Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Lefkoşa Merkezi Cezaevi: Uyuşturucu ticareti merkezi
Birleşik Kıbrıs'ta tek egemenlik ve tek yurttaşlık kesindir
Talat yanlış yoldan dönsün, bunu yapamıyorsa istifa etsin
Eşel mobil grevi hayatı durduracak
Eski Cumhurbaşkanı Denktaş: Teslimiyete gidiyoruz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Genlerimiz bizi 'suç' işlemeye programlayabilir mi?

Türem Delikurt

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Ekim 2007, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Suça yönelik davranışların ortaya çıkmasında, çevresel faktörlerin (ör; yetiştirilme tarzı, arkadaş çevresi vs.) yanı sıra insanın genetik yapısının da rol oynadığı düşünülmektedir. Ancak, hangisinin diğerinden daha çok etkili olduğu halen daha tartışılmaktadır.

-Yani bir insanın suç işlemesinin nedeni genetik yapısı mı yoksa onu yetiştiren çevresel faktörler mi?

Cevap: Her ikisinin de rolü var!!!. Yapılan araştırmalar, kişinin genetik yapısının onu suça yönelik davranışlara yatkın kılabileceğini, ancak, kişinin bu davranışları sergilemesi için de uygun çevresel faktörlere (örneğin; yanlış arkadaşlar) maruz kalması gerektiğini göstermektedir.

Peki, suça yönelik davranışları nasıl tanımlayabiliriz?

Araştırmacılar, suça yönelik davranışlara nelerin (genetik veya çevresel faktörler) neden olduğu konusunda tartışırken, suça yönelik davranışların tanımı konusunda da farklı fikirlere sahip olabiliyorlar. Suça yönelik davranışların en geniş ve kapsamlı tanımı 'anti-sosyal' davranışlar olarak adlandırılmalarıdır. Kimi araştırmacılar için anti-sosyal davranışlar, toplumda yasalara karşı gelmiş ve yargılanarak 'suçlu' unvanı almış insanların yaptığı davranışlardır. Ancak, bazı araştırmacılara göre bu sosyal unvan, davranışları tanımlamaya yeterli değildir ve ayrıca yasalar ülkeden ülkeye değiştiği için anti-sosyal bir davranışın tanımı da dolayısıyla bir ülkeden diğerine değişebilmektedir. Basit bir örnek verelim; Amerika'da 21 yaşından küçüklerin alkol kullanması yasalara aykırıdır ve bu doğrultuda kullanımı anti sosyal bir davranış ya da suç olarak tanımlanabilir. Ancak, başka ülkelerde alkol kullanma yaşı daha farklı olabilir ve örneğin 18 yaşında biri için bu davranış yasalara aykırı olmayıp, anti sosyal diye tanımlanmayabilir. Kısacası, bu tür araştırmaları incelerken yaptıkları tanımlara da dikkat etmeliyiz.

Genetik araştırmalar...

Suça yönelik davranışlarda genlerin de rol oynadığına dair kanıtlar, evlatlıkları ve ikizleri içeren araştırmalardan elde edilmiştir. Örneğin; biyolojik ailesinde kriminal davranışlar olan bir kişi, evlatlık verildiği ailesinde düzgün ve emniyetli bir ortamda yetiştirilmesine rağmen suça yönelik davranışlar sergileyebiliyor. Bu alandaki genetik araştırmalar, bazı psikolojik rahatsızlıkların, kişinin genetik yapısıyla alakalı olduğunu ve nesilden nesle geçebileceğini göstermiştir. Bunun yanı sıra, bu tür psikolojik rahatsızlıkların etkisiyle bireylerin suça yönelik davranışlar sergileyebileceği de bilinmektedir. Ancak araştırmacılara göre, bu tür genetik yapısı olan insanların, uygun çevresel faktörlerin de etkisi ile suça yönelik davranışlara yatkın olması olasıdır.

Yani burada önemle vurgulanması gereken olan bir şey, bu tür davranışların sadece ve sadece genlerin kontrolünde olmadığıdır. Bunda çevresel faktörlerin de rolü çok önemlidir.

Dikkatli olmalıyız!

Bu tür davranışların ortaya çıkmasında genlerin de rol oynadığını bilen araştırmacılar, bu genlerin hangileri olduğunu bulmaya çalışmaktadırlar. Ancak bilim adamlarına göre, suça yönelik davranışlar sadece bir gene ya da bir kaç genle değil birçok genle alakalıdır.

Bu alandaki gelişmeler süratle devam ederken, bazı bilim adamları ve etikçiler bu konudaki endişelerini de dile getirmektedirler. Örneğin; ileride bu genlerin keşfi ile, genetik faktörlere çevresel faktörlerden daha çok odaklanılır ve toplumdaki bireyler (ör; yeni doğanlar), suça yatkın mı değil mi diye bir çeşit taramaya maruz bırakılırsa? Bu ne kadar etik olur? Ya da böyle bir yaklaşım, çevresel faktörleri ele alan ve suça teşviki azaltmak için geliştirilmiş bulunan sosyal 'kuralların' ortadan kalkmasına neden olabilir mi?

Dolayısıyla bu alandaki araştırmaları heyecanla takip ederken, elde edecekleri sonuçlar konusunda gerçekçi beklentiler içerisinde olmalı ve gelecek için ne ifade edebileceklerini de düşünebilmeliyiz.

Sevgili okurlar bir sonraki köşemizde buluşmak üzere sağlık ve huzur dolu günler sizlerin olsun.

   1558 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
27 Haziran 2008, Cuma   Multipl Skleroz
03 Haziran 2008, Salı   BÜNYE FARKLILIKLARI
20 Mayıs 2008, Salı   Bir umut ışığı...
08 Nisan 2008, Salı   Bir babanın anlatımıyla...
25 Mart 2008, Salı   Yani her şey için bir 'gen' var mı?
12 Mart 2008, Çarşamba   Klinefelter (XXY) Sendromu nedir?
27 Şubat 2008, Çarşamba   Huntington hastalığı
13 Şubat 2008, Çarşamba   Nörofibromatosis Tip 1 (NF1)
05 Şubat 2008, Salı   Dünyada neler oluyor...
16 Ocak 2008, Çarşamba   İşte ürküten 'K'!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2177 1.2263
1 STERLİN 2.4266 2.4447
1 EURO 1.9235 1.9370



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ANALARINDAN DOĞDUKLARINA...

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Yurt dışındaki insan kaynaklarımızı da bil...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

44 yıllık ömrünün 28 yılı hapiste geçti!..

Bilbay Eminoğlu

Ne kadar tuzu kuruolan varsa şimdi çıkacak...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

KILIÇ SESLERİ ARASINDA KALAN LİDERLER

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Devlete dava açmak, 2 yıllık asgari ücret ...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Bir hikâye-i göçmen

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Carlin vs. Ölüm

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital