Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

HRİSTOFYAS ile TALAT ve AKEL ile CTP

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Mart 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs sorununda, Rum Lider Hristofyas'ın başkanlığındaki yeni dönem, büyük bir merakla takip ediliyor.

Kıbrıs tarihinde bir "ilk" olarak, adanın her iki tarafında da sol zeminli iki liderin varlığı, temkinli de olsa bir iyimserlik ortamının yeşermesine sebep oldu.

Uzun zamandır duraklama dönemine giren Kıbrıs sorunu, yeni bir görüşme süreciyle canlandırılmaya çalışılırken, başta Lokmacı kapısının açılması olmak üzere, sürece ivme kazandıracak açılımlar, yeniden gündeme geldi.

Şimdi, her iki liderin de anavatanlara gerçekleştirecekleri ziyaretlerin ardından, ay sonu muhtemel bir sürecin başlaması bekleniyor.

Bugüne kadar, "CTP ile AKEL Kıbrıs sorununu çözer" şeklindeki, biraz da ütopik bir hayal durumundaki değerlendirmelerin, en ütopik bacağı gerçekleşti ve adanın her iki tarafında da iki sol parti, en güçlü iktidar dönemine başladı.

Ancak görünen o ki, her iki lider de mevcut statülerini temel alarak yaklaşacak birbirine. Yani, hayal edilebileceği gibi, Hristofyas, seçildiğinin ertesi sabahı, kadim dostu Talat'a kahve içmeye gitmek yerine, BM şemsiyesi altıda görüşmelerin başlamasından yana tavır sergiledi.

Bu tavır, mutlaka iki liderin geldikleri partilerin hareketlerine de yansıyacaktır.

Güney'de Akel, Kuzey'de de CTP, adım atarken, muhtemel pazarlıkları etkilememek için özel çaba serfedecektir.

Güney Kıbrıs'ta, Hristofyas'ın seçilmesi ile birlikte yeşeren umutlar, ciddi tehlikeleri de beraberinde getiriyor.

Bugüne kadar, "Onlarla kesinlikle çözülür" gözüyle bakılan iki lider ve iki parti, artık muhalefet döneminde değil, devamını sağlamakla görevli oldukları bir yönetimdeler.

Ve bugün kopacak bir görüşme süreci, Kıbrıs sorununun çözüm kaderini de şekillendirecektir.

O gün, belki fedarasyon dışında daha farklı formüllerin masaya gelebileceği ve her iki tarafın da "bunlarla çözüm olmaz" söylemlerinin daha fazla alan bulabileceği bir dönemin başlangıcı olabilir.

Üstelik, uluslararası toplum nezdinde, özellikle Papadopulos'a göre çok daha sıcak yaklaşılan Hristofyas'ın varlığını düşünecek olursak, görüşme masasının, sadece çetin pazarlıklara değil, her iki tarafın da saygınlığını yapılandırmaya çalışacağı, ciddi bir satranç oyununa dönüşeceği de kesin.

Ve böyle bir tablo içinde, iki toplum da referandum sonrasında, birbirinden daha da uzaklaşmışken, ilişkilerin nasıl etkileneceği de önemli bir yapı taşı olacaktır.

Çünkü, referanduma sunulabilecek, olası bir anlaşma metninin, içeriği kadar, halklara nasıl sunulduğu ve halkların birbirini nasıl algıladığı da önem kazanacak.

Çünkü, bu kez olası olumsuz referandum sonucu, gelecek çözüm şekillerinin kaderini şekillendirmesi açıdından, belki daha önemli olacak.

Mutlaka, farklı unsurların da etkisi olmuştur, ancak, 2004 referandumunda, temelde, birlikte yaşanabileceğine güçlü inanç belirten taraf, kazançlarının da mevcut durumdan daha fazla olacağı gerçeği ile hareket ederek "evet" dedi.

Güney'de yaratılamayan sivil hareket ve karşı taraf için geliştirilemeyen sıcak yaklaşım, kayıpların da daha fazla olabileceği düşüncesiyle bir "hayır" yarattı.

Şimdi 2004'e göre, Türk tarafının da kaybedecek çok şeyi var.

Her ne kadar sıkıntıya girilse de yaşanan ekonomik büyüme ve sürdürülebilir olmadığı söylense de gelişim, mevcut durumun cazibesini artırıyor.

Üstelik, yapılan anketlerde, geçmişte çözüm isteğinin ana katalizörlerinden olan AB ve birlikte yaşanabileceğine dair inanç da ciddi bir düşüş gösteriyor.

O yüzden, iki liderin, sadece yeni bir dönemi değil, yeni bir ruh halini de temsil ederek masaya oturacaklarını düşünüyorum.

Ve arkasında çözüm için halk baskısı zayıf olan liderlerin oluşturacağı masanın, başarı şansının da zayıflayacağını.

O yüzden, bu dönemde, özellikle iki toplum arasındaki ilişklerin geliştirilmesi ve karşılıklı empati duygularının artırılması, mutlaka önemli bir rol oynayacaktır.

Dünyaca ünlü Kıbrıslı Türk psikanalist Vamık Volkan, Kıbrıs'ta temel desteğin siyasi bir anlaşma metni hazırlanması üzerine yoğunlaştığını, oysa, halkların ilişkilerini baz alan psikopolitik bir sürece daha fazla ihtiyaç duyulduğu tesbitinde bulunuyor.

Bu noktada, uzun bir süredir, Kıbrıs sorunundan uzaklaşan sivil toplum örgütlerine önemli bir görev düşüyor.

Tabii ki, sivil toplum örgütleri yanında, özellikle iktidardaki AKEL ve CTP'ye de önemli görevler düşüyor.

Bugüne kadar, en zor zamanlarda, iki toplumun birlikte yaşayabileceğine inanç belirten ve ilişkilerin geliştirilmesi için mücadele veren iki parti, resmi politikadan sıyrılıp, yeni açılımlar yaratabildikleri ölçüde başarılı olabileceklerdir.

Ve bu yeni süreç de anlaşmaların, siyasi figürlerle değil, halklarla birlikte yapılabileceğini ve siyasi partilerin de kritik dönemeçlerde, halkların önünde yer alması gerektiğini hatırladığımız kadar başarılı olacaktır.

İzlemesi oldukça ilginç olabilecek, AKEL ve CTP'nin kimliklerini de ortaya koyacakları, kesinlikle heba edilmemesi gereken, önemli bir dönemeç var karşımızda.

   582 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Eylül 2008, Cuma   İRADE ve ÖDEV
04 Eylül 2008, Perşembe   ONLAR BENİM İÇİN SADECE TALAT ve HRİSTOFİAS
15 Ağustos 2008, Cuma   ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM YAPACAK?
14 Ağustos 2008, Perşembe   CTP'NİN KURTULUŞU ÇÖZÜM
13 Ağustos 2008, Çarşamba   KAMU SAĞLIK ÇALIŞANLARI YASASI
12 Ağustos 2008, Salı   HASSASİYETLERİMİZ NASIL ŞEKİLLENİYOR?
11 Ağustos 2008, Pazartesi   KAMU SAĞLIK ÇALIŞANLARI YASASI ve TIP FAKÜLTESİ ISRARI
10 Ağustos 2008, Pazar   ÜNİVERSİTE SORUNSALI İÇİNDEKİ TIP FAKÜLTESİ
08 Ağustos 2008, Cuma   ÜNİVERSİTE SORUNSALI
07 Ağustos 2008, Perşembe   TURİZMDEN KARAPARAYA BİR DEVLET HİKAYESİ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital