|
Maşallah maşallah!..
Allah ziyade eylesin...
Elektrik makinelerini art arda sıralıyorlar.
Beş üniteden oluşan Teknecik dizel elektrik santraline eklenecek bir makine daha getirttiler.
Önceki gün Gazimağusa limanında karaya indirilen ve Tekecik'e nakledilen 300 ton ağırlığındaki bu altıncı ünitenin de eklenmesiyle Teknecik'in kurulu gücü 105 megavat kapasitesine ulaşacak.
Bu ana makineye ait jeneratör de iki haftaya kadar Finlandiya'dan KKTC'ye ulaştırılacak.
Teknecik'te ayrıca buhar santralinde 120 megavat, 2 gaz türbininde toplam 40 megavat ve Kalecik'teki AKSA santralinde de 85 megavat elektrik üretiliyor.
Yeterli mi acaba?
Maliye Bakanı Sayın Uzun mutlu mu mutlu... Elektrik üretiminin artık tüketimi karşılayacak kapasiteye ulaştığını söyledi.
Ama bence birkaç ünite daha sipariş edilmesinde yarar var.
Bir kenarda duruversin...
Önümüz kış; yağmur yağar, şimşek çakar, arıza olur!
İnşaat furyasını, nüfus artışını da unutmamak lazım..
Elektrik enerjisi gereksinimi her geçen gün biraz daha artıyor.
Dahası, yeni yatırımlar için para da söz konusu değil zaten!
Nasıl olsa tükenmeyen bir kaynak var!...
Hazineye sürekli para akıyor.
Ardı arkası kesilmeyen elektrik zamları, on binlerden toplanan maktu ücretler, yatırım katkı payları bir o kadar daha makine ve jeneratör almaya yeter!
***
Yetkililerin yatıp kalkıp bu fedakâr ve cefakâr, elleri öpülesi halka dua etmesi lazım.
Vatandaş kuzu kuzu... Kalp Arap otur Arap misali ne istenirse veriyor, ne söylenirse yapıyor.
Bakmayın arada bir yakınmasına...
Biraz söylenir durur, sonra oturur yerine.
Bakın; şu üç beş kuruşluk elektrik indirimini aylardır erteliyorlar da ne oldu?...
Kimin gıkı çıktı?
Kendi aramızda çene yormaktan başka yaptığımız bir şey yok.
Sivil toplum örgütlerinin üzerine de ölü toprağı serpildi sanki!
Tümü kabuğuna çekildi.
Birdenbire ne olduysa suspus oldular?
Hayli zamandır sesleri çıkmıyor.
"Sivil itaatsizlik" başlatan sanayicilerden de ses seda yok.
Ama haklılar... Kim çıkıp da destek verdi bu insanlara.
Ülke, herkesin her şeyden elini ayağını çekerek, "bana ne" umursamazlığı içinde kendi başının çaresine bakmaya başladığı hale geldi.
***
Konumuz dışında kalıyor ama devletin yatırımlarına halkın katkısı söz konusu olduğuna göre yöneticilerimize naçizane bir tavsiyemiz olacak.
Elektriğe yatırıma biraz ara verip şu cezaevi meselesine de artık bir el atılmalı...
Bugünlerde yine gündemde.
Merkezi cezaevi sardalye kutusundan farksız!... Suçlu oldukları mahkemece daha belirlenmemiş tutuklularla mahkumlar bir arada ve balık istifi. Bina, kapasitesini çoktan aştı. Onca tutuklu ve mahkuma
( halen 399 kişi) dar geliyor. İnsanlar koğuşlardan koridorlara taşıyor. Gardiyanlar tedirgin ve huzursuz. Cezaevi değil toplama kampı sanki.
Baksanıza tahliye edilen bir mahkumun söylediklerine... "Cezaevinde bu sefer çıkacak isyanda ölümler olacak" diyor.
Suç cennetine dönüşen ülkemizde bize öyle birkaç yüz kişilik değil birkaç bin kapasiteli cezaevi gerek. Hızla harekete geçilmezse başımıza yeni işler açmış ve ayıplarımıza bir yenisi katmış olacağız.
Elektrikte bugün kendi kendimize yeterli hale geldiysek, bu, vefakar halkımızın yıllarca elektrik çilesi çekmesine, ardı arkası kesilmeyen zamlara karşın hükümete "maktu ücret", "santral katkı payı", "yatırım katkı payı" adları altında ve aslında yasa dışı olan, tüketmediği elektrik için de katkıda bulunması sayesinde olmuştur. Yatıp kalkıp dua edin bu halka.
Kendisine uzanan eli boş çevirmeyi beceremeyecek kadar temiz yürekli insanımız, yarın yetkililer kalkıp da yeni bir cezaevi inşası ya da herhangi bir yatırım için katkıda bulunmasını istese, boğazından keser onu da yapar...
Yeter ki bu halkın değeri bilinsin... Yeter ki bu halk boş vaatlerle aldatılmasın ... Yeter ki bu halka yalan söylenmesin, enayi muamelesi yapılmasın... Ve yeter ki bu halkın yaşama sevincini, umutlarını yitirecek, geleceğinden endişe edecek kadar üzerine gidilmesin!.
|