|
Bir yudum temiz ve berrak su içmenin hayal haline geldiği bir dünyaya doğru mu gidiyoruz? Yeryüzünde insan gibi yaşamayı beceremeyen zihniyet ve anlayış sahipleri, bize emanet edilmiş bulunan güzel gezegeni gözlerimizin önünde cehenneme mi çevirecekler?
İnsan gibi yaşamak, Allah'ın insanı sorumlu kıldığı şekilde yaşamak ve Allah'ın halifeliği niteliğini kaybetmemektir.
Günümüzde havasıyla, suyuyla, bitki örtüsüyle, çiçekleriyle, yemyeşil ormanlarıyla, masmavi denizleriyle bize emanet edilen yeryüzünün karşı karşıya bulunduğu en önemli sorunlardan biri, hiç şüphesiz çevre sorunlarıdır. Halbuki bize emanet edilen bu nimetlerde bizim kadar bizden sonraki nesillerin ve diğer canlıların da hakkı vardır. Bu nimetleri korumak ve temiz bir şekilde bizden sonra gelecek nesillere aktarmak da insani ve dini bir görevdir.
İnsanın dışındaki diğer varlıklar çevre kirlenmesine neden olmamaktadırlar. Demek ki maddi ve fiziki çevredeki kirlenmenin asıl sebebi, manevi kirlenmedir. Yani insanın iç dünyasında meydana gelen kirlenmedir. Bir bakıma düşünce ve duygu kirliliği diyebileceğimiz böyle bir kirlilikle yüreği kirlenmiş insanlar topluluğu, içinde yaşadıkları dünyada neredeyse canlılara bir yudum temiz su içme hakkı bırakmayacaklar.
İslam dinin, insanın insan gibi yaşamasını sağlamak üzere ortaya koyduğu muazzam ilkeler vardır; kendinden önce başkasını düşünme, Allah'ın koyduğu ölçülere karşı duyarlı olma bilinci her alanda iyilik ve güzelliği seçme, samimiyet, ihlas, sadakat, ahde vefa, iffet, haya, namus...
İnsanı insan yapan, kişinin iç dünyasını bozulmaktan koruyan ve yüreğini diri tutan bu niteliklerin yerini bencillik, ihtiras, duygusuzluk, duyarsızlık ve cimrilik gibi niteliklerin olması, kişinin iç dünyasının karardığını gösterir. Bu bakımdan, insanların iç dünyasında ve yüreklerinde meydana gelen kirlenmeyi ortadan kaldırmak ve önlemek de pek mümkün olmayacaktır.
Günümüzde yüreği kirlenmiş olanların bencilce davranışları, ihtirasları ve Allah'ın evrene koyduğu dengeyi bozucu hareketleri nedeniyle bütün canlıların hayat kaynağı olan su kirlenmeye başlamıştır. Bu büyük sorun, peşinden toprağın ve bitki örtüsünün bozulması gibi bir yığın problem doğurmaktadır.
Bu bakımdan doğal ve fiziki çevredeki kirlenmeyi önleyebilmek için ilk önce insanların iç dünyasının kirlenmesini önlemek gerekmektedir. Bir yudum temiz ve berrak su içmenin hayal haline geldiği bir dünyaya doğru yol almamak için...
(Dr. Ekrem Keleş - Diyanet Dergisi)
|