|
Hükümetin zam bombardımanından bu aralar Kıbrıs meselesinin pabucu dama atıldı gibi ama, isterseniz bu konudaki son gelişmelere bir göz atalım...
Çünkü gözler yavaş yavaş, ülkemizdeki sorunlar yumağından kaçırılıp ara bölgeye çevriliyor...
Biliyorsunuz; Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la Rum yönetimi başkanı Dimitris Hristofyas'ın zoru başarma denemesine girişmelerine sayılı günler kaldı.
3 eylülde masaya oturuyorlar.
O gün Talat'ın da söylediği gibi kısa bir görüşme yapacaklar...
Ve yine seremoni olacak...
Daha önce dört kez buluşmalarında olduğu gibi...
El sıkışarak, gülümseyerek foto muhabirlerine poz verecekler.
Asıl tarihi buluşma 11 eylülde gerçekleşecek...
O gün Kıbrıs sorununun özüne inerek kapsamlı müzakerelere başlayacaklar.
Peki zoru başarabilecekler mi?
Deneyecekler...
Olursa olur, olmazsa olmaz!
Bu sorunu mutlaka çözeceğiz diye ne birinin ne ötekinin iddiası var.
"Çözmeye çalışacağız, çözmemiz lazım" diyorlar.
Hepsi o kadar.
***
Önceki gün öğle saatlerinde, Güney Kıbrıs'taki Rum meslektaşlardan, "Alithia" yazarı Glafkos Xenos'u aradım.
Oradaki elektrik fiyatlarını sordum...
Orta halli dört beş kişilik bir ailenin, hiç tasarruf yapma gereği duymadan harcadığı elektriğe iki ayda ödedikleri paranın ne kadar olduğunu sordum.
Denizdeydi...
-Bir araştırayım seni ararım, ya da yarın sen beni ararsın, dedi.
Ve hemen sordu:
-Hava nasıl?
-Hangi hava?.
-Talat-Hristofyas görüşmesine halk nasıl bakıyor?
Kuşkusuz halkın, görüşmelerden olumlu bir sonuç alınmasını beklediğini ama pek umutlu olmadığını söyledim ve aynı soruyu bu kez ben sordum:
-Sizin orada durum ne?
Papadopulos yanlıları dışında halkın büyük çoğunluğunun yeni müzakere sürecini desteklediğini, olumlu yönde bir şeylerin değişebileceği beklentisi içinde olduğunu söyledi.
Olur mu olur!...
Bir şeyler değişebilir!
Ya adil ve kalıcı bir çözüm?
Bunu konuşmadık.
Adamı denizde rahat bırakayım dedim.
***
Cumhurbaşkanı Talat, geçenlerde Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası (Kamu-Sen) lokalinde sendika üyeleri, delegeleri ve işyeri temsilcilerinin katıldığı bir toplantıda, Kıbrıs sorunundaki son gelişmeleri değerlendirdi.
Rum siyasilerin basın yoluyla yapmaya çalıştıkları pazarlıkları eleştirerek, pazarlık yerinin görüşme masası olduğunu vurguladı ve bunu anlatmaya çalıştığını söyledi... "Bunu belki yavaş yavaş onlara da anlatırız. Anlatamazsak, bu iş olumsuza gider ve sonuçta tıkanıklık olursa, o zaman günah bizden gider! Biz sonsuza kadar hep en üstün esnekliği göstermek durumunda değiliz" dedi.
Cumhurbaşkanına göre, yeni görüşme süreci çok uzun olmamalı. Çünkü Kıbrıs sorununun bilinmedik bir yanı yok. Bütün unsurları, uzlaşmazlık ve yakınlık noktaları bugüne dek çok incelendi... Kıbrıs meselesini çözmek için istek, siyasi irade ve iyi niyet gerekiyor. Şeytan ayrıntıda gizli de olsa mesele birkaç ay içinde çözülebilir.
Yani en geç yıl sonuna kadar.
Keşke!
Ne ki, tarafların yakınlık noktaları yanında hiç uzlaşamadıkları malum dikenli konular da var.
Mesele işte bu zorluğu aşmaktır...
Zoru başarmaktır....
Deneyecekler...
Başarıp başaramayacaklarını görmek için uzun zaman gerekmeyecek!
|