Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı
Hem aldatıldılar, hem hapse gittiler
Doğal pınarı kendi malı gibi kullanıyor
Başkanlık konusunda uzlaşamadılar
Evraklarını yeğenine verdi polise "kaybettim" dedi
Tatbikatlar iptal
Ertuğruloğlu: Herkes mesajı aldı,UBP tek başına iktidara yürüyor
Esnaf tükenme noktasında, acil önlem şart
Öztürk: Ülkede toplanan sütün yüzde 20'sinin fiyatı borsada belirleniyor
Kıbrıs sorununun çözümü, AB'ye katılıma da yardımcı olacaktır

YORUMLANANLAR
Doğal pınarı kendi malı gibi kullanıyor [1]
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı [6]
Tatbikatlar iptal [2]
KTÖS: Bakanlıkla konuyu netleştirene dek yıllık planlar yapılmayacak [2]
"Fanatizm-Ya bizdensin ya öteki" [1]
Avcı: Su sorunu, Anavatan Türkiye'nin desteğiyle çözümlenecek [4]
Bu sezon Kıbrıs TV fırtınası esecek [2]
Güzelyurt kökenli Rumlar, sözde "işgale" karşı yürüyüş düzenledi [5]
Cumhuriyet Meclisi'nin izleyici konumuna sokulması kabul edilemez [1]
Konfederasyon ve iki ayrı bağımsız devlet istemiyoruz [5]



BELLİ Kİ BU REZALETE KİMSE DUR DİYEMİYOR

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Haziran 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Çevre Bakanlığı, 1 yıl kadar önce Topçuköy'ün batısında 40 dönümlük bir alanı, alçak orman arazisi kapsamında kiralamış.

    Kira süresinin bitimine çok az bir süre kala da bölge sürülerek, dümdüz edilmiş.

    Yani yaklaşık iki hafta önce, 40 dönümlük bir orman yokedilmiş.

    Oldukça zengin mağaraların da bulunduğu bölgede, tarihi eser yağması yapıldığına dair de ciddi endişeler var.

    Bu bilgiler, bölgeyi çok iyi bilen ve çevreye yakın, güvenilir kaynakların verdiği bilgiler.

    Alçak orman arazilerinin istismar edildiği yönünde, çevre örgütleri çeşitli vesilelerle uyarılar yapıyor.

    Geçtiğimiz günlerde, medoş laleleriyle ünlü Avtepe bölgesinde de benzer bir durum yaşanmış ve türleri tükenmekte olan medoş laleleri sürülmüştü.

    Mersinlik, Esentepe ve Çatalköy'de de benzer katliamların yaşandığı belirtiliyor. 

    Kıbrıs bir ada ülkesi.

    Bu adanın Kuzey parçası, siyasi ve ekonomik kıskaçlar altında hayatını idame ettirmeye çalışıyor.

    En değerli varlığı ise, değerlendirebileceği doğal zenginlikleri.

    Ama nedense, biz bu zenginliklerin değerini bilmiyoruz, ya da, bu değerler üzerine daha farklı zenginlikler yerleştiriyoruz.

    Bütün dünyayı sarsan küresel ısınma, biz kendimizi dünyadan uzak saysak da dünyanın içinde olduğumuz gerçeğini en acı şekilde hatırlatıyor bize.

    Teknik olarak en az paya sahip olsak da küresel ısınmanın sonuçlarını biz de yaşıyoruz.

    Belki durdurmak için yapılabilecek birşey yoktur, ama, yeni şartlarla başa çıkabilmek için mutlaka hükümetin bir yol haritası olması gerekiyor.

    Hükümete bu yolda muhalefet partilerinin yapıcı destek vermesi ve sivil toplum örgütlerinin de bilinçlendirme konusunda katkı sağlaması şart.

    Dün ve bugün yaşananlara baktığımızda, bundan 10 yıl sonra, çok daha kötü bir durumda olacağımızı kestirmek zor değil.

    Şu bir gerçek ki, çevresel bilincin gelişmesi için yeterli çağdaş düzeyden uzağız.

    Hükümetler ve icraatlar da böyle bir aynadan yansıyor bize, malesef.

    Yoksa, olumsuz ÇED raporuna rağmen, adanın ender değerlerinin buluştuğu bir yerde alçı taşı ocağı için yeni izinler vermezdik.

    Konuyla ilgilenenler, İsparo bölgesinde 2007 yılında verilen 3 yeni taşocağının faaliyete başlamasına neredeyse kesin gözüyle bakıyorlar.

     Bu faaliyetlerle, iki köyün ortadan kalkacağı ve 100 bin yıllık önemli bir mağara olan İncirli Mağarası'nın da zarar görebileceği öngörüsünde bulunan ÇED raporuna rağmen, devletin, ağaçlandırma katkısı olarak, söz konusu şirketlerden önemli bir mali katkı aldığı da biliniyor.

    Oysa varolanı yokedip, verimli toprağı da kısırlaştırdıktan sonra alınan mali katkıların ağaçlandırmada kullanılmasının anlamlı olmayacağı aşikar.

    Uzmanlar, bundan 10 yıl sonra ağaç yetiştirmenin, bugünden çok daha zor olacağı tesbitinde bulunuyor.

    Bugün, özellikle Meserya bölgesine şöyle çıplak gözle bakmak bile, kuraklığın sonuçlarını en açık şekilde ortaya koymakta yeterli.

    Göletlerin kuruduğu, hergün çatlak toprak fotoğrafları eşliğinde haber oluyor, gazetelere.

    Bugün, dün yokettiğimiz doğal zenginliklerin yarattığı olumsuzlukları yavaş yavaş yaşamaya başlıyoruz.

    Denize sıfır inşaat izinleri, izinsiz yapılaşmalar, bizzat devletin kendi ihalelerinde şirketlere söz geçirip, doğayı koruyamaması ve çevresel gerçeklere tezat taşıma projelerle, binlerce ağacın katledilmesine seyirci kalması, bizim çok normalleştirip yaşadığımız felakatlerdir.

    Yaratılan Çevre Bakanlığı da ne yazık ki, idareyi elinde bulunduranların çevreye bakış açısında değişiklik yaratmak yerine, mevcut durumun devamını sağlamaktan öteye gidemedi.

    Ama artık birilerinin elini masaya vurup birşeyler yapması ve gelecek adına sormuluk alması gerekiyor.

    Yoksa, daha dağıtılacak ve farklı amaçlar için günübirlik zenginlik olarak kullanılacak çok yerimiz var.

    Ama bugün İpsaro'yu, birilerini zengin etmek için feda edenler, alçak orman arazilerinin istismarını engelleyemeyenler, kuruyan her ağaçta, azalan her damla suda sorumluluk sahibi olacaklardır.

   Ve bu çok ağır bir sorumluluktur!

   530 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
14 Ekim 2008, Salı   SAVAŞ SUÇLARI ve ARKASINDAKİ ACILAR
11 Ekim 2008, Cumartesi   8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ
10 Ekim 2008, Cuma   ÖLMEDEN GÖREBİLECEKLER Mİ?
09 Ekim 2008, Perşembe   AVRUPALILIK KAÇ PARA?
08 Ekim 2008, Çarşamba   DOKTOR KEMAL'E AŞK MEKTUBU
07 Ekim 2008, Salı   KADINA SEKSİLİĞİNİ, ERKEĞE GÜCÜNÜ KAYBETTİREN YASA
27 Eylül 2008, Cumartesi   Eylüle veda ederken
26 Eylül 2008, Cuma   Anayasa Mahkemesi ve Cumhurbaşkanı'nın Sorumluluğu
25 Eylül 2008, Perşembe   NE KORUYABİLİYORUZ NE DE KURTULABİLİYORUZ AMA BATIYORUZ
24 Eylül 2008, Çarşamba   TABİBLER BİRLİĞİ YENİ YÖNETİMİNİN DÜŞÜNCELERİ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3916 1.4014
1 STERLİN 2.3972 2.4150
1 EURO 1.8957 1.9090



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

İSTESEK DE İSTEMESEK DE (*)

Ali Baturay

"BİZE BİR ŞEY OLMAZ ZATEN!"

Hasan Hastürer

Az bilgi çok laf...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Aman şeytan karışmasın!..

Ahmet Tolgay

KADINSIZ SİYASET... (2)

Bilbay Eminoğlu

74'ten bir anı ve düşündürdükleri

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Görevi bırakmaya hazırlanan İnce'nin ö...

Dilek ÇETEREİSİ

Sigaralar bu kez bahçede yandı

Aysu Basri

SAVAŞ SUÇLARI ve ARKASINDAKİ ACILAR

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Dünyayı sarsan yedi gün

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Kâvânin (Yasama) Meclisi





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital