Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Skandalda ikinci perde
Önce araca sonra demir kapıya vurdu
İki çocuğuyla sokağa atıldı
Ayri, Girne'de başka kızları da telefonla arayıp rahatsız etti
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı
Avcılardan ağaç katliamı
Tam uyum

YORUMLANANLAR
Skandalda ikinci perde [7]
Avcılardan ağaç katliamı [1]
Tolga'dan bateri şov [1]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [30]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [5]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Kim olursa olsun, izinsiz inşaatları mühürleyeceğiz [1]
"Bally" belası [1]
Yusuf Erol kurtarılamadı [1]
Girne'de uyuşturucu operasyonu [1]
Esrar çekip ortalığı dağıttılar [6]
Köşeyi dönemedi, devrildi [2]



Kalitesizlikten öte kullanılamaz su...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   27 Haziran 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bu ülkede doğal nedenlerle su temininde sorun vardır. Ancak su teminindeki sorundan çok daha önemli şebekelere verilen suyun kalitesizliğidir.

Herkesin evinde her an tahlil yapacak altyapı yoktur, olması da düşünülemez. İnsanlar çeşmelerinden akan suyla ilgili kokusu, rengi ve tadıyla ilgili duyu organları aracılığıyla bilgi ve yorum sahibi olabilir. Ötesinde rakamlara ulaşmaları olası değil.

O noktada laboratuar bulguları tek kaynaktır.

 

 

  Sağlıkla ilgili sistem olarak ne yaparsanız yapınız eğer kültür, düşünce olarak en genel tanımlamayla sağlığa önem, değer vermezseniz yaptıklarınız halk diliyle hikaye bile değildir.

  Koruyucu hekimliğin sağlıkla önemi tartışılmazdır.

  Bütün mesele hastalık riskini hayatın her alanında olabildiğince aşağıya çekmek.

  Çevre koşulları yanında insanların sağlıklı ürünler tüketerek beslenip, hayatını sürdürmesine özen gerekir.

  Beslenmenizde almadığımız bazı besinler olabilir.

  Ancak sağlıklı bir yaşam için her gün asgari içilmesi gereken su var. Bunun altında su içildiği zaman sağlık açısından riskler gündeme gelebilir.

  Su içilebilir özellikteyse içilir, kullanılabilir özellikteyse de içilmez ama kullanılır.

  Çocukluk günlerimizde ağzımızı çeşmeye dayar kana kana su içerdik. İşte o günlerde bir gün içeceğimiz suları çeşmeden değil para ile alacağımızı söyleseler inanmazdık. Biz zamanlar inanmadığımız şimdi hayatımızın vazgeçilmezi oldu.

  Ekonomik durumu ne olursa olsun insanlar içeceği ya da yemeklerde kullanacağı suyu para ile özel sektörden alıyor.

  Ancak içecek suyu para ile almakla derdiniz sonlanmıyor.

  Çeşmelerden akan su hayatımızın hala çok önemli bir parçasıdır.

  O suyla yıkanıyor, o suyla yemek sonrası ağzımızı yıkıyoruz... Bulunduğu oranda o suyla çiçekler sulanıyor...

  İçilmese de kullandığımız suyun da olması gereken kalitede olması şarttır.

  Suyun kalitesi denetlenebilirdir.

  Eş aralıkla ya depolardan ya da şebekeden su örnekleri alınıp tahlil edilir, sonuçları da halkla paylaşılır.

  ***

  Tuzluluk oranı da suyun kullanılabilirliği bakımından önemlidir. Sudaki tuzluluk (NACL) oranına göre su beş sınıfa ayrılır.

  1.Sınıf 0-175, 2. Sınıf 176-525, 3. Sınıf 526 - 1400, 4. Sınıf 1401- 2100, 5. Sınıf 2101 ve yukarısıdır.

  Dördüncü sınıfa giren su kalitesizdir, beşinci sınıfa giren su ile kullanılamazdır.

  Elimde KKTC Sağlık Bakanlığına bağlı Devlet Laboratuarı Dairesi Müdürlüğü'nün D.Lab No: 8132/08 sayı ve 11 Haziran 2008 tarihli Kimyasal Su Analiz raporu var.

  Suyu tahlil için laboratuara gönderen devletin Su İşleri Dairesi. Örnek suyun Hidroloji Bölgesi, Dikmen. Örneğin alındığı yer Dikmen Deposu.

  Örnek 11 Haziran 2008'de laboratuara gönderilip aynı gün sonuç alınıp, rapora dökülmüş.

  Rapora göre örnek sudaki tuzluluk oranı 2984... Yanlış okumadınız iki bin dokuz yüz seksen dört. Yani o su kullanılamaz.

  Peki bu rapor alındığı zaman ne yapıldı.

  KOSKOCAMAN BİR HİÇ.

  Bu depodan Lefkoşa ve Mağusa'ya su verilir.

  Lefkoşa ve Mağusa belediyeleri en önemlisi bu suyu kullanan insanlara haberdar edildi mi? HAYIR EDİLMEDİ.

  ***

  Şimdi birileri çıkacak ve ahkam kesip, bunun mikrobikliği üzerine yorum yapacak.

  Sorum çok açıktır.

  Tuzluluk oranı 2984 olan bir suyun şebekeye verilip insanlara ulaştırılması doğru mudur yanlış mıdır? İnsan sağlığı ile bağlantılı bir konuda bu duyarsızlık niye?

  İnsan sağlığına önem verilen hiç bir ülkede böyle bir duyarsızlık olamaz.

  ***

  Tabii bu su o depoya ulaşırken kalitesinin ne olduğu mutlaka biliniyordu.

  Bu ülkede doğal nedenlerle su temininde sorun vardır. Ancak su teminindeki sorundan çok daha önemli şebekelere verilen suyun kalitesizliğidir.

  Herkesin evinde her an tahlil yapacak altyapı yoktur, olması da düşünülemez.

  İnsanlar çeşmelerinden akan suyla ilgili kokusu, rengi ve tadıyla ilgili duyu organları aracılığıyla bilgi ve yorum sahibi olabilir. Ötesinde rakamlara ulaşmaları olası değil.

  O noktada laboratuar bulguları tek kaynaktır.

  Elimdeki örnek rapor devletin bilgisi dahilindedir.

  Hade soralım bakalım... "EFENDİLER BU RAPOR ELİNİZE GEÇTİKTEN SONRA NE YAPTINIZ?"

  Yanıtınız varsa yollayın yazalım...

 

  Günün sözü:

  İnsan sağlığı ile oynayanların, insana değer vermesi söz konusu olamaz

 

   546 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
21 Kasım 2008, Cuma   Beni ciddi anlamda rahatsız ediyor be gardaş!
20 Kasım 2008, Perşembe   Dünya devleti ve temsilcileri...
19 Kasım 2008, Çarşamba   Elimizden bir şey gelmiyor!... Bekleyip göreceğiz.
18 Kasım 2008, Salı   Kıran kırana kırgınlık ve felaketin ayak sesleri...
17 Kasım 2008, Pazartesi   Demokrasi kültürü ve yerel yönetim...
16 Kasım 2008, Pazar   Tarihle bugünün buluştuğu noktada yerel yönetim konuşulurken...
15 Kasım 2008, Cumartesi   25 yıl önce, 25 yıl sonra...
14 Kasım 2008, Cuma   Güzelyurt'ta gördüklerim ve Cemil Çiçek'in ziyareti...
13 Kasım 2008, Perşembe   "AB ve serbest rekabet koşullarına alışmamız gerekiyor" denmişti...
12 Kasım 2008, Çarşamba   Yaşama ağlayarak merhaba...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6944 1.7064
1 STERLİN 2.5170 2.5358
1 EURO 2.1221 2.1370



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

LİDERLERİN KULAĞINA KÜPE...

Ali Baturay

ÇOCUK ÇOCUKTUR, IRKI MI OLUR ÇOCUĞUN?

Hasan Hastürer

Beni ciddi anlamda rahatsız ediyor be gard...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

Rusya'dan sevgilerle, görüşmeler keres...

Ahmet Tolgay

VAHŞİ BATI'NIN GECESİ: KIZILDERİLİLER ...

Bilbay Eminoğlu

Dostlar alışverişte görsün

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

BABALARINA BENZEYEN NESİLLER

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital