|
Ankara'nın, maaşları bile ödemekte zorlanan CTP-ÖRP hükümetinden bir takım önlemleri hayata geçirmeyi istediği artık açık seçik ortaya çıktı.
Hükümet bu önlemlerden uygulamayı kabul ettiği sadece biri için adım atacak oldu, ortalık kalktı oturdu.
Sendikalar önceki gün yaptığı genel uyarı greviyle hükümete, eşel mobil sisteminde değişiklik yapılmasını asla kabul etmeyeceklerini bildirdi ve bununla ilgili yasa tasarısının meclisin alt komitesine getirilmesi halinde süresiz genel grev ve meclis önünde miting yapacakları uyarısında bulundu.
Sendika yetkililerinin dün süresiz grev ihbarında bulunduğu Başbakan Soyer, konuyu bugünkü Bakanlar Kurulu toplantısına götüreceğini ve toplantı sonrasında gereken açıklamayı yapacağını söyledi.
***
Hükümetin işi zor...
Bir yanda Ankara'nın "önlem paketi" diğer yanda sendikaların uyarısı.
Görünen o ki, sendikaların uyarısı daha ağır basacak ve hükümet geri adım atacak.
Başbakan Soyer'in "eşel mobil uygulamasındaki değişikliğin alternatif konmadan geri çekilmesinin söz konusu olmadığını, bir düzenlemeye gidilmemesi durumunda 13. maaşların tehlikeye gireceğini" açıklaması bunu gösteriyor.
Başbakan, bir yerde "eşel mobil sistemi sürdürülecek ama biliniz ki 13. maaşın ödenmesi tehlikeye girecek" mesajı veriyor.
Hükümetin kararı ne olursa olsun, ülkede sosyal barışı sağlamanın kolay olmayacağı, şu ya da bu nedenle hükümetle sendikaların ileriki aylarda yeniden karşı karşıya geleceği açıktır.
Duyumlar doğruysa, Ankara'nın "önlemler paketi"nde 13. maaşların kaldırılması ve emekli ikramiyelerinden vergi alınması da var.
Hükümet ikisini de reddetmiş ama şimdi 13. maaşlar sendikalara karşı bir silah olarak kullanıyor gibi görülüyor.
Yarın kalkar da ,"13. maaşların tehlikeye gireceğini söylemiştik" diye ödemezlik ederse sendikaları yeniden karşısında bulacağı, ülkede çıngar çıkacağı açıktır..
Unutulmamalıdır ki hükümet, kamu çalışanlarıyla emeklilerin maaşlarına bu yıl tek kuruş artış yapmamış, bu kesimin umutları sadece hayat pahalılığı ödeneğine bırakılmıştı.
Başbakan Soyer'in kurmaylarıyla nasıl bir hesap kitap içinde bulunduğu; uyarı greviyle kamuoyunun da büyük ölçüde desteğini alan sendikaların karşısında nasıl bir tavır sergileyeceği bugün ortaya çıkacaktır.
Umalım ki, Kıbrıs sorununun, egemenlik ve yurttaşlık tartışmalarıyla kritik bir noktada ve önemli bir dönemecin eşiğinde bulunduğu bu günlerde biz içerde para kavgası yaşamayız.
Ankara'nın ekonomik paketi çok aksi bir döneme denk geldi.
***
2008'den de beklediğimizi bulamadık...
Cumhurbaşkanı Talat'la Rum yönetimi başkanı Hristofyas'ın yapacağı görüşmelerden hala umutlu olamıyoruz...
Dünyadan tecridimiz sürüyor..
Dünyadaki olumsuz ekonomik gelişmeler, petrol ve gıda fiyatlarının artışı, küresel ısınma, kuraklık gibi etkenlerden büyük üçlüde nasibimizi alıyoruz...
Ekonomik krizin daha da artacağı görülüyor...
Sorunlar yumağı giderek büyüyor...
Grevler, eylemler birbirini izliyor...
Çevre ve doğa tahribatı almış başını gidiyor...
Halkımız on parçaya bölündü...
Ne yapacağını bilemiyor...
Sosyal patlamalar eşikte...
***
Bütün bunlar biliniyor, herkesçe dillendiriliyor ama çıkış yolu nedir acaba...
İşte bütün mesele bu!
Nasıl ve ne zaman düzlüğe çıkacağız?.
Buna en mantıklı yanıt olarak, öncelikle Kıbrıs sorununa adil ve hakça bir çözüm bulunmasını gösterebiliriz...
Yukarıdaki kara tablonun kökeninde, Kıbrıs'ın çözümsüzlüğünün yattığı yadsınamaz.
Sorun bir çözülse gerisi kolay...
Ama hala o noktadan uzağız.
|