Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı
Hem aldatıldılar, hem hapse gittiler
Doğal pınarı kendi malı gibi kullanıyor
Başkanlık konusunda uzlaşamadılar
Evraklarını yeğenine verdi polise "kaybettim" dedi
Tatbikatlar iptal
Ertuğruloğlu: Herkes mesajı aldı,UBP tek başına iktidara yürüyor
Esnaf tükenme noktasında, acil önlem şart
Öztürk: Ülkede toplanan sütün yüzde 20'sinin fiyatı borsada belirleniyor
Kıbrıs sorununun çözümü, AB'ye katılıma da yardımcı olacaktır

YORUMLANANLAR
Doğal pınarı kendi malı gibi kullanıyor [1]
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı [6]
Tatbikatlar iptal [2]
KTÖS: Bakanlıkla konuyu netleştirene dek yıllık planlar yapılmayacak [2]
"Fanatizm-Ya bizdensin ya öteki" [1]
Avcı: Su sorunu, Anavatan Türkiye'nin desteğiyle çözümlenecek [4]
Bu sezon Kıbrıs TV fırtınası esecek [2]
Güzelyurt kökenli Rumlar, sözde "işgale" karşı yürüyüş düzenledi [5]
Cumhuriyet Meclisi'nin izleyici konumuna sokulması kabul edilemez [1]
Konfederasyon ve iki ayrı bağımsız devlet istemiyoruz [5]



UZUN ZAMANDAN SONRA

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Mart 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

O kapının önünde beklemeyeli uzun zaman olmuştu.

O yol da uzun zamandır yine flaş seslerinden ve kamera ekipmanlarından uzaktı.

İki lider, uzun bir aradan sonra, dün, BM Genel Sekterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Micheal Moller'in ara bölgedeki ikametgahında bir araya geldi.

Bu cümleyi de kurmayalı uzun zaman olmuştu.

O cümleden bu yana, adı süreçle özdeşleşen De Soto değişti. Şimdi yeni bir temsilcinin gelmesi bekleniyor.

Ve bu yıl, toplumlararası görüşmelerin kırkıncı yılı.

Dün, yaklaşık 3 buçuk saat süren görüşmenin ardından, iki lider, sıcak mesajlar verdi.

Ve beklenildiği gibi, Lokmacı kapısının açılması yönünde prensip kararı, kamuoyuyla paylaşıldı.

Daha da ötesi, Yeşilırmak ve diğer geçiş noktalarının açılması da danışmanların gündemine alındı.

Şimdi, bölgedeki hazırlıklar tamamlanınca, Kıbrıs sorunun simgesi haline gelen ve yıllardır da açılma tartışmaları incir ipine dönen Lokmacı kapısı açılacak.

Lefkoşa Rum Belediye Başkanı Eleni Mavru, Pazartesi çalışmaların başlayacağını, 31 Mart'ta da kapının açılabileceğini söyledi, dün, görüşmelerin ardından.

Ancak, yansıyan bilgilere bakıldığında, Lokmacı kapısının açılması konusunda, 1 yıl öncesine göre herhangi bir pozisyon değişikliği göze çarpmıyor.

Bu da iki liderin, birbirine jesti olarak yorumlanabilir.

Dün, görüşme sonrasında, basının karşısına çıkan liderler, çalışma grupları ile teknik komitelerin çalışmalara başlayacağını ve 3 ay sonra da bir araya geleceklerini duyurdular.

Bu çalışmalar kapsamında da gelen ilk haberlere göre, liderlerin temsilcileri Özdil Nami ve Yorgo Yakovu, haftaya görüşmeye oturacaklar.

Yani, BM himayesinde kapsamlı görüşmeler için hazırlık teşkil edecek sürecin startı, böylelikle verilmiş oldu.

Görüşmelere giderken, en fazla tartışılan konuların başında, liderlerin nasıl bir zeminde masaya oturacakları yer alıyordu.

İlginç bir şekilde, Annan Planı ile 8 Temmuz anlaşmaları arasında bir tercih kıyaslaması yapılmaya çalışıldı.

Hatta Annan Palnı'nın karşısında olanlar, planın savunuculuğuna soyundu.

Ancak, görünen o ki, ikisi birbirinden çok farklı bu iki konu, liderler arasında istismar malzemesi yapılmayacak.

Verilen mesajlar, her iki tarafın da pozisyonlarına saygı ve anlayış içeren bir terminolojiyi çağrıştırıyordu.

Hristofyas; "Moller tarafından okunan ortak açıklamada ifade edilenlerin ve öncesinde açıklananların aslında 8 Temmuz anlaşmasının hayata geçirilmesi demek mi olduğunun" sorulmasına karşılık, "takdir yeteneğine sahipsiniz, anlayabilirsiniz" yanıtını verdi.

Ve açıklamaları arasında "Talat ile Hristofyas eski dosttur, düşman olmazlar" diyerek, yine görüşmelerde bir ilk de yaratmış oldu.

Bugüne kadar görüşmeye oturan liderlerin en önemli eksikliği, dostluk kavramıydı.

Her ne kadar Denktaş ve Klerides'in eski dostluklarına da vurgu yapılsa, bu, daha fazla basının, dönemin liderlerine bir magazin unsuru olarak biçtikleri bir roldü.

Bugün elimizde daha fazlası var. Hristofyas ve Talat, dün bu dostluk kavramına açık bir dille vurgu yaptı.

Şimdi, olumlu mesajlar verilen ve sıcak bir atmosferde geçtiği vurgulanan bu ilk görüşmeden sonra, önümüzdeki 3 ay, önemli olacak.

Teknik komitelerin yapıcı bir çalışma ortamı yaratması ve geçmişte hayata geçirilemeyenlerin, bu süreçte hayata geçip, kapsamlı müzakerelere başlanması için sağlıklı bir zemin hazırlanması önemli.

Ama Türkiye'deki gelişmeler de bu süreçte özel bir öneme sahip olacaktır.

2009'da yerel seçimlere giderken, Türkiye'de, iç siyasetteki giderek sivrilen kamplaşma ve kriz ortamı, şu ana kadar önemli bir yumuşak karın, Kıbrıs için.

Bu kriz, iyi yönetilir ve özellikle, AB yolunda yaşanan donukluk çözülebilirse, bu süreç için önemli bir umut kaynağı yaratacaktır.

Ama şu andaki atmosfer, AB ve kriz yönetimleri konusunda bir iyimserlik yaratmaktan oldukça uzak.

AKP'ye kapatma davaları, türban kavgaları ve kutuplaşmalar, zaten kriz yaşayan dünya piyasalarından yansıyan etkileri, Türkiye ekonomisi için de yaşatmaya başladı.

Uzmanlar, iç siyasetteki dalgalanmalarla birleştiğinde, Türkiye ekonomisinin bu krizden daha fazla etkilendiğini vurguluyor.

Bir süredir, aydın kesimin desteği ile AB ve Kıbrıs konusunda yapıcı adımlar atan AKP'nin, bu kararlılığını teyit etmesi gerekiyor.

Ve bizde de özellikle sivil toplum örgütleri ile hükümetin büyük ortağı CTP arasında, bir süredir devam eden kıran kırana tartışmaların, Kıbrıs sorununa yansımadan, bir uzlaşı ve güç birlikteliğine dönüşmesi gerekiyor.

Bu alanda hem sivil toplum örgütlerine hem de CTP'ye önemli bir sorumluluk düşüyor. Çünkü mevcut sürtüşme ortamı, zaten karamsarlığa yapışmış ve bunalmış halk üzerinde toplumsal dinamikler karşısında daha büyük bir uzaklaşma ve küskünlük yaratıyor.

Bizim ise bu süreçte hem halk desteğine hem de sivil toplumun yaratacağı dinamizme ihtiyacımız vardır.

Tabii ki, sağlıklı bir hükümete de.

Özellikle çözüm yanlısı siyasi partilerin daha etkin çalışmalarla, çözüm için yapıcı destek koymaları ve sürecin olası kritik dönemeçlerinde, polis görevi üstlenmeleri, mutlaka bundan sonrasının kaderi üzerinde önemli bir rol oynayacaktır.

Yoksa iç politikaya odaklanıp, bugüne kadar yaratılan kavga ortamları beslenebilir. Hükümetin de sivil toplum örgütlerinin de bu ortamı beslemekten geri kalmayacak malzemeleri, maalesef, fazlasıyla mevcut.

Ancak, söz konusu bütünlüklü bir çözüm ortamıysa, daha kapsamlı değerlendirmelerin de yapılması şarttır.

Şimdi, iki lider, başlangıcı yaptı ve sıcak mesajlarla yeşermeye başlayan umut ortamına bir bardak daha su kattı. Bundan sonra, çözümü destekleyen herkesin temel sorumluluğu, bunun için çalışmaktır.

Yoksa bir kez daha heba edilecek bir şans, bundan sonra kavga etmeyi anlamlı dahi kılmayacak başka bir zamanın başlangıcı olacaktır.

   573 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
14 Ekim 2008, Salı   SAVAŞ SUÇLARI ve ARKASINDAKİ ACILAR
11 Ekim 2008, Cumartesi   8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ
10 Ekim 2008, Cuma   ÖLMEDEN GÖREBİLECEKLER Mİ?
09 Ekim 2008, Perşembe   AVRUPALILIK KAÇ PARA?
08 Ekim 2008, Çarşamba   DOKTOR KEMAL'E AŞK MEKTUBU
07 Ekim 2008, Salı   KADINA SEKSİLİĞİNİ, ERKEĞE GÜCÜNÜ KAYBETTİREN YASA
27 Eylül 2008, Cumartesi   Eylüle veda ederken
26 Eylül 2008, Cuma   Anayasa Mahkemesi ve Cumhurbaşkanı'nın Sorumluluğu
25 Eylül 2008, Perşembe   NE KORUYABİLİYORUZ NE DE KURTULABİLİYORUZ AMA BATIYORUZ
24 Eylül 2008, Çarşamba   TABİBLER BİRLİĞİ YENİ YÖNETİMİNİN DÜŞÜNCELERİ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3916 1.4014
1 STERLİN 2.3972 2.4150
1 EURO 1.8957 1.9090



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

İSTESEK DE İSTEMESEK DE (*)

Ali Baturay

"BİZE BİR ŞEY OLMAZ ZATEN!"

Hasan Hastürer

Az bilgi çok laf...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Aman şeytan karışmasın!..

Ahmet Tolgay

KADINSIZ SİYASET... (2)

Bilbay Eminoğlu

74'ten bir anı ve düşündürdükleri

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Görevi bırakmaya hazırlanan İnce'nin ö...

Dilek ÇETEREİSİ

Sigaralar bu kez bahçede yandı

Aysu Basri

SAVAŞ SUÇLARI ve ARKASINDAKİ ACILAR

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Dünyayı sarsan yedi gün

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Kâvânin (Yasama) Meclisi





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital