|
İçinde bulunduğumuz hafta "kanser haftası"... Bir önceki nesilde bu hastalıktan muzdarip kişilerin "talihsiz" olarak anıldığı kanser artık ülkemizde çok daha yaygın olarak görülmekte...
Hemen her ailenin bu "kötü hastalık" ile mücadele eden bir veya birkaç üyesi var günümüzde... Önceleri "talihsizlik" veya "şanssızlık" nedeniyle karşılaşıldığı düşünülen kanser hastalığına toplumumuzun ve hekimlerimizin yaklaşımı da önemli oranda değişmiş durumda...
Artık kanserin pek çok türü önlenebilir veya tedavi edilebilir rahatsızlıklar... Kanser hastalığının sadece talihsiz kişilerde görüldüğü inancı artık itibar görmüyor... Toplumun hemen her kesimi, çevrelerinde gördüğü hastaları örnek alarak kansere yakalanmamak için bilgi sahibi olmaya çalışıyor, daha sağlıklı beslenmeye, koruyucu önlemler almaya başlıyorlar... Bilinen kanserojen maddelerden uzak durmaya çalışıyorlar...
Sigara paketlerinin üzerine gelişmiş ülkelerden yıllar sonra nihayet uyarı yazıları basılıyor... İnsanlar "ilaçsız", "hormonsuz" ve "organik" yiyecekleri tüketmeye başlıyor... Hepatit aşıları yıllardır her yeni doğan bebeğe yapılıyor... Orta yaş grubu kişiler düzenli check-up'larla özellikle meme ve prostat kanserine karşı taranıyor... Stressiz yaşam için spor, yoga ve alternatif destek tedaviler medyanın gündemine yerleşiyor...
İşte böyle bir dönemde pek çok hekimi ve duyarlı bireyi sevindiren bir haber kulaktan kulağa duyulmaya başlandı... "Yeni bir kanser aşısı çıkmış", "kanseri önleyen aşı bulunmuş", "kız çocuklarına artık kanser aşısı yapılacakmış" şeklindeki sohbetler evlerimizde ve kliniklerimizde geçen ifadelerden sadece bir kaçı...
Kanser (HPV) aşısı nedir?
Önlenebilir kanser türleri arasına akciğer (sigara, asbest vs) ve karaciğer (hepatit B) kanserlerinin ardından sonra serviks (rahim ağzı) kanseri de girmeye aday...
Human Papilloma Virüs (HPV) adı verilen bu virüs cinsel yolla bulaşan pek çok enfeksiyon kaynağından sadece birisi... Genital bölgelerde görülen siğillerin ve yaralar oluşturan bazı akıntılı enfeksiyonların etkeni... Kendisini diğerlerinden farklı kılan özelliği ise orta yaşlı hanımlarda bu virüs enfeksiyonlarının ileri dönemde rahim ağzı kanserine neden olabilmesi... Yeni çıkan aşılarla toplumun büyük kesiminde taşıyıcılığı olan bu enfeksiyon kaynağından çocukluk döneminden itibaren aşılama ile korunabilmek mümkün olabilecek artık...
Bu konuya önümüzdeki haftalarda daha detaylı olarak değineceğim...
Kanserden korunmanın yolları neler?
Kanser haftası nedeniyle kanserden korunabilmek için herkesin uygulaması gereken altın kurallar, bazı önemli mesajlar:
- Sigarayı kesin! Sigara içilen kapalı ortamlara girmeyin...Orta yaş ve üzerinde uzun yıllar sigara içen kişilerde, halsizlik, iştahsızlık, zayıflama veya solunum sıkıntısı şikayetleri olması halinde mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurun... Sigara, akciğer ve pek çok diğer kanser türüne davetiye çıkaran, bilinen en güçlü kanserojen maddedir!
- 11-16 saatleri arası yaz güneşine çıkmayın, uzun süre güneşte kalmayın, yüksek koruyucu faktörlü güneş kremleri kullanın. Vücudunda yaygın et benleri ve doğuştan lekeler olan kişiler, ciltte kızarıklık, benlerde artma veya yaralar olması halinde mutlaka bir cilt doktoruna muayene olmalı...Cilt kanserleri ülkemiz gibi bol güneşli bölgelerde giderek artmakta!
- Kırmızı eti, yağlı gıdaları azaltın, bol su için. Tütsülenmiş gıdalar (renga vs), sucuk, salam, sosis, bolibif tüketmeyin. Sebze ve meyve tüketin. Ailede bağırsak kanseri, süregelen sindirim bozukluğu veya makattan kanamanız varsa mutlaka bir barsak hastalıkları uzmanına danışın...Barsak kanserleri kansere bağlı ölümlerin ikinci en sık nedenidir.
- Kırk yaş üzeri, ailesinde meme kanseri olan, sigara içen, hiç çocuk doğurmamış veya östrojen tedavisi altındaki kişiler mutlaka düzenli aralıklarla mamografi tetkiki yaptırmalıdırlar... Risk grubunda olmasalar bile 40 yaşın üzerindeki hanımların ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi yapmaları ve yılda bir kez mamografi çektirmeleri önerilir...
- Elli yaşın üzerinde, ailede prostat hastalığı hikayesi olan, sık işeme ihtiyacı hisseden erkekler mutlaka prostat kanseri taraması olarak PSA testi (kandan) yaptırmalıdırlar.
- Menopoza geç giren, düzensiz adet kanamaları olan, kilolu ve sadece östrojen tedavisi almakta olan hanımlar menopoz sonrası mutlaka kadın hastalıkları uzmanına başvurmalıdırlar... Erken dönemde HPV taşıyıcılığı tanısı konan çokeşli hanımlara ise düzenli aralıklarla pap-smear testleri yapılmalıdır.
- Çocuklarda aşırı halsizlik, solukluk, vücutta döküntüler, düzelmeyen ateş, ve devamlı burun kanamaları olması halinde doktorunuza başvurun...
Mutlu ve sağlıklı günler...
|