Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Sigara artık yasak
Annesini dövdü, tutuklandı
Mecbure Esen kurtarılamadı
Banka soygunu soruşturması sürüyor
Cinayette son 4 gün
Şimdi de Avrupa sallanıyor
Büyük Av açılmadan, kaçak av başladı
Greeny sarmaşıkları Girne'de tanıtıldı
"Cezaeviyle ilgili iki önemli hususta anlaşma sağlandı"
Futbolda transfer dönemi sona erdi

YORUMLANANLAR
Arasta'ya 6 milyon [1]
Piknik alanı değil çöplük [2]
Özmen Yılancılar baba oldu [2]
Türkiye'de saldırı, 15 asker şehit [1]
Güney zengin Kuzey pahalı [2]
Rum muhalefet kanadından gençlerin tutuklanmasına sert tepki [2]
BİR YASTIKTA 50 YIL [1]
Çağlar ve Özgürgün, AKPM'nin Kıbrıs kararını değerlendirdi: [2]
Kıbrıs Türk tarafına tuhaf çağrılar yapılıyor [2]
Lefkoşa'ya cami yapacakmış [19]
Tadı bozuk, yenecek pilav değil [1]
Cezaevini yaktılar [2]
Rumlar AKPM kararına tepki gösterdi [1]
Rapor tek taraflı [3]
Kermiya'da bayram izdihamı [4]



AĞZINDAN ÇIKANI KULAĞI DUYMAYAN BELEDİYE BAŞKANI

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Ocak 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Lefkoşa Belediye Başkanı Cemal Bulutoğluları, popüler bir kişilik...

   Belediye başkanı olmadan önce kulüp başkanlığı ve işadamlığı sayesinde de sürekli gündemdeydi.

   Kulüp başkanıyken, katıldığı veya telefonla bağlandığı programlardaki argo ve sinirli konuşmaları, nedense insanlara komik geliyordu.

   Bulutoğluları’nı konuk etmek, o programa renk katmak olarak algılanıyordu. 

   Örneğin önceden yardım ettiği kişiler canını sıkmışsa, o kişilere “yazıklar olsun size o kadar da yardım ettim” demesi normaldi, kimlerine göre.

   Nitekim sinirlendiği hakemlere bu şekilde verip veriştiriyordu.

   Popülerliği, yardımsever tavrı, halk adamı imajı, belediye başkanı olmasını sağladı.

   Belediye başkanı olması DP’nin değil, tamamen kendisinin başarısıydı.

   Bulutoğluları, hırslı birisi, idealleri var; uzun yıllar Lefkoşa Belediye Başkanı olarak kalmak istiyor...

   Olabilir, Lefkoşalıyı memnun ederse tabii ki uzun yıllar başkanlık yapabilir.

   Ancak şunu söylemeliyim ki bir belediye başkanı bu kadar bozuk ağızlı, küfürbaz olmamalıdır...

   Bulutoğluları, hem küfürbazdır, hem de ekonomik akıldan yoksun işler yapmaktadır.

   Ekonomik akıldan yoksun diyorum çünkü çoğu yardım adı altında daha çok şova yönelik işler yapıyor, 300’lü rakamlardan aldığı belediye personelini 800’lü rakamlara taşıyordu.

   Tabiatıyla bu rakama ulaşan çalışanı ödemek için de zorluk yaşıyor.  

   Ancak benim asıl üzerinde durmak istediğim; Cemal Bulutoğluları’nın küfürbaz ve tehditkar halleridir, başkan, ağzından çıkanı kulağı duymayan birisidir.

   Kafası kızdı mı dünyayı yok edecek kudrete sahip olduğunu sanmaktadır.

   Belediyeyi ve kızdığı kurumları kendi özel şirketi gibi görerek, buralardaki insanları tehdit etme özgürlüğüne sahip olduğunu sanmaktadır.

   Kızdığı belediye personelini, şirketinde çalışan biriymişçesine işten atmakla tehdit edebildiği gibi, telefonun ucundaki gazeteciye sinirlendi mi “seni işten attırırım” diyebilecek kadar da ileri gitmektedir.

   Daha başkanlığı kazandığını öğrendiği ilk dakikalarda kendisine oy vermediğini düşündüğü surlar içi halkına yaptığı tehditler ve yine kızdığı Ticaret Odası başkanı için söylediği “onu görevden alacağım” şeklindeki trajikomik sözler halen hafızalardadır.

   Sayın Bulutoğluları, sonraları da defalarca potlar kırmıştır, çıktığı canlı yayınlarda argolu sözler kullanmıştır.

   Bulutoğluları, benimsediği tarzını sürdürmeye kararlı...

   Nasıl olsa bu memlekette artık ekranlarda ciddi olması gereken kişilerin “komiklik” yapması normal karşılanıyor.

   Nasıl olsa bu memlekette bir kişinin ekrana çıkıp da mesai arkadaşlarını, kendi kurumunu aşağılaması, dalgasını geçmesi, ağzına geldiğini söylemesi ve belden aşağı konuşması büyük bir marifet olarak görülmektedir.

   Böyle bir ortamda Bulutoğluları’nın ekranlardaki argolu, küfürlü, tehditli sözlerini son derece normal olarak karşılayanlar da olacaktır.

   Başkalarını bilmem ama kendi adıma söyleyeyim ki bu tarz benim hoşuma gitmiyor.

   Bulutoğluları, son günlerde KIBRIS gazetesini hedef aldı.

   Çıktığı televizyonlarda tuhaf tuhaf konuşmalar yapmaktadır.

   KIBRIS gazetesinin kendisine taktığı paranoyası içerisindedir.

   Şikayeti nedir; aybaşı bazı çalışanlar gazeteyi arayarak maaşlarını alamadığını söyledi.

   Biz de bu iddiayla yetinmedik ve başkanı bir muhabirimiz ile görüştürdük, “sorun yoktur falan gün ödenecektir” dedi, biz haberi şikayet edenlerin üzerine değil de Bulutoğluları’nın sözleri üzerine kurarak, ortada sorun olmadığı, falanca gün ödeneceği haberi yaptık.

   İkinci şikayetçi olduğu haber de “100 çalışanın ödenmediği” ve “sosyal sigorta, ihtiyat sandığı yatırımlarının geciktiği” yönündeki şikayetlerle gazetemizi ziyarete gelen iki sendikacının söyledikleri.

   Biz yine bu sendikacıların söylediği ile yetinmedik, yine bir muhabirimiz başkanı aradı ve durumu sordu.

   Haberi yine tarafsız yaptık, “onlar şunu iddia ediyor, bu da bunu söylüyor” mantığıyla ve iki tarafın da görüşlerini yansıtan çift başlıkla verdik haberi.

   Sayın başkan bundan tatmin olmamış, katıldığı programlarda ve telefonla bağlandığı yayınlarda gazetemize ve gazetemizin müdürlerine laf edip duruyor.

   Üstelik aynı haber başka gazetelerde de yer aldığı halde özellikle KIBRIS gazetesinden şikayetçi oluyor.

   Efendim kendi haberleri arka sayfalarda yayınlanıyormuş da bu iki haber neden üçüncü sayfada yer almış.

   Öncelikle şunu söyleyeyim ki bizim hangi haberi hangi sayfada yayınlayacağımıza Sayın Bulutoğluları karar veremez.

   Kaldı ki Bulutoğluları, çok nankörce bir tavır sergilemektedir, çünkü hak ettiği zamanlarda bu gazetenin ön sayfasında da yer almış, hatta manşetine bile çıkmıştır.

   Belediyenin doğal olarak yapması gereken, asli görevlerini de haber yapıp göndermektedirler.

   Maalesef, bazı bakanlıklar, belediyeler, üniversitelerin asli görevlerini, yapması gerekenleri, görevlerini sanki büyük bir icraatmış gibi yazıp göndermeleri alışkanlık haline geldi.

   “Kardeşim bu senin zaten görevin, bunun haber değeri mi var?” diye sormadığımıza dua edeceklerine, haber değeri olmayan haberlerin baş köşelerde yer almasını istiyorlar.

   Gazetemize, çalışanlarımıza ve yöneticilerimize yaptığı hakaretlerden dolayı Sayın Bulutoğluları’ndan asıl biz şikayetçi olacağımıza, “çabuk hırsız ev sahibini bastırır” misali gezip gezip bizi şikayet ediyor.

   Bulutoğluları, belediyeyle ilgili her sorun yaşandığında kendisini arayan muhabirlerimize tehditler savurmakta, gazeteyi yönetenlere küfretmektedir.

   Sendikacıların gazetemize geldiği gün, Bulutoğluları’nın muhabirimize söyledikleri tek kelimeyle “iğrençti”, evet bu kelimeyi özellikle seçtim; “iğrenç”.

   Gazeteye ve gazete müdürlerine yaptığı küfürler inanılır gibi değil.

   Ana, avrat dümdüz gittiği yetmedi, “Asil Nadir’e çıkıp hepinizi işten attıracağım” diye tehdit savurdu.

   Bu da yetmedi, gazete çalışanları ve yöneticilerini Sayın Asil Nadir’e şikayet edeceğini çekinmeden televizyon ekranlarında tekrarladı.

   Konuk olarak çıktığı, ya da telefonla bağlandığı televizyonlarda “bombaladım kendilerini” gibi ifadeler kullandı, üstelik gezdiği dolaştığı yerlerde de söylüyor bunları.

   Spor camiasından bir arkadaş “öyle konuştuğuna bakma, Cemal başkanın aslında kalbi temizdir” dedi.

   Kesinlikle kabul etmiyorum, başkasının anasına küfreden bir kimsenin kalbi kesinlikle temiz olamaz.

   “Seni işten attırırım” diye tehdit savuran bir kişinin kalbinin temizliğinden söz etmeyin bana.

   Muhabir arkadaşımız Bulutoğluları ile yaptığı görüşmeyi teybe aldı, buradaki konuşmaları dinleyince insanın kanı donuyor, tüyleri diken diken oluyor.

   Spor camiasından arkadaş diyor ki, “Belki de adam o saat içki içiyordu, siz de aradınız, içkinin tesiriyle öyle konuştu.”

   Adam içecek, bizi de meze mi yapacak yani?

   İçecek de kızdıklarının anasına avradına küfredecek ve bu normal olacak ha?

   Vazgeçin Allah için olsun yahu, adam sövecek sayacak, bunları duyanlar da kıkır kıkır gülecek, “Eee o Cemal’dir söyler, normaldir” diyecek ve geçeceğiz ha.

   Yok artık, bu işler bu kadar basit olamaz, adam belediye başkanıdır, ne şirketindedir ne de kulüp yönetmektedir.

   Kaldı ki insan özel şirketinde bile çalışanlarına böyle davranmaz.

   Sendikacılar gazetelere konuşmuş diye yedi kabilelerine küfredeceksin, görevden el çektirecek, disipline verecek, işten atmakla tehdit edeceksin...

   Böyle demokratlık mı olur, bu mudur temiz kalplilik?

   Sen açacaksın telefonu ve “gazetedeki herkesi işten attıracağım” diye tehdit savuracaksın.

   Sen kimsin ki böyle konuşuyorsun, sen kimsin ki başka bir kuruluştaki çalışanları tehdit ediyorsun?

   Sen kimsin ki bir gazetenin hangi haberi, hangi sayfaya koyacağına karışıyorsun?

   Sen kimsin ki bir gazetenin çalışanlarına, müdürlerine ağza alınmayacak küfürler savuruyorsun?

   Adı Cemal’mış o yaparmış, kalbi temizmiş.

   Yok arkadaş, herkes haddini bilecek, saygılı olacak, parana ve mevkiine güvenerek, herkesi ezilecek karınca gibi göremezsin.

   Belediye başkanlığı görevine gelmiş bir adam, ağzını açıp gözünü yumamaz, “ağzından çıkanı kulağı duyacak”, sokak adamı gibi konuşmayacak. 

   Küfrettiği kişilerin “anneleri” de Bulutoğluları’nın içki masasına meze olamayacak, içkili ağzına yakışmayacak kadar kutsaldır.  

 

 

********

 

 

UBP’NİN “KÜFÜRLÜ” DÖNÜŞÜ

 

   UBP meclise döndü.

   Kimisine göre UBP doğru olanı yaptı, kimisine göre tutarsızlık gösterdi.

   Kimisine göre Türkiye’ye gidiş gelişlerle, oradan aldığı telkinlerle meclise girdi UBP, kimisine göreyse “toplumun büyük bir kısmı muhalefetin meclise girmesinden yanaydı”, bunu değerlendiren parti kurmayları böyle bir karar aldı.

   Kimisine göre, hiçbir parti seçim istemiyordu zaten, dışarıda kalmakla ve yapmayı taahhüt ettiği eylemleri de başaramamakla paniğe kapılan UBP’liler meclise döndü.

   Tartışmalar, fikirler çok...

   Bana göre de meclis dışındaki eylemleriyle komik oldular, meclis dışı muhalefette etkili olamadılar, seçim istiyoruz demelerine rağmen de ben pek öyle seçim meçim istediklerini sanmıyorum, bu açıdan kendi adlarına sanırım en iyisini yaptılar.

   Biraz daha muhalefet yapmayı öğrenebilseler, kendileri için daha iyi olacak ve meclise de gerçek meclis havası getirmiş olacaklar.

   Ancak benim asıl üzerinde durmak istediğim meclise döndükleri ilk günkü tavırlarıdır.

   Belli oldu ki kürsüye çıkan ÖRP’lileri konuşturmama kararı almışlar ve bunu yaparken de bu uğurda ne yaparsak mubahtır, düşüncesindeler.

   Hal böyle ama mecliste ortaya çıkan fotoğraf hiç şık olmadı.

   O neydi öyle, küfürler, hakaretler, el, kol hareketleri, vallahi ekran karşısında kanımız dondu.

   Yok, eğer UBP’nin meclis stratejisi buysa, hemen bundan vazgeçsinler.

   Hiç kimse mecliste yaşananları hoş karşılamadı, yapılanlar meclisin seviyesini düşürdü.

   UBP’nin yapması gereken, düzeyli ve etkili muhalefet etmek, bir takım iddialarını da kürsüye getireceği belgelerle kanıtlamaktır.

   Küfür politikasıyla bir yere gelebileceklerini sanıyorlarsa yanılıyorlar.

 

 

**********

 

KUZEY KIBRIS, MÜLTECİ GEÇİŞ YOLU

 

    Kamp yapmak amacıyla Kuzey Kıbrıs’a gelen 16 kişilik Iraklı sporcu kafilesi, birdenbire ortadan kayboldu ve Güney Kıbrıs’ta ortaya çıktı.

     Yine mülteci sorunu, yine hedefe varmada ara yol Kuzey Kıbrıs...

     Suriyeliler, Iraklılar, İranlılar ve diğerleri, Kuzey Kıbrıs yolunu kullanarak güneye geçiyor.

     İnsan tacirlerini yakalamak mümkün olmuyor, zavallı insanlar hem maddi hem manevi sömürülüyor.

     Kuzey Kıbrıs da bu işlerle ilgili dünyada isim yapmak üzere… 

    

   1836 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ekim 2008, Salı   CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR
06 Ekim 2008, Pazartesi   BAŞBAKAN SOYER VE MALİYE BAKANI UZUN'A SÖZ HAKKI
04 Ekim 2008, Cumartesi   BAYRAM YERİNDEKİ OYUNCAKLAR
03 Ekim 2008, Cuma   HADE GÜZEL BİR ŞEY YAZAYIM AMA NASIL?
02 Ekim 2008, Perşembe   MAĞUSA HALKI, KALE İÇİNİ KAPTIRMAK İSTEMİYOR
01 Ekim 2008, Çarşamba   DANGALAKLARI MI SEVERSİNİZ, YALAKALARI MI?
30 Eylül 2008, Salı   CTP'NİN DİKMEN ÇÖPLÜĞÜ EYLEMİ
29 Eylül 2008, Pazartesi   HAYAT BÖYLEDİR İŞTE
28 Eylül 2008, Pazar   ASIK SURATLILAR
27 Eylül 2008, Cumartesi   KİMİ KANDIRIYORSUNUZ?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3326 1.3419
1 STERLİN 2.3424 2.3598
1 EURO 1.8113 1.8240



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ...

Ali Baturay

CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR

Hasan Hastürer

"Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı ...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Ya; Talat, KKTC'den söz etseydi?...

Ahmet Tolgay

Ülkemizdeki yabancıların sorunları...

Bilbay Eminoğlu

Görünen köy kılavuz istemez

Omaç BAŞAT

Sabır taşı çatlamaz...

Hüseyin EKMEKÇİ

Cezaevi mi?

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

KADINA SEKSİLİĞİNİ, ERKEĞE GÜCÜNÜ KAYBETTİ...

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

ABD hegemonyası zayıflıyor

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital