Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Her taraf toz duman
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
Bolt şans tanımadı
Yeşilırmak'ta doğa tahribatı
Refüje çarpıp takla attı
Bariyerler durduramadı
Okul ve cami dışında din dersi verilmesi için çalışma yapılıyor
Biyologlar Derneği: Kanlıdere kurutuluyor
Tankerle su taşınmasına komşu öfkesi
Lavrov: Rusya'nın Kıbrıs sorunundaki tavrında değişiklik yok
Kötü kokular içinde, farelerle yaşamak istemiyoruz
Elektrik, yüzde 40 ucuzlamalı
Yamaç paraşütünde dünya klasmanındayız

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Kaç yaşında ölmek istersin?

Oğuz Metiner

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Anladıklarımız, okuduğumuz kitabı kapadıktan sonra aklımızda kalanlardır, derler. Yaşadığımız bu hayat kitabı da bir gün kapandığında, acaba ondan hatırladığımız neler olacak. Doğru mu, güzel mi, iyi mi, hoş mu, yoksa boş şeyler mi?

Ölümü arada sırada da olsa, hiç düşünmediğimiz, hiç hatırlamadığımız için ve neredeyse hayatımızdan tamamen çıkarıp, dışladığımız için işimiz zorun da zoru. Gerçekten uykudayız ama öyle az buz bir uykuda değil, çok ağır bir gaflet uykusu bu. Başka bir alemden biri çıkıp gelse, bizim alıştığımız bu dünyada gördüğü mucizeler, ilahi sanatlar ve nice işler karşısında belki de donup kalacaktı.

Ne oldu bize böyle?.. Ne baharın ne beyazın, ne kokuların, ne bu hayatın yollarının ölüme çıktığının bile farkında değiliz. Neredeyse bu güzel hayat, bir kör dövüşüne, bir kısır döngüye dönüşmeye başladı. O kadar çok insan ölüyor, o kadar çok dostlar vefat ediyor ki, ardından dualar etmek, ağlamak, bizlere kalıyor. Bundan bile biz vefat ettiğimizde ne olacak acaba, ne değişecek ki dünyada? Yine güneşler doğacak, batacak, yine kuşlar uçacak, yine yağmurlar yağacak, yine baharlar gelecek ama çoktan tenimiz kara toprağa karışmış, ruhumuz yaşadıklarının hesabını vermek üzere berzah aleminde sorularla karşı karşıya ince bir hesabın içerisinde olacak. Kaçıyoruz hiç düşünmek istemiyoruz. Oysa kaçmak ya da göz kapamak çare değil ki. Allah Celle Celâlüh her an her şeyi değiştirmeye muktedirdir. Ah buna bir inansak, nefsimize bunu bir anlatabilsek, tılsım anahtarı birden çözülecek, önümüzdeki duvar bahçeye açılan bir kapıya dönüşecek, ah bir inanabilsek... Rahmetine, o engin şefkatine Rabbimizin, bir güvenebilsek.

Geçenlerde bir arkadaşa sordum, "kaç yaşında ölmek istersin?" diye. Düşündü düşündü, bir türlü cevap veremedi. Kolay bir cevap olmadığını biliyorum. Şükür ki, ne zaman öleceğimizi biz bilmiyoruz. Onu bize bırakmayan bir Bilen var çok şükür. Ömrün vaktini tayin eden var. Hayatı veren, hayatı alan var.

Düşünürüm, nasıl, nerede ve ne zaman öleceğimizi çok düşünüyorum. Bu konu beni ziyadesiyle meşgul ediyor. A. Hamdi Tanpınar'ın ifadesiyle "Ölüm, şifasıdır her üzüntünün." Nereye giderseniz gidin, nereye kaçarsanız kaçın ölüm yanı başınızda. Hayatta iken bizden hiç ayrılmıyor ki hayat biterken gelsin ölüm. Hayatın sonu değil, hayatın özüdür ölüm. "Gelenler, giderler hep akın akın / Ölenlere değil ölüme bakın / Uzakta sanırsınız ne kadar yakın / Gözün az üstünde kaşıdır ölüm." Öyle diyor Mikail Yaprak kardeşim. Aaah bir anlayabilsek, bu kadar yakın, bu kadar bize yakın olduğunu bir hissedebilsek.

Ölüme hazırlıklı olamıyoruz. Halbuki inanan insanın bir görevi de ölüme karşı hazırlıklı olmak değil mi?

Allah'ım, tehlikelerden, girdaplardan, düşüşlerden ve yangınlardan Sana sığınıyorum. Beni kendine çeken ama hiçbir yere götüremeyen yollara sapmadım değil. Senden uzak yollardayım. Al beni sevgili Allahım, al beni. Sensiz günlerden al, kurtar beni. Nurunla yak, ateşinle yak. Kalbimin karanlık köşelerinde bembeyaz sayfalar aç. Kalbimin sırlarından bir tek Sen haberdarsın, bir tek Sana malum. Ben beni bile bilmezken cümle âlemi bilensin sen. Ayarı bozuldu saatlerimin . Dünyama bir ayar gerekli. Bana, bize, hepimize bir vahiy sesi gerekli. Bazen bir ayet olabilir bu. Bazen senin razı olduğun iki rekat bir namaz. Ama bilemem o tılsımın anahtarı ne zaman açılacak? Gece mi, gündüz mü, şimdi hemen mi, az sonra mı bilemem? Açan, açacak olan Sensin. Ey bu yerlerin hakimi. Bahtına düştüm. Sana sundum elim, Sana sundum dilim, Sana açık kalbim. Ya Allah...

Ya Rabbi, böyle bir güzelliğe, böyle bir cemale sahip olduğun ve bizi bu güzelliklerden haberdar ettiğin için Sana sonsuza kadar hamd olsun.

Hz. Ali: "Ecel gelince arzu ve heveslerinin ne kadar boş olduğunu anlarsın" diyor. Allah'ım ilâhi ve güzel arzulara yönlendir hepimizi, bu dünya çöllerinde mahvettirme bizi.

Selim Gündüzalp (Zafer)

   799 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
30 Ağustos 2008, Cumartesi   Ramazan'a girerken
22 Ağustos 2008, Cuma   Ramazan-ı Şerif'i karşılarken
16 Ağustos 2008, Cumartesi   Berat geceniz mübarek olsun
15 Ağustos 2008, Cuma   Eyvah, çocuğum yalan söylüyor!..
08 Ağustos 2008, Cuma   Ağustos zaferleri
01 Ağustos 2008, Cuma   Vatan sevgisi
29 Temmuz 2008, Salı   Miraç Kandiliniz mübarek olsun
18 Temmuz 2008, Cuma   Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?
11 Temmuz 2008, Cuma   Kendi gitti ismi kaldı yadigâr
04 Temmuz 2008, Cuma   Mübarek Üç Aylar



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

FARKLILIK YARATABİLME ADINA...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Tiyatromuza yaşam verenleri hep ayakta alk...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Hristofyas'ın tavsiyelerine bu halkın ...

Ahmet Tolgay

Okunması gereken "Kıbrıslı" bir ki...

Bilbay Eminoğlu

Eski insanlarımız

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Normal doğum mu? Sezeryan mı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Futbol diplomasisi

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Veee Renkler...

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital