|
Ülkede olup bitenlere baktıkça ister istemez hep o herkesin bildiği deve hikayesi gelir akla.
Hani deveye sormuşlar, "neden boynun eğri" diye; o da nerem doğru ki" diye yanıt vermiş.
Neyimiz doğru ki, ceza yasamız da doğru olsun.
İngiliz sömürge döneminden kalan ve yetkililerimiz "çok meşgul" olduğu için yıllardır değiştirilmeyen Fazıl 154 ceza yasası, 60 yaşında bir adamın 36 yaşında özürlü bir kadının ırzına geçmesi ve onu hamile bırakmasıyla yeniden gündeme geldi.
Bu yasaya göre, adamın işlediği suç "hafif suçlar" kapsamında!.
Cezası en fazla iki yıla kadar hapislik.
İnanılmaz, değil mi?
Ama gerçek.
Biz değil; yargıçlarımız, hukukçularımız söylüyor bunu.
Yasanın daha da tuhaf yanı; bir insana değil de bir hayvana tecavüz eden suçluya, fazladan bir yıl olarak üç yıla kadar hapislik cezası öngörmesi.
Yani, "İngiliz'den değerli bir miras" olarak koruduğumuz anlaşılan bu ucube yasayla; haşa, çok affedersiniz bir eşeğe tecavüz edilmesi, bir insana hele özürlü bir insana tecavüz edilmesinden daha büyük demeyelim ama hafifin biraz ötesinde suç sayılıyor.
Olabilir mi böyle bir şey?
Oluyor işte...
Burası KKTC.
Hayvan sever dostlarımız sakın yanlış anlamasın...
Hayvanlara tecavüzü önemsemediğimiz anlaşılmasın...
Fasıl 154 böyle diyor.
Oysa, tecavüz tecavüzdür...
Her türlüsü de iğrençtir.
Ha bir insana yapılmış, ha bir hayvana.
Ama ne yazık ki bizim burada "hafif suç" sayılıyor.
***
Biliyoruz...
Hükümet çok sıkıntılı bir dönemden geçiyor.
Ülkenin ve devlet maliyesinin darboğazda olduğu yadsınamaz.
Sayın başbakan KIBRIS'a verdiği özel demeçte bunu açıkça ortaya koydu.
Kabinede yapılacak revizyon dahil çıkış yolları aranıyor.
Bu aşamada, "şu ceza yasasına da bir bakın" diye hükümetin başına bir iş daha çıkarmak istemiyoruz ama konunun önemi tartışılamaz.
Trajikomik bir durum söz konusu.
Geçenlerde, özürlü kadına tecavüz etmekten sanık adamın tutukluluk duruşmasının tamamlanmasının ardından kararını açıklayan Yargıç Sayın Bertan Özerdağ da konuyu bir kez daha gündeme getirerek, zanlının akli dengesi yerinde olmayan bir bayanla ilişkide bulunmakla suçlandığını, son zamanlarda çocuk ve mahcurlara yönelik suçlarda artış olduğuna dikkat çekti.
İşlenen bu tür suçlar nedeniyle kamuoyunun rahatsız olduğunu ifade eden yargıç, Fasıl 154 Ceza Yasası'na atıfta bulunarak, yasada öngörülen cezaların günümüz koşullarında yetersiz kaldığını, bu tür suçların engellenebilmesi için caydırıcı cezalar verilmesi gerektiğini kaydetti.
Hukuk çevreleri ile yargıçlar, ceza yasasının Anayasa'dan bile daha önemli olduğuna işaret ederek, en son 1989 yılında, yani günümüzden tam 19 yıl önce değişikliğe uğradığını; başbakanın iki yıl önceki adli yıl açılışında yaptığı konuşmada, ceza yasasının değişeceğini söylemesine karşın bugüne kadar hiç bir şey yapılmadığını anımsattı.
Neden?
Bir zorluk mu var?
Yoksa, çoğu sorunlarımızın çözümsüz kalmasında olduğu gibi bu konunun da mı kaynağında ihmalkarlığımız ya da umursamazlığımız yatıyor?
Anlamak mümkün değil.
***
Suç ve suçlularda görülmemiş artış var...
Hukukçular, konunun Anayasa'dan bile önemli olduğunu söylüyor...
Yargıçlar, "cezalar yetersiz kalıyor, caydırıcı cezalar veremiyoruz" diye yakınıyor...
Ve hükümet, anlaşılmaz bir kayıtsızlıkla sessiz kalıyor.
Anladık ülkede ekonomik kriz var...
Dünyada petrol ve gıda fiyatlarının artmasından, kuraklıktan falan enflasyonist bir baskı var...
Ülke ve devlet maliyesi zorda...
Peki ama, bütün bunlar, günümüz koşullarında yetersiz kalan bazı yasaların tadil edilmesini de mi etkiliyor?
Fasıl 154 ceza yasasının da mı dokunulmazlığı var?...
Neden dokunulamıyor o yasaya?
Bu gibi sıradan işleri bile yapamıyorsak devasa sorunlara nasıl çare bulacağız?.
|