Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

BU CEZAEVİ, 70 MİLYONLUK ÜLKEDEN GELEN SUÇLULARI KALDIRAMAZ

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   27 Ocak 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Cezaevinde kötü şeyler olmaya devam ediyor.

Gün geçmiyor ki burasıyla ilgili bir olay olmasın.

Kapasitesinin iki misli mahkum barındıran cezaevinde durumların normal olması beklenemez tabii.

Yetkililer, cezaeviyle ilgili basında yer alan haberlerden rahatsızlık duyuyor, ellerinden geldiğince bunları gizlemeye çalışıyorlar ama çöpleri halının altına süpürmekle evi temizleyemezsiniz.

Hapishane tıkış tıkış, yemekten tutun da banyoya kadar hiçbir şey sağlıklı değil.

Gardiyanlar yetersiz kalıyor, gardiyanlar korkuyor, gardiyanlar huzursuz.

İşte önceki gün çevik kuvvet cezaevine yine baskın yaptı...

Neden çevik kuvvet?

Çünkü gardiyanlar yetersiz ve çaresiz kalıyor bu gibi kontroller için.

Koğuşlarda gruplaşma, hizipleşmeler var, yapılan aramada 49 delici alet, üç bıçak, altı cep telefonu bulundu.

Vatandaş soruyor; “Nasıl oluyor da bunlar koğuşlara giriyor?”

Nasıl olmasın ki, bu yoğunlukta, bu teknik olanaksızlıklar içinde, gardiyanların bu çaresizliğiyle her ne beklersen bekle.

Bir x-ray cihazı yok, bir doğru dürüst kamera sistemi yok, gardiyanların iş yapacağı sağlıklı bir ortam yok.

Gardiyanın mahkumdan korktuğu yerde tabii ki mahkum her türlü yasak malzemeye sahip olur.

Aynen Türkiye’de olduğu gibi cezaevindeki mahkumun dışarıda mafya uzantısı var, gardiyanı ya kendisine ya ailesine zarar vermekle tehdit ediyorlar.

Türkiye’nin azılı suçluları, katilleri, hırsızları, mafya elemanları Kuzey Kıbrıs’ta, bizim cezaevimizde...

Her geçen gün de artış gösteriyor, artık bu suçluların daha kolay Türkiye’ye iadesinin yolları bulunmalı, yetkililer girişim yapmalı, ısrar etmeli, “anavatan- yavru vatan ilişkilerinin bozulmasından” korkmasınlar, hayati bir konu bu...

Ülkemiz Kuzey Kıbrıs, Türkiye’nin “af yasaları nedeniyle paçayı kurtarmış azılılarını” kaldıramayacak kadar küçüktür arkadaşlar.

Bu sorun Kıbrıslı Türklerin sorunu değil, bu suçlular bizim suçlularımız değil, biz neden Türkiye’nin suçlularıyla uğraşalım?

Neden gündemimizi sürekli bunlar işgal etsin?

Yeni cezaevinden söz ediliyor, halbuki Türkiye’den ülkemize gelen suçluları oraya iade etseniz yeni bir cezaevine gerek de kalmaz.

Düşünebiliyor musunuz, keyfi gelecek, mahkum iadesini isteyecek, Türkiye de lütfedecek kabul edecek ve ancak bu şekilde suçlular Türkiye’ye gönderilebilecek.

Olmaz böyle bir şey, suçluların ardı arkası kesilmiyor, 70 milyonluk Türkiye’den bu hızla suçlu akmaya devam ederse değil bir tane daha, 5 tane daha cezaevi yapsanız bile yetişmez.

Yetkili sendikalar KAMU-SEN ile KTAMS, her gün uyarıyor, öneri sunuyor, bu olayların hasıraltı olmaması için basına konuşuyor, bilgi veriyor.

Hem mahkumların insanlık dışı bir ortamda tutulduğuna, hem gardiyanların güvenceden yoksun, çaresiz, huzursuz olduğuna vurgu yapıyorlar, seslerini yükseltiyorlar ama duyan yok.

Bakın oralarda mahkumların banyo bile yapamadığını hastalık kaptıklarını da onlardan öğreniyoruz.

Bir yakınınızın bir şekilde hapse düştüğünü ve bu keşmekeşin içinde olduğunu bir düşünün ne kötü değil mi, bazı mahkum yakınları bu duruma isyan ediyor haklı olarak.

Gardiyanlar çaresiz de hükümet yetkilileri çok daha iyi durumda mı, onlar da tıkanmış gibi görünüyor, cezaevinde yaptıkları bazı iyileştirme çalışmalarına rağmen ortalığın durulmaması da morallerini bozuyor.

Tamam da yapacağın işler bitmemiş, bitmemiş olduğu da yaşanan olaylardan belli.

Suçluların Türkiye’ye iadesini gerçekleştiremiyorsun, cezaevine bir x-ray cihazı koyamıyorsun, kamera sistemi yerleştiremiyorsun, eğitimi bu azılılarla baş etmeye yeterli olmayan, canı burnunda gardiyanlardan bu keşmekeş içinde iş yapmasını bekliyorsun, olmaz arkadaş olmaz...

Hükümet, cezaevi konusunda “aciz” bir görüntü veriyor, bu kadar aciz olmamalı, acilen ciddi önlemler almalıdır, çünkü böyle giderse yakında cezaevinde ölüm olayı da yaşanacaktır.

 

*******************

TRAFİKTEKİ KAMERALARDAN NİYE KORKUYORSUNUZ?

KTÖS’ün, Esnaf ve Zanaatkarlar Odası’nın ve Kamu Araçları İşletmecileri Birliği’nin trafikteki kameralara yönelik rahatsızlığını anlamakta güçlük çekiyorum.

Bu üç örgüt, önceki gün ortak açıklama yaparak, trafik kazalarının bir türlü önlenememesine dikkat çekti ve “kameralarla trafik kazalarını azaltmanın mümkün olmadığına ilişkin tespitlerinin” doğrulandığını vurguladı.

Öncelikle şunu söyleyeyim; bu kameraları yerleştirenler, zaten trafik kazalarını kökten çözmek iddiasında değildi.

Kritik bölgelerde kazaları azaltmak hedefleniyordu ki kameraların yerleştirildiği bölgelerde gerçekten de kazalar azaldı, ölümlü kazalar hiç olmadı.

Bir bakın bakalım ölümlü kazalara, kameraların bulunduğu bölgelerde midir?

Hayır...

Üç örgüt, kameralara, “hükümet tarafından vatandaşın cebine göz koyma”, “soygunculuk”, “vatandaşın cebinden parayı gasp etme” diye nitelemeler yapıyor.

Neden acaba soygunculuk oluyormuş?

Yavaş git, kameraya yakalanma, parayı ödeme...

Bu kadar basit.

Ben mesela bugüne kadar bir kez bile kameralara yakalanmadım, çünkü kameraların olduğu bölgede yavaş araba kullanıyorum.

Aklımdan zorum mu var ki kamera olan bölgeden süratli gideyim.

Yani kameraya rağmen, süratli gidip de yakalanmak ve para ödemek zorunda kalmak kusura bakmayın ama enayilik değil de nedir?

Elbette, KTÖS’ün, Esnaf ve Zanaatkarlar Odası’nın ve Kamu Araçları İşletmecileri Birliği’nin doğru tespitleri de vardır.

“Yolların altyapısının düzeltilmesi”, “ülkeye giren araç sayısının kontrolü”, “AB’de uygulanan araç sigorta sisteminin ülkeye getirilmesi”, “toplu taşımacılığın teşvik edilmesi”, “trafik eğitiminin okullarda yaygınlaştırılması” gerçekten de önemli önerilerdir, bunlara karşı çıktığımız yok, yılladır bu önemlerin alınamaması da büyük eksikliktir.

Ancak, bunlar yok diye “kameralar” da mı olmasın?

Kritik bazı bölgelerde sürati önlemenin ne zararı var?

Zaten yukarıda saydığımız önlemlerin gerçekleşmesi de zaman istemektedir, kameralar bu süre içinde bir nebze olsun caydırıcılık görevi görürse fena mı olur?

“Kamera bahane soygun şahane”, “Kameralı soygun demokrasisi”, “Kameralı yol değil Avrupalı yol” gibi sevimsiz sloganların kusura bakmayın ama altı dolu değil.

“Avrupalı yol” istemekte haklısınız ama şunu anımsatayım ki Avrupa ülkelerinde de kameralar vardır, üstelik yıllar önce yerleştirilmiştir bu kameralar, birçok yerde uyarı levhası bile yoktur, kameralar gizlidir ve kuralları ihlal edeni yakalamaktadır.

Kameralar sürücünün iradesiyle ilgili bir olaydır, iradesine sahip çıkamayan, kös kös gidip de yakalanan cezayı öder...

Kafayı kullanmayan yakalanır, kontrol sizde olduktan sonra niye “soygun” olsun ki?

Kafanıza tabanca dayayan mı var, “süratli git de yakalan” diye de “soygun” diyorsunuz?

Sizin camiayı tanımasam, bu “kamera” korkusunun altında başka bir amaç arayacaktım, sahi nedir bu kamera korkusu?

********************

HEM AĞLAR HEM GİDERİM!

Demokrat Parti, meclisten çekilme konusunda UBP’ye oranla daha ilkeli davrandı.

DP’li milletvekilleri kararlılığını gösterdi ve istifasını sundu.

Ancak, yine de yıllar önce CTP ve TKP’nin meclisten çekilmesi kadar rahat görmüyorum onları.

“Meclisten çekilme dilekçelerinin” ne olacağını, kabul edilip edilmeyeceğini düşünüyorlar.

“Bir ihtimal” beklentileri var.

Sen istifa etmedin mi, kararlı değil misin?

O kadar...

Mecliste ne karar alırlarsa alsınlar, sen yeni yoluna bak.

Öyle hem ağlarım hem giderim olmaz...

   1764 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYUSUNU KAZIYOR
27 Haziran 2008, Cuma   BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ
24 Haziran 2008, Salı   GECE KULÜBÜ VE KUMARHANE BASKINLARI
18 Haziran 2008, Çarşamba   MESLEK LİSELERİNDE SINIF GEÇME KOMEDİSİ
15 Haziran 2008, Pazar   Biz zamanında teknolojimizi geliştirseydik Rumun güç artırımından TV'lerimiz etkilenmezdi
08 Haziran 2008, Pazar   İKİ TOPLUMUN BAŞINA NE GELDİYSE İNGİLİZLERDEN GELMEDİ Mİ?
04 Haziran 2008, Çarşamba   GÜNEYDEKİ GIDA SKANDALINDAN DERS ÇIKARMALIYIZ
03 Haziran 2008, Salı   SİGARA YASAĞIYLA İLGİLİ YASA BAŞARILI OLAMAYACAK
01 Haziran 2008, Pazar   CEZAEVİNDEKİ ZANLIYI MAHKEMEYE GÖTÜRMEK İÇİN ŞİDDET KULLANILMALI MI?
31 Mayıs 2008, Cumartesi   POLİS DÖVER Mİ?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital