Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Genç kızlar, uyuşturucu sokmaya çalıştı
TC Büyükelçiliği'nden "bilgi notu":Kur'an kursları, TC Başbakanlık
Hırsızlar her yerde
Genelkurmay'da Kıbrıs hassasiyeti
Garantörlükten vazgeçilemez
Uyuşturucu zanlıları, yargılanıncaya kadar Merkezi Cezaevi'ne gönderildi
Celal: Halklar, liderlere büyük destek vermeli
Otellerden yıldız çıkartması
MTG'nin 4'üncü yabancısı Friday
Orhan Günşiray yaşama veda etti
Aziz ve Süleyman Denizli'ye imza attı
Girne'de Global Deejays zamanı
Hamitköy Fırat ile sözleşme imzaladı
Tan'la "Neler neler" yaşanacak
Akkuş Çanakkale'de yarışıyor
Şenlikler sona erdi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Kırmızı çizgili yıllar (20)

Mustafa Doğrusöz

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Haziran 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

"Astata malagasu anagatomena."...

Bu, Melyo'nun, yani Ahmet Amca'mın en popüler şarkısıydı...

Rumcayı su gibi konuşurdu...

Ailenin üçüncü çocuğuydu...

Doğum tarihi 1925..

İntihar ettiği veya öldürüldüğüne inandığım yıl 1967...

Yani kırk iki yaşındaydı...

Bana göre intihar edecek adam değildi...

 

                               ***

 

Yıllar sonra onun profilini kısmen ortaya koyan köşe yazım, 9 Temmuz 1999 tarihinde bana başarı ödülü kazandırmıştı...

Ödülü, Sayın Denktaş'ın elinden almıştım...

Özgül, o akşam o andan çok etkilenmişti...

Ben, ne kadar etkilendim, onu hiç söylemedim...

Bazı şeyleri saklama alışkanlığım var da ondan...

 

 

                                  ***

 

 Önce o yazıya bakalım...

 Ardından yılların ardına bakacağız...

  "Melyo orta boylu, düz saçlı, saçları her zaman ıslak gibi geriye taranmış, ömründe kravat takmamış, ortaokul nedir bilmemiş bir halk adamı...

   Belki bir filozof, belki o günün koşullarında aykırı bir tip...

   İçkiyi su gibi içiyor, çalışırken sanki bir orduya bedel...

   Kavgası da öyle; ne namlı kabadayılara baş eğiyor ne hain tuzaklara ne namertten korkuyor ne İngiliz'den...

   Kaymaklı Karakolu'ndaki resimleri sanki bir Fransız gangsteri gibi...

   Ama Melyo, hiçbir zaman anlaşılamamış yaşam öyküsünde olduğu gibi cesur ve azametli...

   1950'li yılların sonuna doğru By-Pass'a nereden gidilir diye soran iki turiste, "Buradan sola dönünüz sonra ileriye gidiniz bütün yollar Amerika'ya çıkar" diyecek kadar uzak görüşlü ve espritüel bir tip...

   Kendini neden bu kadar içkiye verdiği, yaşamı neden bu kadar hafife aldığı hiç mi hiç anlaşılmadı...

   Zaten kaçımız en sevdiğimiz insana bile bugün iyi görünmüyorsun bir şey mi oldu yahut derdin ne diye soruyoruz...

   Melyo'nun en sevdiği türkü "Yine gam yükünün kervanı geldi, çekemem bu derdi de aman bölek seninle" türküsüydü.

   Adı en fazla aşk dedikodularına karışırdı...

   Galiba atları insanlardan fazla severdi...

   Bir de hakkında üretilen solculuk senaryoları vardı...

   Halkın Sesi'nde bir zamanlar açıklaması da çıkmıştı...

   Oysa ki Melyo sendikacı değildi...

   Ama o günkü koşullarda tıpkı beş vakit namaz ve niyazla vakit geçiren ağabeyi de bin bir ısrar ve rica sonucu solcu olmadığını açıklamıştı o sıralardı...

   Ancak, Melyo'nun birçok kişiden daha milliyetçi olduğu, 1963 Aralık ayında açıkça ortaya çıkmıştı...

   Üç taraftan sarılan Küçük Kaymaklı ateşle imtihan veriyordu...

   Hem de ne ateş...

   Baş kaldırmak cesaret işiydi...

   Bir avuç Mücahit cansiperane vuruşurken, muhasara altındaki köyde herkes evlerinde kalmıştı...

   İşte bu mahsur kalan insanların bir yerde toplanması için, evlerin birbirine hudut duvarlarının delinerek geçit açılması gerekirdi; ve Melyo bu işi, dağları delen Ferhat gibi çok kısa bir sürede başardı...

   Daha sonra duvarlarda açılan geçitleri görenler ona hakkını teslim ettiler...

   Melyo zaten birilerinden bir şeyler bekleyecek bir tip değildi...

   Bir gün ortadan sır gibi kayboldu...

   Ben biliyorum ki; yüreğinin kaldıramayacağı, onun insanlığına sığmayacak bir olay ile karşı karşıyaydı...

   Ve bir gün ölüm haberi geldi... Melyo intihar etmişti...

   Sonra başka senaryolar üretildi...

   Ama gerçek hiçbir zaman anlaşılamadı...

   Zaten anlaşılsa da ne olacaktı... Gidenin geri geldiği görülmüş şey değildi...

   Ne geçen zaman geri gelir, ne ölenler dirilirdi...

   Doğanın ölüme mahkum ettiği insanoğlu aslında aczinin bilincinde olsa, dünya bu kadar kötü mü olurdu...

   Ardından yüzlerce anı kalan Melyo'nun bana göre en çarpıcı sözü şuydu:

   "YAŞARKEN YANAĞIMDAN ÖPMEYEN KİŞİ, ÖLDÜKTEN SONRA TOPRAĞIMI HİÇ ÖPMESİN..."

   Evet, yaşarken öpülecek insanların, öldükten sonra toprağını öperek, affedilmez hatalara biz de düşmeyelim...

   Çünkü; Melyo olayı bunlardan sadece bir örnek!"

 

                                                               ***

 

 

   Bu güzel insanın hayata neden küstüğünü irdelemeye devam edeceğim...

   Yeşilin hakim olduğu bir adada, neden kırmızı diye...
   743 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
29 Ağustos 2008, Cuma   Kırmızı çizgili yıllar(37)...
28 Ağustos 2008, Perşembe   Kırmızı Çizgili Yıllar (36)
27 Ağustos 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(35)...
13 Ağustos 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar (34)
11 Ağustos 2008, Pazartesi   Kırmızı Çizgili Yıllar (33)
10 Ağustos 2008, Pazar   Kırmızı çizgili yıllar (32)
09 Ağustos 2008, Cumartesi   Kırmızı çizgili yıllar (31)
08 Ağustos 2008, Cuma   Kırmızı çizgili yıllar 30
30 Temmuz 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar 29
28 Temmuz 2008, Pazartesi   Kırmızı çizgili yıllar 28



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1810 1.1893
1 STERLİN 2.1676 2.1837
1 EURO 1.7442 1.7564



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

VAMIK HOCA'DAN YANIT (BİR BİLİM İNSANI...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Hatice'ye değil neticeye bakınız...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(37)...

Akay Cemal

Güney Osetya ve Abhazya gölgesinde yapılan...

Ahmet Tolgay

OKUYUCUDAN: PİLE VE ACI GERÇEKLER...

Bilbay Eminoğlu

Bu hesabın içinden çıkabilene aşkolsun!

Necdet Ergün

ASGARİ ÜCRET'te ZOR AMA YANLIŞ TERCİH

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

KKTC ÜNİVERSİTELERİ İMAJI

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Soğuk Savaş mı?

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan-ı Şerif'i karşılarken

Bedia BALSES

YİNE BU YIL ADA SENSİZ

Beste SAKALLI

BELKİ ATILIR DİYE AYRILIK İÇİNDEN...

Psikolog Ayla Kahraman

"AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE&...

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

ENERJİ İÇECEKLERİ

Bener HAKERİ

Sere serpe

Mehmet RATİP

Bir cinayetin yıldönümü

Dr. Orhan Aydeniz

Ülkemizin asayiş sorunu

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital