Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
UFO'lar yine geldi!
Ya eşel mobil ya da 13. maaş
6 haftalık bebek, kürtajla alındı
Eşel-mobil gerdi
10 bin YTL ile serbest kaldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın (Rekabet Yasası)

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Nisan 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bir süreden beri, KTTO vasıtasıyla rekabeti koruma yasası ile haşır-neşir vaziyetteyim. Normal şartlarda, rekabet yasası, bizi hayatın her alanında metazori değişime zorlayacak dinamiğe sahiptir.

Diyeceğim odur ki, kullanabilirsek ve istersek; yasanın içerdeki ahbap-çavuş kapitalizmini, populizm ve yozlaşmayı, devletin ekonomideki varlığını kıracak önemli bir dinamiği ve sinerjisi vardır.

Fakat, mevcut yasaya baktığımda; sanki hükümetin, yasayı değişimin tetikçisi, hayatın normalleşmesi, ekonomi-politiği ortamında var olan sapmaların ve anomalilerin minimize edilmesi amacıyla kullanmak istemediğini anlıyorum.

Mevcut yasada bu cesareti göremediğimi söyleyebilirim. Belki tüzüklerde göreceğiz ama bu aşamada göremedim. Niye böyle düşündüğümü de izah edeyim....

Bakın, mevcut yasa tasarısı, sadece özel sektör ekonomisini kapsamaktadır. Yasa, büyük ölçüde özel sektörün kendi içindeki ilişkilerini düzenleyip-denetlemektedir. Yasa, özel sektör ekonomisi ile kamu ekonomisi arasında kalın bir duvar ve sınırlar içermektedir.

Mevcut yasa (eğer böyle kalacaksa), kamunun ekonomideki mevcut varlığını ve ilişkilerini korumakta, bu açıdan değişime kapıları kapatmaktadır. Yasaya baktığımda, "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" yaklaşımında bir devlet tarafı görüyorum.

Yasa, kamunun ekonomideki varlığını temsil eden ve haksız rekabete konu olan, rekabeti bozucu "devlet yardımları, bütçe dışı idareler, KİT'ler, devletin izin ve imtiyazına bağlı sektörler, devletin fiyata taraf olduğu-tespit ettiği alanlarla" ilgili kalıcı deregasyonlara sahiptir.

Yasada, tüm bu alanlarla ilgili, ne zaman ortadan kaldırılacağı önceden öngörülmeyen takvimsiz ve yetersiz standartlarla "muafiyet ve koruma" düzenlemeleri ve kaygıları vardır. Üstelik bu muafiyet ve korumalar, yasada karmaşık bir şekilde düzenlenmiştir.

Mutlaka, yasa yapıcının objektif olarak tüm ekonomik aktörlere, bahse konu (kamunun ekonomideki varlığı) konularla ilgili, yasada veya tüzüklerde bağlayıcı bir şekilde ne yapmayı düşündüğünü takvime bağlı, kurallı, geçici-süreli deregasyonlarla, önceden öngörülebilir ve şeffaf olarak deklare etmesi gerekir. Aksi halde, yasadan beklenen fayda ortaya çıkmaz

Devlet yardımları şeffaflaştırılmalı

Bütçe yasası ile bütçeleşen bütün devlet yardımlarının, her yıl Rekabet Komisyona ayrıntılı bir rapor halinde öngörüler ve gerçekleşmelere göre şeffaf bir şekilde bildirilmesi gerekir.

Bu şeffaf bildirimin, ekonomi-politiği hayatımızda rasyonel olarak değişime ve içerdeki kronik yapıların kırılmasına yardımcı olacağı muhakkaktır. Toplumun, kime ve hangi standartta yardım yapıldığını bilme ve bunları sorgulama hakkı oluşacaktır.

Mesela, toplum, belki şimdiki gibi üniversitelere (bilhassa kamu) standartsız ve prensipsiz yardım yapılmasına karşı çıkabilir! Belki, toplum kamu üniversitelerindeki "yerli öğrencileri dolaylı olarak burs yöntemi" ile desteklemek istemeyecektir!

Buna benzer birçok konu var. Devlet yardımları konusuna daha sonra yine değineceğiz.

Bir de, Rekabet Komisyon'unun, rekabeti bozucu olduğunu düşündüğü veya rekabeti engellediğine karar verdiği bazı devlet yardımlarının, önceden takvimlendirilmiş bir sürede aşamalı olarak kaldırılmasını hükümetten talep edebilmesi lazım. Bu konuda yetkisi olması gerekir. Yoksa, devleti hayatta değiştiremeyiz!

Son tahlilde, önceden takvimlendirilmiş bir şekilde aşamalı olarak (bazı alanları hemen), kamunun ekonomideki varlığı ve taraf olduğu konularla ilgili, yasanın etkisini ve kapsama alanını genişletmeliyiz. Yoksa, devlet tarafında suya-sabuna dokunmayan rekabet yasası, çok fazla etkili olmaz.

Mesela, mevcut haliyle yasa, son günlerin favori konusu olan tekelci Liman İşcileri Şirketi'ne dokunamıyor. Ki, bu kabul edilebilir değildir.

   720 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" düştü
30 Haziran 2008, Pazartesi   2008 OCAK-NİSAN'da BÜYÜDÜK MÜ, KÜÇÜLDÜK MÜ?
25 Haziran 2008, Çarşamba   Küresel etkilerin, ithalatımıza maliyeti
23 Haziran 2008, Pazartesi   ENERJİ ve TELEKOMÜNİKASYON KURULU
18 Haziran 2008, Çarşamba   ACI ama GERÇEK
16 Haziran 2008, Pazartesi   KKTC PİYANGOSUNU "ÖZELLEŞTİRMELİYİZ"
11 Haziran 2008, Çarşamba   KKTC'ye "PPP" DEVRİMİ LAZIM
09 Haziran 2008, Pazartesi   DEVLETİ, AVANTADAN YAŞAM ARACI OLMAKTAN ÇIKARMAK İÇİN
04 Haziran 2008, Çarşamba   Merkez Bankası grevi, ahlaki değil
02 Haziran 2008, Pazartesi   KKTC'de AVANTADAN YAŞAMA ALIŞKANLIKLARI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital