o bölgenin de karşılıklı geçişlerden yararlanmasını sağlamak olası mı?

Tabii ki olası.

Bir... Kuzeye yaya geçmek isteyen Rumlara arabalarıyla bizim barikata kadar gelip hisar altında park etme imkanı verilirse, oraya kadar gelip yaya geçiş yapabilirler.

Böyle bir durumda hem taksiciler, hem de bölge esnafı işler. Lokmacı'dan gelenlerin çoğunluğu turist. Rumlar için Ledra Palas, park sorunu halledilirse daha fazla tercih edilebilir.

İki... Mağusa Kapısı'nın araç trafiğine açılması çeşitli nedenlerle şu an için gündeme kolay gelmeyebilir. Ama karşılıklı geçişlere açık Ledra Palas, azalan yaya geçişleri nedeniyle daha kolay araç trafiğine de açılabilir. Kermiya kapısı zaten açık kalacak. Kıbrıslı Türklerin çoğunluğu için Kermiya, tercih edilir kalabilir. Ledra Palas'ı çoğunlukla Rumlar ve bir miktar Kıbrıslı Türk kullanabilir. Şehir içi trafik bakımından ciddi bir sorun yaşanmaz.

Hele Şehit Ecvet Yusuf Caddesi'ndeki genişletme çalışmaları tamamlandığı zaman hiç sorun yaşanmaz.

Ledra Palas'ın araç trafiğine açılmasını ciddi ciddi masaya götürürsek Hristofyas'ın sorun yaratmayacağına inanırım.

* * *

Yetkililerin kendilerine göre "daha ciddi, daha büyük işleri" olabilir. Ama unutulmasın ki Lokmacı'nın açılışından yararlanamayan surlar içi esnafı, Lokmacı civarındaki hareketliliği buruk bir duygusallıkla izliyor.

Ledra Palas kapısı civarı bir anda adeta ekonomik karanlığa büründü. Oradaki insanlarımızın sıkıntısı daha da büyük. Lütfen yetkililer kendilerini bu insanların yerine koyarak düşünsün. O zaman çare üretmenin ne kadar önemli olduğu anlaşılır.

Günün sözü:

Derdin küçüğü büyüğü yoktur

   502 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
19 Temmuz 2008, Cumartesi   Vatandaş olmadan Kıbrıs'ta yaşayanlar...
18 Temmuz 2008, Cuma   CTP, nasıl şamar oğlanı oldu? (*)
17 Temmuz 2008, Perşembe   "Battık Hasan beyi, battıkkkk!"
16 Temmuz 2008, Çarşamba   Biri yıkılırsa arkası gelecek...
15 Temmuz 2008, Salı   1974'ün üzerinden dile kolay 34 yıl geçmiş...
14 Temmuz 2008, Pazartesi   Sigara Fabrikası'ndaki hastane günlerinden Tıp Fakültesi'ne...
13 Temmuz 2008, Pazar   Yasemini, Mağusa'da buldum...
12 Temmuz 2008, Cumartesi   Taksiciden al haberi...
11 Temmuz 2008, Cuma   Kıbrıs Türk basını ve KIBRIS gazetesi...
10 Temmuz 2008, Perşembe   Kılıçlar kına, akıllar başa...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2119 1.2203
1 STERLİN 2.4281 2.4462
1 EURO 1.9293 1.9429



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN KIBRIS'A SÖYLE...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Vatandaş olmadan Kıbrıs'ta yaşayanlar....

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Tek'li yol ve bastır Hristofyas!..

Ahmet Tolgay

SAVAŞ ANISI: İNSANIN BİR KURŞUNLUK CANI VA...

Bilbay Eminoğlu

Ne olacak bu memleketin hali diye söylenme...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının zararlı etkilerinden kor...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

RESM-İ İŞKENCE

Sevilay SADIKOĞLU

Şiirlerle Büyüsün Çocuklar...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyoloj...

Dr. İsmail KEMAL

Ergenekon, ampul, El Beşir

Emin AKKOR

Ahtapotun kollarından kurtuluş yok

Oğuz Metiner

Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

Döşünden Yaralı Dağlar

Beste SAKALLI

GÖZLERİNE DAĞILIRDI BENİM ANNEM

Psikolog Ayla Kahraman

Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Çikolatalı Bitkiler

Osman Ertuğ

Ayrılma hakkı

Bener HAKERİ

NOTLAR Unutulanlar mı, bilinmeyenler mi?

Ata ATUN

KKTC TANINMAYA MI GİDİYOR

Mehmet RATİP

Olağanüstü hallerimiz

Dr. Orhan Aydeniz

Taş ocakları sorunu

Harid Fedai

Sünühât Gazetesi Yüksek Katına

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital