|
Üç yılda, nüfusumuzun yüzde 25'i davalık olmuş.
Yüksek Mahkeme'nin her yıl yayımladığı raporlara göre, Lefkoşa, Gazimağusa, Girne ve Güzelyurt kaza mahkemelerinde dosyalanan ceza davalarının sayısı 66 bin 234'ü buluyor.
2005'te 19 bin 128...
2006'da 23 bin 202...
2007'de 23 bin 904...
Rakamlar, ceza davalarının sayısında yıldan yıla artış olduğunu gösteriyor.
Bu yıl sonunda ortaya çıkacak tablo ne gösterecek bilemeyiz ama herhalde 2007'deki rakam da aşılmış olacak.
Peki neden?
Ülkemiz "suç cenneti" oldu da ondan!
Lefkoşa Mahalli Barosu Başkanı Avukat Barış Mamalı, "Akdeniz'in cennetinin suç cenneti olduğunu" söylüyor.
Yalan mı?
Bu ülkede yaşayanların, Sayın Mamalı'dan farklı düşündüğü söylenemez.
Hemen herkes, suç ve suçluların arttığının farkında...
***
Lefkoşa Barosu Başkanı, ceza davalarındaki suçların "hafif suçlar" olduğunu, ağır ceza mahkemelerinde dosyalanan davaların bunların içinde yer almadığını belirterek, söz konusu rakamların nüfusumuza göre çok olduğuna işaret ediyor.
Nedir bu "hafif suçlar"?
"Yasadışı toplantı, arazi ve mülke zorla girme, umumi yerde kavga, sarhoşluk, rahatsızlık çıkartma, sövme, polise yalan bilgi verme, intihara teşebbüs etme, kumar, trafik suçları vb..."
Günlük gazetelerde hemen her gün bu tür suçlarla ilgili yığınla haber var.
Durum yalın bir gerçek olarak ortada.
Yarım avuçluk ülkemizde suç oranı giderek artıyor.
Özellikle hırsızlık ve trafik suçları ürkütücü boyutlarda.
Ve halk hiç olmadığı kadar endişeli ve huzursuz.
Yüksek Mahkeme'nin yıllık raporları yetkililerin de eline geçiyordur herhalde.
Ne var ki, bu konuda görüş belirttiklerine pek tanık olmuyoruz.
***
Dünkü KIBRIS'ın manşetinde kötü bir haber daha vardı.
Yüksek Mahkeme'nin faaliyet raporlarına göre, 2005'ten 2007'e kadar üç yıllık sürede ülkemizde bin 560 çift boşandı.
Bin 618 çocuk boşanma kurbanı oldu.
Artan boşanma davalarına, üç en büyük nedenden biri olarak gece kulüpleri gösteriliyor.
Sayın Barış Mamalı, bu durumu ise "toplumsal buhran" diye nitelendiriyor.
Aile kurumunun mahvolmak üzere olduğuna dikkat çekiyor.
Ne oluyor bize Tanrı aşkına?
Nereye gidiyoruz?
Nedir bizi buhrana iten?
"Akdeniz'in cenneti"ne ne oldu böyle?
Kim çıkıp da yanıtlayacak bu soruları?
Kıbrıs, barış, çözüm diye diye, başta bozulan asayiş olmak üzere ülkenin bütün sorunlarını unuttuk.
Ülkede her şeyi oluruna bıraktık.
"Kim kime dum duma" bir hava yaşanıyor ülkede...
Ve ne yazık ki, devlet ve hükümet yetkilileri hala kılını kıpırdatmıyor.
|