|
Bir sistem düşünün ki öğrenci 9 dersten kalsa bile sınıfı geçebiliyor.
Evet, sayfada gördüğünüz karneden de anlayabileceğiniz gibi bir meslek lisesinde, ismini kapattığımız bu öğrenci, 9 dersten geçer not almadığı halde sınıfı geçti.
Çünkü meslek liselerinde bir süre önce sistem değişti, mesleki derslerinin kredileri artırıldı, diğer kültürel derslerinki ise düşürüldü.
Hele de meslek dersleri arasında bir tanesinin kredisini öyle bir yükseltiyorlar ki, neredeyse "o dersten geç diğerlerinden geçmesen de olur" deniliyor öğrenciye.
Mesela sayfada gördüğünüz karnede "İnşaat Teknolojisi" isimli dersin kredisi 9 yapılmış.
Çocuk ağırlığı bu derse veriyor, gerisini boşluyor.
Meslek liselerinde bir öğrencinin sınıfta kalması imkansız gibi bir şey.
Hayır, yanlış anlaşılmasın, ben "illa ki çocuklar sınıfta kalsın" demiyorum ama karnesi kırıkla dolu bir öğrencinin bu şekilde sınıf geçmesi eğitim açısından çok sakıncalı.
Mesela sayfada gördüğünüz karnede 9 değil de 12 kırık da olabilirdi, öğrenci mesleki derslere biraz ağırlık verip yıl sonu başarı ortalamasını 5'e getirdi mi sınıfı geçebiliyor.
Zaten meslek liseleriyle ilgili yıllardır kamuoyunda kötü bir intiba, "iyi olmayan öğrencilerin gittiği okullar" diye bir önyargı var...
Sen buraları düzelteceğine, bu düşünceyi körükleyen uygulamalara gidiyorsun...
Bu okullardaki öğretmenler kan ağlıyor, öğrenciler dersleri önemsemiyor, öğretmenleri takmıyor.
Nasıl olsa ortalamasını yükseltecek iki tane mesleki derse önem verdi mi sınıfı geçeceğini biliyor.
Öğretmenin bu psikolojideki bir öğrenciyi motive edip, eğitmesi imkansız gibi bir şey.
Çocuk kaldığı dersi gelecek yıl tekrar almıyor, 3 de alsa 2 de alsa o dersten ortalaması tuttuğu için geçmiş sayılıyor.
Ve ne acıdır, gelecek yıl o dersin devamı niteliğindeki başka bir dersi alıyor, önceki dersten başarılı olmuş gibi.
Öğrenci hiçbir şey anlamadığı halde, bir yıl önce aldığı dersi çok anlamış, öğrenmiş gibi muamele görüyor.
Çocuk; edebiyat, tarih, coğrafya, matematik gibi kültür derslerini önemsemiyor, bu derslere çalışmıyor, biliyor ki bu gibi derslerden kalsa bile ortalamayla geçecek.
Mesela müfredatta "Kıbrıs Tarihi", "Kıbrıs Coğrafyası", "Kıbrıs Türk Edebiyatı" gibi ülkemize özgü dersler var, bu derslerin kredisi bir...
Evet yalnızca bir...
O kadar önemli değil yani ama branş dersi "İnşaat Teknolojisi"nin kredisi dokuz, inşaatı bilsin gerisine gerek yok...
Bu mantık, bir nesli cahil bırakmak değil de nedir?
Genel kültürden yoksun bir dolu insan yetiştireceğiz, yalnız kültürsüz olmakla da kalmayacak, hazıra alıştırılmış bir nesil yaratacağız.
Zerre kadar sıkıntıya girmeden, terlemeden sınıfı geçen bir öğrencinin hayata atıldığında başarılı olmasını mı bekliyorsunuz?
Bir mesleğe yönelsin ama isterse hiçbir şey bilmesin, dünyadan haberi olmasın.
Bu şekilde asosyal, apolitik gençler yetiştirmek mi istiyoruz?
Elemenin ve emeğin, çaba sarf etmenin olmadığı bir yerde başarı olur mu?
Hiç sanmıyorum.
Zaten yine bir süre önce alınan bir kararla, meslek liselerin son iki yılında yani 11 ve 12'nci sınıfta bazı dersler kaldırıldı, mesela matematik ve beden eğitimi gibi.
Matematik gibi bir ders nasıl kaldırılır, bu çocuklar yarın sınavsız, kontenjanla üniversiteye girecekler, birer mühendis, teknisyen adayıdırlar ama lisenin son iki yılında matematiğin "m"sinden haberleri olmayacak.
Peki matematik bilmeyen birisi nasıl mühendis olacak?
Durum gerçekten içler acısı...
KTOEÖS ile hükümet, günlerce 25'inci madde kavgası yaptı, halbuki eğitimde 25'inci maddeden de önemli sorunlar var, sendika da hükümet de biraz hırslarını yenip meslek liselerindeki bu tuhaflıklara baksa daha iyi olacak.
Ama umutsuz olduğumu söylemeliyim; sendika ile hükümet önce kapıştı ardından da öğrencilerin tümünün sınavsız sınıfı geçmesi konusunda anlaşmaya vardı.
Böyle bir çağ dışılığa ortak imza atmış sendika ve hükümetten meslek liselerindeki anormalliği düzenleyecek istek ve irade beklemek saflık olur diye düşünüyorum.
|