Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
KRİZ
Bir rüya gerçekleşti
APOEL taraftarları yine çıldırdı
Bugün, 30 Ağustos Zafer Bayramı
Eliz'in sitemi
KIBRIS gazetesinden dev spor hizmeti
Ocak'ta Hamis ve Süleyman satılık!
49 yaşındaki Rum, üvey kızına 5 yıl cinsel tacizde bulundu
Bella'da tanıtım gecesi
Danimarka seferi iptal!
Rum basını, kiralık arabaların KKTC'ye kaçırıldığını iddia etti
Engelleri şarkılarla aştılar
Doğan yeni sezonu şölenle açıyor
Play-off maçları bugün başlıyor
Bold, zorlanmadan kazandı
Spor yazarları şampiyon

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

ENERJİ ve TELEKOMÜNİKASYON KURULU

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   23 Haziran 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Gerek bugünkü ihtiyaçlarımızı karşılamak, gerekse olası bir anlaşmada iki sektörle ilgili kısmen hazır olabilmek için en kısa zamanda "enerji ve telekomünikasyon" sektörlerinde, tıpkı AB ve diğer gelişmiş ülkelerde olduğu gibi liberal piyasa düzenlemeleri yapmalıyız.

Yani, bu alanlarda devleti, üretici, işletmeci ve uygulamacı fonksiyondan, düzenleyici ve denetleyici fonksiyona dönüştürmeliyiz. Artık devlet, ne elektrik üretmeli, ne de işletmeciliğini yapmalıdır. Ayni şekilde, devlet, telekomünikasyon sektöründe de sadece düzenleyici ve denetleyici olmalıdır.

Herhalde, bu saatten sonra devletin niye üretici-işletmeci olmaması gerektiğini tartışarak alfabenin başına geri dönecek halimiz yoktur. Zaten hem AB'de hem de diğer gelişmiş ülkelerde, genelde bu piyasalar, artık "bağımsız düzenleyici ve denetleyici üst kurullar" tarafından yönetiliyor.Türkiye de bu konuda önemli adımlar attı.

Üst kurullarla ilgili bir çok şikayet olsa da (ne güzel, bizde o tecrübeleri kullanırız ve daha iyisini yaparız), bugüne kadar bu yapısal ve yönetişim anlamda değişimi gerçekleştiren ülkeler, hem enerji, hem de telekomünikasyon hizmetleri bakımından önceki uygulamalarına göre veya bunu gerçekleştiremeyenlere göre "değişen arz-talebe göre daha yeterli, kaliteli, devamlı ve tüketicilere mümkün olduğu kadar en düşük maliyetle ve çevreye uyumlu hizmetler" sunmayı başarmışlardır.

Demek ki, yapılan iş tecrübeyle sabittir. Demek ki, bu sektörleri deregüle ederek üst kurullar oluşturmanın doğru mu, yanlış mı olduğunu tartışmaktan çok; bu işleri nasıl yapacağımızı tartışmak önemlidir.

Elbette, dünyada üst kurulların devlet içinde devlet olduğu, kurullara yapılan atamalar, bağımsızlıkları konusu, atananların nitelikleri, maaşları ve kurum maliyetleri, yeni bürokrasi yaratılması, siyasetin yetkisinin sınırlanması gibi tartışmalar da yapılıyor.

Hatta, bazıları bu tür deregülasyon politikaları sonucunda, devletle vatandaşlık ilişkisinin zarar gördüğünü ve klasik vatandaşlık kavramı yerine, daha neoliberal bir bakışı temsil eden "kamusal hizmeti kullanan tüketiciler" kavramına doğru kayış olmasına da tepki gösteriyor.

....Bu tartışmalar epey daha devam eder.Fakat,günün sonunda, biz enerji ve telekomünikasyon sektöründe tüketici lehine bahsettiğimiz faydalara ulaşmak istiyorsak, mutlaka "rekabet ortamında özel hukuk kurallarına göre faaliyet gösterecek, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf piyasaların oluşturulmasını sağlayacak ve bu piyasaları bağımsız bir şeklilde düzenleyip-denetleyecek bu türden üst kurullara ihtiyacımız vardır".

Başka türlü ne enerjide, ne de telekomünikasyonda mevcut düşük düzeylikten, geri kalmışlıktan kurtulamayız. Bugüne kadarki tecrübeler bunu gösteriyor.

OPTİMUM SAYIDA ÜST KURUL OLMALI

KKTC ekonomisinin, rekabeti, banka dışı sektörleri, enerji, telekomünikasyon gibi sektörleri düzenleyip-denetleyecek bağımsız üst kurullara ihtiyacı vardır. Hatta, turizm(Turizm Örgütü) ve üniversite sektörünü de makro ekonomik açıdan bir sektör gibi yönetecek bu türden organizasyonlara ihtiyacımız vardır.

Gerçi üniversite sektörü farklı ve belki bu işi Başbakanlık nezdinde bir müsteşarlık veya YÖDAK'ı reforme ederek yapabiliriz. Bunu mutlaka tartışmalıyız. Ama sadece yabancı öğrenci geliri 500 milyon USD(hizmet ihracatı) olan üniversite sektörüne karşı, makro ekonomi yönetimi anlamında bugüne kadar nasıl kayıtsız kalabildiğimizi anlayamıyorum? Düşünün, yarısı sübvansiye olan 250 milyon USD'lik tarım için koca bir bakanlığımız var.

...Neyse, üst kurullar meselesine dönelim. Önemli olan, acaba bu piyasaların her birini ayrı ayrı uzmanlaşmış üst kurullarla mı, yoksa ölçeğimizi ve kapasitemizi düşünerek(ve üst kurul enflasyonu yaratmadan) bazılarını birleştirilmiş üst kurullarla mı yöneteceğimize karar vermemizdir? Evvela bunun cevabını bulmalıyız.

Bana göre optimum sayıda ve mümkün olduğunca birleştirilmiş görevlerde üst kurullar kurmalıyız. Tabii, Rekabet Kurumu'nun yeri başka ve ekonominin geneline bakan Rekabet Kurumu illaki tek ve bağımsız olmalı.

Ama mesela, enerji (petrol, LPG, elektrik) ve telekomünikasyon sektörlerini, iki ayrı sekreterya ile tek bir çatı altında toplayabiliriz. Ayni şekilde, banka dışı sektörleri de (kredi-yatırım şirketleri, döviz büroları, sigorta şirketleri, factoring-leasin şirketler, ..vs) tek elde toplayıp-yönetecek bir üst kurula ihtiyacımız var ve bana göre bunu pek ala Merkez Bankası uhdesine verebiliriz. Zaten, dünyada bu yönde bir eğilim var.

Dua edelim ki, daha sermaye piyasamız yok, yoksa onun içinde bir sermaye piyasası kuruluna ihtiyacımız olacaktı. Çözüm olursa, Rumlar'ınkine ortak olup, kestirmeden o işi halledeceğiz inşallah!

Sontahlilde, en kısa zamanda hem bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek için, hem de çözüme hazırlık amacıyla, bu konularda hükümetin karar verip, adım atması gerekir.

   493 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
27 Ağustos 2008, Çarşamba   ASGARİ ÜCRET'te ZOR AMA YANLIŞ TERCİH
25 Ağustos 2008, Pazartesi   Delikleri kapatın, yeter! Gerisini piyasa çözer
20 Ağustos 2008, Çarşamba   YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYACIMIZ VAR
18 Ağustos 2008, Pazartesi   BATAK KREDİLER
13 Ağustos 2008, Çarşamba   ZAMLARIN, NE KADARI İÇERDEN, NE KADARI DIŞARDAN?
11 Ağustos 2008, Pazartesi   Ödeyeni enayi yapmayalım (mali aflar)
06 Ağustos 2008, Çarşamba   EKONOMİYE "AKP ve MÜZAKERE" DOPİNGİ
04 Ağustos 2008, Pazartesi   BU DÜZENLEME İLE HASTANEYE DÖN(E)MEZLER
30 Temmuz 2008, Çarşamba   Kalbim "Capri ve Portofino"da kaldı
28 Temmuz 2008, Pazartesi   KTTO'nun İSRAİL ATAĞI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1810 1.1893
1 STERLİN 2.1676 2.1837
1 EURO 1.7442 1.7564



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

BEKLEN(EN)MEYEN KRİZ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

KTÖS'te 40 sene önce vardı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(38)...

Akay Cemal

Genelkurmay'dan Kıbrıs dersi...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Bir okur yazısı

Necdet Ergün

ASGARİ ÜCRET'te ZOR AMA YANLIŞ TERCİH

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

KKTC ÜNİVERSİTELERİ İMAJI

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Soğuk Savaş mı?

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Bedia BALSES

YİNE BU YIL ADA SENSİZ

Beste SAKALLI

BELKİ ATILIR DİYE AYRILIK İÇİNDEN...

Psikolog Ayla Kahraman

"AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE&...

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

ENERJİ İÇECEKLERİ

Bener HAKERİ

Sere serpe

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Ülkemizin asayiş sorunu

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital