Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
UFO'lar yine geldi!
Ya eşel mobil ya da 13. maaş
6 haftalık bebek, kürtajla alındı
Eşel-mobil gerdi
10 bin YTL ile serbest kaldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Şans oyunları ve tam sayfa ilanlardan anladığım...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   15 Mayıs 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bu ülkede her ne varsa, hukuk devleti sınırları içinde demokratik bir mekanizma ile sahiplenilip denetlenmeli.

Yasalarla var kılıp sonra yasa dışı işlem muamelesi ya da mahcup bir kabullenme yapmaya kalkarsanız sistem içinde yamukluk olur.

Kumara, şans oyununa karşı olmak bir tavırdır. Karşıysanız tombaladan başlayarak toto, lotoya oradan kazı kazana, milli piyangoya oradan da bet ofisciliğe casinoculuğa kadar karşı duruşunuzu sürdürürsünüz.

İnsanların "şansla" kazanç elde etme beklentisi bir bütündür.

Şansla kazanç elde etmenin küçüğü, büyüğü, önemlisi önemsizi olmaz.

Milli Piyango bileti alıp, en büyük ikramiyeye göre hayal kurmakla, casinoda herhangi bir oyunda heyecanla kazanma hayali kurmanın hissediş ve beklenti bakımından farkı bana göre yok gibidir.

Bu satırların yazarı olarak ne benim ne de birinci derece yakınlarımın şans oyununa yönelme kültürümüz yok.

Şans oyunlarından büyük keyif alan insanlar tanıyorum ama.

Hükümet edenlerin şans oyunlarına bakış açısı yani politikası net olmalı.

Pek çok kez altını çizerek vurguladım, casinolar bu ülkede devam edecekse casino izni verilecek kişilerin sicilleri, banka açıp insanların paralarını emanet edeceği kişiler kadar temiz olmalı.

Casinolar ya kapatılır ya da işletmecilere batılı ülkelerde olduğu gibi turizmle bağlantılı bir sektörün yatırımcıları olarak bakılır.

Casinolarla bağlantılı olarak hiç bir yetkilinin iki dudağının bir hareketine asla özel belirleyicilik verilmemeli. Kurumlaşma olmaz, sistem kurulmazsa bazı kişiler belirleyici olur... O zaman da şaibe tartışmaları başlar.

Yetkili olsam, casinolarla ilgili iki karardan birini verirdim... Ya kapatır ya da her bakımdan batılı ölçülerde yasakların egemen olmayacağı yasal disiplin altına alırdım.

*            *         *

Çeyrek asrı aşkın bir süredir ülkemizde casino var.

Gündem izin verdiği oranda yazıp, çizip tartıştırmaya çalıştık. İlginçtir casinoculuğu ciddi yapanlar her şeyin çağdaş bir yasayla disiplin altına alınmasını kabul ederken, hükümet edenler hep topu taca attı.

Siyasilerin inatla iki dudak egemenliğini sürdürmek istemesinden, kurumlaşmayı ertelemesinden rahatsızlık duydum.

Siyasiler casinoların açılmasına izin verirken özellikle yabancıların, "kara para aklamasına" kadar varan iddiaları karşısında net bir tavır sergileyemiyor.

Kara para aklanıyor iddiası karşısında suskun ve dudak büker kalmak KKTC devletinin kendisine hakarettir. Denetim mekanizması kurar anında her şeyi bilirsin... Bu kadar basit.

Dahası bir bakarsınız, sürekli zarar eden, dışarıya yönelik "yoğun kazanan para" aktarması yapan casino var mı, yok mu... Bence küçük çaplı ama etkili bir denetimle tüm bu bilgilere ulaşılabilir.

Aslında kara para aklamak isteyenler için Milli Piyango, Devlet Piyangosu daha açık... Özellikle ikramiyesi büyük Türkiye Milli Piyangosu'nda en büyük ikramiyeyi kazanan bilete belirli kişilerin değeri üzerinde para teklif edip aldıkları biliniyor. Böylece adam kara parasını Milli Piyango geliri diye aklıyor.

Şimdi bunu yapanlar var diye tedbir düşünürseniz ben önereyim. Kara para aklamasına karşı tedbir olarak satılan tüm biletler kime satıldığına dair tutanak tutulup çekiliş öncesi piyango idaresine teslim edilsin...

*          *         *

Sıradan gündemin dışına çıkmak için de yazdım bu satırları.

Nedeni ise son günlerde basında yer alan Casino İşletmecileri Birliği'nin tam sayfa ilanları.

Dikkatle okudum...

Şu bölümler dikkatimi çekti:

"...   Bizler casino işletmecileri olarak kurumlaşmış devlet yapısı içinde, istismara açık, yasal boşlukların olmadığı bir şans oyunları sistemini ilk günden beri savunuyoruz.

... Casinolar şans oyunları silsilesinin parçasıdır.

... Yasal eksiklere ve deneyim yoksunluğuna karşılık casinolarımız, dünyadaki çağdaş uygulamalara ayak uydurmada irade ortaya koymuştur. Bu duruş, toplumsal sorumluluk, çağdaş, temiz topluma katkı anlayışıyla gerçekleşmiştir.

... Bizler hem hatırlattık, hem uyardık... KÖTÜ NİYETLİ SIZMALARA ENGEL OLACAK ŞEKİLDE CASİNOLARI YASAL KORUMA ALTINA ALALIM... Bunu casinocuların talep ettiği bir ikinci örnek dünya üzerinde bulunamaz.

... Parti içlerinden başlayarak her türlü siyasi tartışma ve hesaplaşmaya saygımız var. Ama hesaplaşma görüşmelerle varılan karşılıklı uzlaşıların hayata geçmesine engel noktasına gelirse bu tür hesaplaşmalar topluma zarar verici kimlik kazanır.

... Casino İşletmecileri Birliği, Kıbrıs Türk insanına yasakların değil çağdaş düzenlemelerin yakıştığına inancını hep korudu.

Ancak acı bir gerçek olarak gördük ki hükümet edenler casinoların toplumsal ve ekonomik işlevini ve yasal statüsüyle ciddi, saygın bir yatırım olduğunu algılamakta gecikmeyi sürdürüyor.

... Yıllardır sabırla, kendimiz için değil toplum için sektörümüzün yasal düzenlemelerini talep ettik. Hep oyalandık... Her seferinde biz arkamızı dönüp kapıdan çıktıktan sonra, bir vergi kalemi altında "haracımız" artırıldı...

... Özellikle son iki yıldır casino sektöründe belirsizlik ve sorunların aşımı için yaptığımız ortak yasal düzenleme çalışmalarının yok sayılarak, yasakçı bir anlayışın ileriye taşınmak istenmesi kabul edilebilir değildir."

*          *        *

Suya sabuna dokunmazsanız kirli kalırsınız.

Casinocuların açıklaması bana göre hükümeti zora sokan bir açıklama. Adamlar, "Biz ortak çalışma ile çağdaş yasal düzenlemelere varız" diyor.

Bana öyle geliyor ki bir fırtına da casino dünyasında yaşayacağız. Gerginlik içinde casinolar kapılarını kapatacak ve yabancı ağırlıklı müşteri dokusuyla ekonomiye katkı koyan şans oyunları sektörünün okkası o zaman ortaya çıkacak.

Konuşa konuşa anlaşma yerine kapışma tercih edilirse olacağı budur.

Casinoların ekonomimizdeki payı keşke bu kadar büyük olmasaydı. Bu büyük pay ekonomik yapımızın ayıbıdır.

Keşke devlet ya da hükümet, "Boşverin gelirini, kapatıyoruz" seçeneğini de ortaya koyacak konumda olabilse... Ama o seçenek yoksa, casinoculuk turizmle ilgili ciddi bir sektör olarak ele alınsın, yamuk yumuk etkilerin belirleyiciliğine son verilsin...

 

Günün sözü:

 

Korkulup ellenmeyen kirlenmeye mahkumdur

 

 

KKTC Cumhurbaşkanı Talat'la bir buçuk saat görüştük... Kıbrıs sorunu önemli günlerden geçerken dün KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la tam bir buçuk saat konuştuk. Talat'ı rahat ve kendinden emin buldum. Çok önemli konularda Talat'ın saptama ve değerlendirmelerini dinledim. Söylediklerinden söylemediklerini de çıkarıp okudum. Yarın sizlerle paylaşacağım... Çok ilginç ve dikkat çekici bulacaksınız..
   454 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
09 Temmuz 2008, Çarşamba   Talat, boşuna nefes tüketiyor...
08 Temmuz 2008, Salı   Usanmadım dersem yalan olur... Ve sesiz sedasız imzalanan sözleşme...
07 Temmuz 2008, Pazartesi   "Sen olsan genel greve katılır mıydın?"
06 Temmuz 2008, Pazar   Denizden para değil cesaret kazandım...
05 Temmuz 2008, Cumartesi   Aziz Kent'in gördüğü adres TC Büyükelçiliği...
04 Temmuz 2008, Cuma   Yurt dışındaki insan kaynaklarımızı da bilmiyoruz...
03 Temmuz 2008, Perşembe   Rauf Denktaş'tan mektup var...
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Talat'ın dört buçuk saatlik sabrı ve Hristofyas'ın sıkıntısı...
01 Temmuz 2008, Salı   Sıkıntı lafı kıvırmada...
30 Haziran 2008, Pazartesi   Bunun adı adres olmaktır...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital