Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Lefkoşa Merkezi Cezaevi: Uyuşturucu ticareti merkezi
Birleşik Kıbrıs'ta tek egemenlik ve tek yurttaşlık kesindir
Talat yanlış yoldan dönsün, bunu yapamıyorsa istifa etsin
Eşel mobil grevi hayatı durduracak
Eski Cumhurbaşkanı Denktaş: Teslimiyete gidiyoruz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Talat'ı sağlıklı, kendinden emin ve rahat buldum...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Mehmet Ali Talat, Hristofyas'la defterleri kolay kolay yırtmaz. Ama Hristofyas, gerçeği yansıtmayan bir abartı ile Talat ve çalışma arkadaşlarını bir biçimde hafife alıp, her şeyin Ankara'da belirlendiği iddiasını - özellikle yabancı diplomatlara yönelik- sürdürmeye devam eder, buna karşılık da, 'Kıbrıslı Türklerle değil git Ankara ile görüş' denilirse benim için sürpriz olmaz

Önceki gün öğleyin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la randevum vardı.

Randevumuz öğleyin birdeydi.

Hem light mönü yemeğimizi yedik hem de konuştuk.

Talat'ın kalp ameliyatı sonrası kilo vermişliği sağlığıyla ilgili farklı yorumlara neden oluyor.

Çeşitli ortamlarda buluştuğum için sağlığı ile ilgili yakından gözlem şansım var.

Önceki gün düşünceleri kadar sağlığını da gözledim. Çok net olarak şunu yazayım, Cumhurbaşkanı Talat, son yılların en sağlıklı günlerini yaşıyor.

Yemesine dikkat ediyor.

Önceki gün masada neler mi vardı?

Sıralayayım... Her birimize, dört en çok beş kaşık, içinde dört küçük parça dana eti olan taze fasulye, dörder kaşık pirinç pilavı, üçer kaşık yoğurt, yağsız yeşillik tabağı dediğimiz salatalıklar, siyah zeytin... Yemeğin ardından ben dilimli yarım elma ile üç yatay dilim portakalı yedim, Talat, meyvesini ara öğüne sakladı... Üzerinden de kahvemizi içtik...

Bu ayrıntıyı niye verdim? Cumhurbaşkanı Talat, bir süreden beri yemesine-içmesini çok ciddi bir özen gösteriyor.

Çok samimi olarak belirteyim ameliyat sonrası sağlığından bir miktar endişe duydum. Ancak dünkü görüşmemizden sonra sağlıklı olduğu ile ilgili hiç kuşkum kalmadı.

* * *

Mehmet Ali Talat'la sohbetimizde söylenenler kadar söylenmeyenleri de dikkatle öğrenmeye çalıştım.

Samimiyet, karşılıklı güven ve açıklık anlayışı ne olursa olsun konuşma anında masada duran bir ses kayıt cihazı ya da söylenen her şeyi not etme çabası sohbetin verimliliğini olumsuz etkiler.

Gazeteci arkadaşlar bunu çok iyi bilir. Hatta sırf bu nedenle ya sohbetin başı ya da sonunda kayıt dışı bir bölüm tercih edilir.

Yazılsın ya da yazılmasın daha özgür bir sohbet akışı gazeteciye o görüşmeden elde edeceği sonuç bakımından yol haritasını gösterir.

Önceki günkü sohbetimizde masanın üzerinde baştan sona ses kayıt cihazı olmadı. Bir tek kelime not da tutmadım.

Konsantrasyonumu yoğunlaştırıp konuştuklarımızı beynime yazdım.

Daha sonra bir düşündüm konuştuklarımızı tüm ayrıntısıyla anımsıyorum.

Bu yazıda önceki günkü sohbetten hiç tırnak içi bir bölüm bulmayacaksınız.

Dinlediklerim ve de gözlediklerimi kendi özgür anlatımımla sizlere taşıyacağım.

* * *

Talat, Cumhurbaşkanlığı koltuğunda üç yılı geride bıraktı.

Cumhurbaşkanlığında artık Rauf Denktaş günlerinin izi kalmadı. Talat, o izi silmek için özel bir çaba harcadı mı? Bence harcamadı. Ancak farklı siyasi kültürün doğal sonucu olarak kimyasal uyumsuzluk izlerin kolay silinmesini sağladı.

Talat'ın Ankara ilişkilerini sorgulayan ve zaman zaman eleştiren biriyim.

Rauf Bey'in Ankara ilişkileriyle Mehmet Ali Talat'ın Ankara ilişkileri aynı değil.

Rauf Denktaş, için Ankara'nın Kıbrıs'taki en üst düzey memuru gibi görünmek rahatsız edici değildi. Hatta bundan gurur da duyabilirdi. Çünkü O'nun için asıl olan Türkiye ve Türkiye'nin çıkarlarıydı.

Talat, Ankara'yı yok saymıyor. Ankara ile uyumlu ve de verimli çalışmayı da sürdürmekten rahatsız değil. Hatta somut koşullar nedeniyle bunun olması gerektiğine de inanıyor. Ama Talat, için öncelik Kıbrıs Türk Halkı'nın oylarıyla seçildiği Cumhurbaşkanlığı makamıyla halkın iradesine saygıyı Türkiye dahil her yere taşımaktır.

Kısaca Talat, Ankara'nın memuru değil, bundan sonra da olmaz.

* * *

Askerle ilişkilerde de Talat'ın gerginlikten yana olmadığını çok net olarak gözledim. Yanlışa yanlışla yanıt vermeme konusunda kesin bir duruşu var. Sabırlı bir duruşla Kıbrıs Türk halkının siyasal yapılanmasının her yerde hak ettiği değeri bulmasını istiyor.

Genel Kurmay Başkanı Büyükanıt ile Kara Kuvvetleri Komutanı Başbuğ'un ziyaretlerinden siyasi sonuç çıkarmak istemiyor.

Büyükanıt, kendisinin davetiyle gelmişti. Başbuğ'un ziyareti ise askeri birliklerin denetlenmesi bakımından programlanmış bir ziyaretti.

Fark ettim, Silahlı Kuvvetlerin komuta kademesiyle ilgili konuşmayı Talat, sevmiyor. En samimi ortamda bile yapacağı konuşmaların farklı yorumlama neden olacağı düşüncesinde.

* * *

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın önceliği Kıbrıs sorununun çözümü

Dış etkenler ve Türkiye dahil Kıbrıs'la ilgili merkezlerdeki iklimin çözüme uygunluğu ne olursa olsun Talat, Kıbrıs merkezli bir çözüm iyimserliği taşıyor.

Mehmet Ali Talat, komiteler düzeyinde devam eden görüşmelerdeki sıkıntılardan ciddi bir rahatsızlık duymuyor. İyimserliği ise siyasi bir kampanyanın parçası değil.

Bunca yıllık Kıbrıs sorununun hiç ayrılık olmayacak bir müzakere süreciyle çözüme taşınamayacağı düşüncesi kolay okunuyor. Hatta farklılıkları görüşmelerin ciddiyetle devamı bakımından ciddi işaret olarak algılıyor.

Ciddi ciddi görüşme olmasa farklılık da olmaz. Zaten sonuçta bir şey olmayacak anlayışıyla, karşılıklı olarak kafalar emme basma tulumba gibi sallanır, ciddi olmayan görüşmeler, verimli görüşmeymiş gibi satılır.

* * *

Talat, tamamen kendi kontrolündeki görüşmelerin her aşamasından haberdar

Komitelerde ne konuşuluyorsa Talat, öncesinde ve sonrasında biliyor.

Peki Türkiye Dışişlerinin bu süreçte etkinlik, belirleyicilik bakımından konumu ne?

Yolun sonunda varılacak anlaşma garantör ülke, yılların da getirdiği özel konum nedeniyle Türkiye tarafından da kabul edilmesi gerekir. Bu nedenle Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafının görüşmeleri Türkiye'yi alakadar ediyor.

Türkiye'nin görüşmelerden haberi var. Zaman zaman kendi görüşlerini de Talat'a iletiyor. Ancak şu net olarak biliniyor ki Türkiye'den gelen görüşler talimat değil görüştür.

Talat bir yandan Rumlarla, öte yandan Ankara ile müzakere etmeden Ankara ile görüş alış verişinde bulunuyor. Kıbrıs Türk tarafı adına komite masalarında bulunanların önündeki bilgi notları, Talat'ın Kıbrıs'tan çalışma arkadaşlarıyla şekil verilmiş bilgi notlarıdır.

* * *

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Rum Cumhurbaşkanı Hristofyas'a nasıl bakıyor? Hristofyas'tan rahatsızlığı var mı?

Talat, Hristofyas'ı Padapodulos gibi görmüyor. İlk baş başa görüşmelerinden duygusal izler hala Talat'ta duruyor.

Hristofyas'ın işinin Güneyde kilise dahil derin statüko unsurlarının etkinliği nedeniyle kendine göre daha zor olduğunu biliyor ama saygı ile karşılıyor.

Mehmet Ali Talat, Hristofyas'la defterleri kolay kolay yırtmaz. Ama Hristofyas, gerçeği yansıtmayan bir abartı ile Talat ve çalışma arkadaşlarını bir biçimde hafife alıp, her şeyin Ankara'da belirlendiği iddiasını - özellikle yabancı diplomatlara yönelik- sürdürmeye devam eder, buna karşılık da, 'Kıbrıslı Türklerle değil git Ankara ile görüş' denilirse benim için sürpriz olmaz.

Günün sözü:

Bütünü oluşturan parçalar, bütünün parçasıdır

   441 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Temmuz 2008, Cuma   Yurt dışındaki insan kaynaklarımızı da bilmiyoruz...
03 Temmuz 2008, Perşembe   Rauf Denktaş'tan mektup var...
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Talat'ın dört buçuk saatlik sabrı ve Hristofyas'ın sıkıntısı...
01 Temmuz 2008, Salı   Sıkıntı lafı kıvırmada...
30 Haziran 2008, Pazartesi   Bunun adı adres olmaktır...
29 Haziran 2008, Pazar   Dün, bugün, yarın... İşte Budapeşte...
28 Haziran 2008, Cumartesi   KTHY'nin talihsizliği nerede?
27 Haziran 2008, Cuma   Kalitesizlikten öte kullanılamaz su...
26 Haziran 2008, Perşembe   Tarihi izlerine baktım, bugünü ve geleceği düşündüm...
25 Haziran 2008, Çarşamba   Sürekli öncü ve ilerici olmak...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2177 1.2263
1 STERLİN 2.4266 2.4447
1 EURO 1.9235 1.9370



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ANALARINDAN DOĞDUKLARINA...

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Yurt dışındaki insan kaynaklarımızı da bil...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

44 yıllık ömrünün 28 yılı hapiste geçti!..

Bilbay Eminoğlu

Ne kadar tuzu kuruolan varsa şimdi çıkacak...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

KILIÇ SESLERİ ARASINDA KALAN LİDERLER

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Devlete dava açmak, 2 yıllık asgari ücret ...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Bir hikâye-i göçmen

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Carlin vs. Ölüm

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital