Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Küfür etti diye öldürüyordu
Mahkemelerden rekor cezalar
Tutu, nabız tuttu
Lefke'de yapılan yurt binası mühürlendi
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı
Dünya nefesini tutmuş bekliyor
Elektrik Kurumu vurgunu davasında karar aşamasına gelindi
Tarihle randevunuz var
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak
Mükemmel bir görüşme oldu, cesaretlendirildik

YORUMLANANLAR
Büyük sınav [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [1]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [1]
Bu kez Girne zehirlendi [2]
13. maaş ve emeklilik ikramiyesinin budanacağı iddiaları cinayettir [1]
Defne öykü yazma yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi [1]
YDÜ Tıp Fakültesi törenle eğitime başladı [4]
Bankalarımız güçlü [1]
Bu sefer ölümlü isyan çıkacak [1]
Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı [5]
Annesini dövdü, tutuklandı [4]
Mecbure Esen kurtarılamadı [4]
Talat değişmezse çözüm bulamayacağız [1]
KKTC'de "ozon"lu tedavi başlıyor [2]



POLİTBÜRO FİYATLARI, EKONOMİYİ BOZUYOR

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Ocak 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Serbest piyasa teorisi bize, piyasa dinamiklerinin sağlıklı ve rasyonel çalışabilmesi için devletin asla " fiyata ve kara " karışmaması gerektiğini; aksi halde, yani devletin bu ikisine karışması halinde, ekonomide sapmaların ve anomalilerin ortaya çıkacağını, daha sonra da bunları telefi etmenin çok zor olacağını söylüyor.

Ama bugüne kadar gelmiş-geçmiş bütün hükümetler-CTP hükümetleri dahil-farklı niyet ve çıkarlarla, aşağı-yukarı aşağıda sıraladığım " 3 büyük yanlışı "ısrarla yapmaya devam ediyor.

1-Bazı ürünlerin fiyatını piyasa yerine, hükümetler ya direkt tayin ediyor, ya da indirekt sübvansiye ve yardımlarla ürünün fiyatına müdahale ediyorlar.

2-Hükümetler,ithalat bağımlısı olduğumuz bir çok hammadde ve ürünün global fiyatını içerde tam zamanlı fiyatlara yansıtmıyor,fiyatı baskılıyor..

3-Özellikle tarımsal,endüstriyel tarım (narenciye,süt,tahıl..vs) ve bunların entegre sektörlerindeki zincirlere, global piyasa fiyatlarından kopuk fiyatlar veriyorlar.

Her üç durumda da, hükümetler, aslında dolaylı olarak bazı kesimlere servet aktarımı yapıyor ve ortak kasamızı toplumun bütünü için olması gerektiği gibi en verimli şekilde kullanmıyor.

Ve her üç durumda da, fiyat piyasada oluşmuyor, ortaya suni "siyasetli fiyat "çıkıyor. Böyle olunca, yani gerçek piyasa fiyatı yerine, suni siyasetli fiyatlar ortaya çıkınca; bir çok mal ve hizmet sektöründe ve haliyle bu mal ve hizmete bağlı piyasalarda bir sürü anomaliler de ortaya çıkıyor.

Birçok insan ve sektör, bu anomalilerin, suni fiyatların oluşturduğu saadet zincirinin parçası haline gelerek sürekli sıkıntı yaşıyor. Bu yüzden hükümetle kapışıyor. Genelde hükümetlerde, vaktini ve enerjisini bu zincirlerin her aşamasında bulunan çıkar grupları ile pazarlık yaparak geçiriyor.Tabii,lobisi ve oy gücü fazla olan,zincirde mammayı götürüyor

EKONOMİNİN POLİTBÜROSU

Bu ülkede, narenciye sektöründe bahçe sahibinden(üreticiler) ihracatçıya kadar zincir var; süt sektöründe arpa-buğday ekenden süt ürünleri ihracatı yapanlara kadar başka bir zincir var. Akaryakıtta ve LPG'de ithalatçı, dağıtıcı, bayi zinciri ve sonunda tüketicilere kadar giden başka bir zincir var.

Şu anda aklıma gelmeyen ve devletin fiyata taraf olduğu daha başka zincirlerde var. Bütün bunlar, elektrik, akaryakıt, süt, tahıl, zeytinyağı, harup, un...vs bir sürü hammadde,yarı mamul ve nihai ürünler ya " kontrole tabi mallar " grubunda ve " mal denetim yasası " uhdesinde,ya da başka kapsamda devlet tarafından fiyatlanıyor.

Yani, bir bakıma merkezi bir idare olan EKONOMİNİN POLİTBÜROSU tarafından fiyatlanıyor. Bu politbürolarda aslında çoğu zaman iktidarların parti MYK'larıdır.

Genelde, parti MYK'ları, ya bürokratların ya da partili siyasetçilerin tekliflerine son rötuşları yapar. Bu çark sadece CTP'de değil, UBP ve DP'de, hatta şimdilerde ÖRP'de böyledir.Bu bütün partilerimizin için geçerlidir.

Sonuçta, bürokratlarla siyasetçiler kafa kafaya vererek, binlerce insanın piyasada dinamik koşullarda tam zamanlı karar vermeye çalıştığı bir konuda; piyasa yerine kendileri karar vererek ürüne " fiyat biçiyorlar" ve bu şekilde akıllarınca zincirdekileri ve ekonomiyi regüle etmeye çalışıyorlar.

Tabii, regüle ederken de genelde kamu kaynaklarını kullanıyorlar. Kimi zaman ithal üründeki FİF aracılığıyle, kimi zamanda " içerde görev zararı " yaratarak, bu birbirine pamuk ipliği gibi bağlı olan zincirleri, merkezden (ekonominin politbürosundan) yönetmeye çalışıyorlar.

Bazen global fiyatına bakmadan içerdeki lobilerin(zincirdekilerin) ve oy avcılığın etkisi ile mesela narenciyede olduğu gibi, "ne kadar üretirsen üret, kalite fark etmez, devlet olarak ben alırım mantığıyla" ürüne fahiş fiyat biçerek; sonrasında da ihracatçıya malı satması için kar takviyesi(prim)vererek yapıyorlar.

Bazen de, ithal bağımlısı olduğumuz bir malın mesela arpa-buğday... vs tahıllar veya akaryakıt gibi ürünlerin global fiyatını içeriye yansıtmıyorlar, fiyatı baskılıyorlar.

Ha, ürün fazlası olan kalemleri ihracat yaparken, dışarıdaki fiyata bakmadan içerde fahiş fiyata alım yaparken toplum olarak ödediğimiz görev zararı; ha, ayni şekilde ithal ederken global fiyatının altında piyasaya malı sürmek veya bu ürünlerin artan global fiyatını içerde baskılamak. Bunların hepsi de, yarattığı ekonomik bozukluklar bakımından ayni kapıya çıkıyor.

.... CTP ağırlıklı hükümetlerde uzun süre akaryakıt fiyatlarını, LPG fiyatlarını global fiyatlardaki artışa paralel içerde baskıladı. Bunu da, enflasyon ve hayat pahalılığı yaratmamak için yaptı. Bu artışın eshel-mobile etkisiyle bütçede yaratacağı ilave baskıdan korktu.Tabii,işin bir de halka karşı şirin ve iyi görünme populizmi var.

Ayni şekilde, küresel ısınma ve kuraklık etkisi ile tarım ürünü ve endüstriyel tarımda kontrolünde olan fiyatları da global fiyatlardaki artışa rağmen bastırdı. Hatta,bu yüzden değil global dünya ile Güneyle aramızda oluşan fiyat farkından dolayı bile sorun çıktı.

Fakat, şimdi her tarafta bastırmanın ve politbüro fiyatlarının anomalileri ortaya çıkmaya başladı ve bütün bu politbüro fiyatlarının kapsama alanında ve zincirinde olanlar hırpalanmaya başladı. Doğal olarak bu suni fiyatlara göre zincirde iş yapanlar farklı şiddette ve içerikte etkilenecektir.

Pek tabii, "politbüro fiyatlarının" bedelini sadece zincirlerdekiler değil, hepimiz ödeyeceğiz. Bunu da, bütçede ortaya çıkacak ilave yüklerle ve bu suni (politbüro) fiyatların ekonomide yarattığı (ve yaratacağı) bozukluklarla ödeyeceğiz.

   877 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Ekim 2008, Çarşamba   GLOBAL KRİZİN BİZE BULAŞMA KANALLARI ve ETKİLERİ
06 Ekim 2008, Pazartesi   ALAÇATI DERSLERİ
24 Eylül 2008, Çarşamba   KUZEY'in MÜLTECİ BROKERLERİ ve EKONOMİSİ
22 Eylül 2008, Pazartesi   Global kriz ve evlere şenlik pür halimiz!
17 Eylül 2008, Çarşamba   KILAVUZU KARGA OLANIN...!
15 Eylül 2008, Pazartesi   ŞİMDİ GERÇEK MÜTEAHHİTLERİN ZAMANI
10 Eylül 2008, Çarşamba   Kamu arazilerinin (Sanayi Bölgeleri) satışı
08 Eylül 2008, Pazartesi   BELÇA'yı özelleştirin, yoksa "PEYAK" olacak
03 Eylül 2008, Çarşamba   Belça'da "KTÖS-DEV İŞ" tartışması ve öğretileri
01 Eylül 2008, Pazartesi   TAŞOCAKLARI'ndaki "Bermuda Şeytan Üçgeni"



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,3763 1,3860
1 STERLİN 2,3826 2,4004
1 EURO 1,8890 1,9022



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

UBP'NİN DURUMU

Ali Baturay

CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR

Hasan Hastürer

Barışın elçileriyle yürümek...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Bunlar yalan mı?. Yalandır diyenler beri g...

Ahmet Tolgay

Yine ava ve avcılığa dair...

Bilbay Eminoğlu

Yatıp kalkıp dua edin bu halka...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Anketler ve UBP

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

ÖLMEDEN GÖREBİLECEKLER Mİ?

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital