Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
KRİZ
Bir rüya gerçekleşti
APOEL taraftarları yine çıldırdı
Bugün, 30 Ağustos Zafer Bayramı
Eliz'in sitemi
KIBRIS gazetesinden dev spor hizmeti
49 yaşındaki Rum, üvey kızına 5 yıl cinsel tacizde bulundu
Ocak'ta Hamis ve Süleyman satılık!
Danimarka seferi iptal!
Bella'da tanıtım gecesi
Rum basını, kiralık arabaların KKTC'ye kaçırıldığını iddia etti
Engelleri şarkılarla aştılar
Doğan yeni sezonu şölenle açıyor
Play-off maçları bugün başlıyor
Bold, zorlanmadan kazandı
Spor yazarları şampiyon

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Behçet Hastalığı

Türem Delikurt

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   25 Nisan 2007, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Sevgili okurlar, bu haftaki köşemizde bir okuyucumuzun isteği üzerine, nadir bir hastalık sayılan ve adını onu tanımlayan Türk doktorundan alan Behçet Hastalığı ya da diğer adıyla Behçet Sendromundan bahsedeceğiz. Bu hastalık Çin'e kadar uzanan 'ipek yolu' üzerinde bulunan ülkelerde, diğer ülkelere nazaran, daha sık görülmektedir.

Daha önceki köşelerimizden de hatırlayacağınız gibi aynı nedene bağlı bir grup belirtinin kişide gözlemlenmesine 'sendrom' adı verilir. Behçet hastalığı ya da sendromu da belli başlı belirtilerin (semptomların) kişide var olması ve gözlemlenmesi ile, uzmanlar tarafından, teşhis edilir. Ancak tüm belirtilerin kişide aynı anda ortaya çıkması teşhis için şart değildir. Hastalık herkesi farklı farklı etkileyeceği gibi, ilk yıllarda ortaya çıkmayan bazı hastalık belirtileri daha sonraki senelerde ortaya çıkabiliyor.

'Mutlisistem' bir hastalık...

İlk defa 1937 yılında Dr. Hulusi Behçet tarafından tanımlanan Behçet Hastalığı/Sendromu, 'multisistem' (birden fazla vücut sistemini etkileyen) bir hastalıktır ve genellikle 20'li ve 30'lu yaşlarda ortaya çıkar. Hastalığın en belirgin özelliği ağızda tekrarlayan yaralardır. Bu ağrılı ülserlere aynı zamanda 'aft' denir.

Hastalık belirtileri dönem dönem ortaya çıkar ve kaybolur. Hastalığın belirtilerini dört ana gruba ayırabiliriz:

- Ağız yaraları (aftlar): Genellikle hastalığın ilk belirtileri arasındadırlar ve çoğu hastada gözlemlenen bir belirtidir. Çok sayıda olmaları ve daha sık ortaya çıkmaları onları diğer basit ağız yaralarından ayırır.

- Cinsel bölge yaraları: Cinsel bölgede ağız yaralarına göre daha az sayıda ortaya çıkan ve iyileşmeleri daha uzun süren yaralardır.

- Deri belirtileri: Sivilce benzeri belirtiler ve deri damarlarının iltihaplanmasıyla alakalı belirtiler gözlemlenebilir.

- Göz belirtileri: Gözde kanlanma ve bulanık görme şeklinde belirtiler ortaya çıkar.

Bu belirtilere ek olarak, Behçet hastalığından etkilenmekte olan hastalarda, eklem ağrısı ve eklemlerde şişme gibi belirtiler de gözlemlenebiliyor.

Otoimmün bir hastalık

Behçet hastalığı 'otoimmün' bir hastalık olarak tanımlanır. Vücudumuzu korumakla görevli olan bağışıklık sistemimiz, nedeni tam olarak anlaşılmayan bir sebepten dolayı, vücuttaki dokulara karşı savaş açar. Bunun neticesinde kılcal damarlarda iltihaplanma gözlemlenir.

Daha önce de bahsettiğimiz gibi Behçet hastalığına kesin olarak neyin neden olduğu henüz bilinmemektedir. Ancak bu konudaki araştırmalar hızla devam etmekte ve teoriler geliştirilmektedir. Çoğu uzman ve araştırmacı, Behçet hastalığının, kişinin genetik yapısının onu hastalığa yatkın kılması ve virüs gibi bir dış etkenin kişide hastalığı tetiklemesinden dolayı ortaya çıktığını düşünmektedir. Hastalıkta rol oynayan faktörlerin bulunması ile, hastalığın tedavisinde de gelişmeler sağlanacaktır.

Behçet hastalığının tedavisi onu tam olarak ortadan kaldırmaz. Tedavi ilaçlarla belirtileri kontrol altına alıp hafifletmeyi içerir. İltihaplanmaları azaltmak veya bağışıklık sistemini kontrol altına almak için bazı ilaçlar mevcuttur. Her kişide aynı ilaç tedavisi aynı etkiyi vermeyebilir. Bir hastada başarı gösteren bir tedavi bir diğerinde başarılı olmayabilir.

Behçet hastalığı teşhisi konmuş kişiler, uzmanların kontrolünde ve kendilerine uygun ilaç tedavileri ile, hastalıklarının belirtilerini kontrol altına alabildikleri derecede, normal günlük hayatlarına devam edebilirler. Doktorlar ve uzmanların yanı sıra, eğer mevcut ise hasta ve hasta yakınlarına destek veren dernekler teşhis konmuş hastalara (ve ailelerine) çok yardımcı olur.

Sevgili okurlar, bir sonraki köşemizde buluşmak üzere sevgi ve huzur dolu günler sizlerin olsun.

   2379 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
28 Ağustos 2008, Perşembe   Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve yeni yeni sorulan sorular!
18 Ağustos 2008, Pazartesi   Doğa'nın gizemi...
16 Temmuz 2008, Çarşamba   Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyolojik bir sigorta mı?
08 Temmuz 2008, Salı   Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım
27 Haziran 2008, Cuma   Multipl Skleroz
03 Haziran 2008, Salı   BÜNYE FARKLILIKLARI
20 Mayıs 2008, Salı   Bir umut ışığı...
08 Nisan 2008, Salı   Bir babanın anlatımıyla...
25 Mart 2008, Salı   Yani her şey için bir 'gen' var mı?
12 Mart 2008, Çarşamba   Klinefelter (XXY) Sendromu nedir?


Yorum Sayısı:   6
  Ayten         - Magusa 28 Nisan 2007, Cumartesi 00:52 
Iyi gunler, acaba bir sonraki kosenizde renk korlugunu konu edebilirmisiniz?
  Nurseli         - Girne 28 Nisan 2007, Cumartesi 00:51 
Gercekten cok ilgi uyandiran konulara deyiniyorsunuz. Daha once duyup da cok ilgi duymadigim konulara bugun sizin sayenizde daha cok dikkat ediyorum. Tebrikler
  Nurseli         - Girne 27 Nisan 2007, Cuma 23:59 
Gercekten cok ilgi uyandiran konulara deyiniyorsunuz. Daha once duyup da cok ilgi duymadigim konulara bugun sizin sayenizde daha cok dikkat ediyorum. Tebrikler
  Ahmet         - Lefkosa 27 Nisan 2007, Cuma 23:53 
Hastalikla ilgili yazdiklariniz icin tesekkurler.
  Hilmi Refik         - Lefkoşa 27 Nisan 2007, Cuma 01:40 
Sayın Delikurt,
Behcet Hastalığının bu isimle anılması tarihi haksızlığı gündeme getirmiştir. Bahse konu hastalık 1937 yında Dr Hulusi Behcetin asıstanı Doç. Dr Cemal Pektaş tarafından bulunduğu ve bu konuda yazdığı kitabını kursü başkanı Prof. Dr Hulusi behcete ön söz yazması için verildiğinde Kürsü başkanı bu kitabın üstüne kendi adını yazarak beraber yazdık havası yaratıldığı ve sonuç olarak bu hastalığın adı haksız ve vicdansız bir kopyalama olduğu ve Doc. DR Cemal Pektaş'ın kıbrıslı bir Türk doktor olduğu ve çapa Tıp fakultesinde Deri kursusunde
asılı resmi bulunduğu ve dr pektaşın yazığı kitabın adının değiştiğini gördüğünde kalp krizi geçirdiği ve bir müddet sonra öldüğü bilgim dahilindedir. Merhum Dr Cemal Pektaşın iki kızı bu konuya şahittir. ne acıdır ki dünyada haksızlıklar ilmi konulkarda da yapılmaktadır. Bu konuda yazılmış kitabı Istanbulda bununabilir bilginize saygıyle sunulur. alba@north-cyprus.net Hilmi Refik
  MERAGLI         - lefgosa 26 Nisan 2007, Perşembe 22:40 
Dr. Hulisi Behcet Kıbrıslı Türk bir dogtordur. Bilgilerinize arz edilir.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1810 1.1893
1 STERLİN 2.1676 2.1837
1 EURO 1.7442 1.7564



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

BEKLEN(EN)MEYEN KRİZ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

KTÖS'te 40 sene önce vardı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(38)...

Akay Cemal

Genelkurmay'dan Kıbrıs dersi...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Bir okur yazısı

Necdet Ergün

ASGARİ ÜCRET'te ZOR AMA YANLIŞ TERCİH

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

KKTC ÜNİVERSİTELERİ İMAJI

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Soğuk Savaş mı?

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Bedia BALSES

YİNE BU YIL ADA SENSİZ

Beste SAKALLI

BELKİ ATILIR DİYE AYRILIK İÇİNDEN...

Psikolog Ayla Kahraman

"AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE&...

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

ENERJİ İÇECEKLERİ

Bener HAKERİ

Sere serpe

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Ülkemizin asayiş sorunu

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital