Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

EKRANDAN YAYILAN KEDERLİ HAVA

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   23 Nisan 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Küçük işletme sahibi adam, “Tabancan var mı?” diye sordu deneyimli gazeteci abimiz Taylan Kav’a...

  Taylan Kav, şaşırdı, “neden soruyorsun?” dedi adama...

  Cevap şok ediciydi: “kendimi vuracağım, başka çıkış yolu yok.”

  Belki ilk bakışta fazla arabesk gibi geliyor insana ama küçük- büyük birçok işletmemizin zorda olduğu bir gerçek.

  Ve ruh halleri de bu; ya kendini, ya birilerini vuracak...

  Yapacağından değil belki ama çaresizlik bunları söyletiyor adama, psikolojisi darmadağın olmuş insanın söyleyeceği sözler bunlar...

  Yukarıda sözünü ettiğim diyalog, Taylan Kav’ın çaresizliğe düşen bir işadamıyla yaptığı konuşmaydı...      

  Kav, bu konuşmayı programında anlattı ve ardından telefonlar yağmaya başladı.

  Birçok kişi benzer sorunlar yaşıyor. 

  Gelen telefonlar nedeniyle günün konuğu AB Derneği Başkanı Ali Erel, konuşacak fırsat bulamadı, neredeyse konu mankenine dönüşüyordu ki Taylan Kav, başka telefon alınmamasını istedi.

  Telefonla bağlananlar, bir dokun bir ah işit misali, sorunları sıraladı.

  Konuşanlar ağlamaklıydı, hatta ağlayanlar bile vardı. 

  Piyasa darmadağın, büyük bir güven bunalımı yaşanıyor...

  Kimse parasını alamıyor, çekler geri dönüyor, işadamları “can ezgisiyle paramızı alıyoruz” diyor.

  Çok sıkışan, çaresizliğe düşen, çek senet mafyasına bulaşıyor, buraya bulaşanlar ise tam batağa saplanıyor...

  Tefecilere elini veren, vücudundan da oluyor.

  Çek yasağına girmemek için zora giren işadamları bir taraftan borçlanıp diğer tarafı kapatıyor, bu kez diğerini ödeme zamanı geldi mi başkasından borçlanıp diğerini ödüyor.

  Piyasa kurudu, alacağını tahsil edemeyen birçok işyeri batma noktasına geldi, alacaklarını alamayan bazı kişiler çek yasağına düşüyor.

  Artık çek görenler, şeytan görmüşe dönüyor.

  Programın konuğu Ali Erel de şikayetçi kesimlere hak vererek, ülkemizde ticaret mahkemeleri bulunmadığı için insanların alacağını tahsil edemediğini, bu nedenle birçok olaya tefecilerin, çek-senet mafyasının karıştığını söyledi.  

  Hükümetin acilen küçük- büyük birçok işletmeyi bu darboğazdan kurtaracak önlem alması şart ama kendisi parasızlıkla uğraşan, sıkıntılarını aşmakta zorluk yaşayan hükümetin iş çevrelerine çare olacak bir reçete sunup sunamayacağı da tartışılır.

  Öte yandan programa bağlanan gözü yaşlı bir kadın; “bir tabanca da bana lazım” demez mi?

  Ama onunki farklı, onun derdi de hırsızlar.

  Kadın hem ağlıyor, hem konuşuyordu...

  Kümesten yumurtaları, hatta tavuklarını çalıyormuş hırsızlar, “yeter artık” diyor, bu duruma isyan ediyordu.

  Kadın, “Size önemsiz gibi gelebilir tavukların, yumurtaların çalınması ama benim için önemlidir” diyor, bugün tavuk çalanın yarın başka şeyler çalabileceğine, kendisine daha vahim zararlar verilebileceğine işaret ediyordu.

  Sorununu anlattığı bazı kişilerin kendisine, “Zaten o tiplerlerin ülkemize hırsızlık için geldiğini, yakalansa bile birkaç ay yatıp yine çıkacağını, suç işlemeye devam edeceğini, zaten o yakalansa bile başkasının gelip çalmaya devam edeceğini” söylediğini anlatan kadının kapıldığı dehşeti ekrandan hissetmek mümkündü.

  Sesinden 65-70 yaşlarında birisi olduğu anlaşılan bu kadın, “bana da tabanca lazım” diyor, çünkü kendisini güvende hissetmiyor, bugün tavuğunu çalanın yarın evine de girebileceğini, boğazını da sıkabileceğini biliyor, rahat değil...

  Ekranlardan evlerimize yayılan bu kederli hava, marazi bir toplum olduğumuzun bir göstergesi değil maalesef, ben insanların gerçekten zorda olduğuna, mutsuz olduğuna, geleceğinden endişe ettiğine, kendisini güvende hissetmediğine inanıyorum.     

  Yıllar boyu birçok sorunu çözüme endeksledik durduk, halbuki çözüm gelmeden de yapabileceğimiz çok iş vardı, aslına bakarsanız biz Kıbrıslı Türkler bu kafayla çözüm olsa da sıkıntı yaşayacağız.

  Hatta bana kalırsa çözümden sonra kendi ayaklarımızın üzerinde durma sınavı vereceğiz ya, bu umursamazlık, bu hazırcılık, bu iş bilmezlik ile çok daha sıkıntılı günler bile yaşayabiliriz.

   327 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYUSUNU KAZIYOR
27 Haziran 2008, Cuma   BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ
24 Haziran 2008, Salı   GECE KULÜBÜ VE KUMARHANE BASKINLARI
18 Haziran 2008, Çarşamba   MESLEK LİSELERİNDE SINIF GEÇME KOMEDİSİ
15 Haziran 2008, Pazar   Biz zamanında teknolojimizi geliştirseydik Rumun güç artırımından TV'lerimiz etkilenmezdi
08 Haziran 2008, Pazar   İKİ TOPLUMUN BAŞINA NE GELDİYSE İNGİLİZLERDEN GELMEDİ Mİ?
04 Haziran 2008, Çarşamba   GÜNEYDEKİ GIDA SKANDALINDAN DERS ÇIKARMALIYIZ
03 Haziran 2008, Salı   SİGARA YASAĞIYLA İLGİLİ YASA BAŞARILI OLAMAYACAK
01 Haziran 2008, Pazar   CEZAEVİNDEKİ ZANLIYI MAHKEMEYE GÖTÜRMEK İÇİN ŞİDDET KULLANILMALI MI?
31 Mayıs 2008, Cumartesi   POLİS DÖVER Mİ?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital