|
Afrika'dan gelen sıcak dalgası... 40 derece ateşlerde yanan çocuklar... Deniz sefaları sonrası görülen rahatsızlıklar... Hemen her Kıbrıslının ortak sorunu veya sohbet konuları şu sıralar.
Sadece Kıbrıs'ın değil, küresel ısınma sorunu ile birlikte, diğer dünya ülkelerinin de gündeme oturmuş durumda bu sorunlar. Sizlerden gelen e-postalar ve Fransa'dan bir okurumuzun, özellikle bebeklerin bu ülkede yaz aylarında yaşadığı sorunlara ilgili mesajı üzerine, bu konuyu tekrar gündeme getirme ihtiyacı duydum. Geçen yıl bu dönemlerde yayımladığımız yazıyı tekrar dikkatinize sunuyorum...
Hayat veren ve alan Güneş!
Dünyamızın hayat kaynağı güneş... Soluduğumuz hava, içtiğimiz su, yediğimiz yiyecekler onsuz var olamazdı... Uzayda durduğu yerden birkaç santim oynasa ya da sıcaklığı birkaç derece değişse yaşantımız mümkün olmazdı...
Kıbrıslıların en çok övündükleri konuların başında gelir gölgede 40 dereceyi geçen bol güneşli havamız, bronzlaşmaya müsait plajlarımız... Peki yılın hemen her mevsiminde gün ışığından bolca faydalanan Kıbrıslılar olarak güneşin faydalarının yanı sıra zararları konusunda da yeterli bilgiye sahip miyiz?
Bozulan ısı regülatörümüz ve güneş çarpması
Vücudumuzun ısı regülatörü olan beyin (Hipotalamus bölgesi) değişen ortam ısılarından bizleri koruyarak vücut ısısını sabit (36°C) sınırlarda tutar. Özellikle yaz aylarında, çok uzun süre güneş ışığına maruz kalınması sonucunda, ciltteki kan damarları gevşeyerek deri üzerinde aşırı miktarda kan göllenmesi olur. Bu nedenle ve de terlemeyle kaybedilen tuzdan dolayı tansiyon düşer. İç organlar ve beyine daha az kan gitmeye başlar. Böylece beyin, diğer fonksiyonlarının yanı sıra ısı dengeleme görevi de yerine getirmekte zorlanır... Vücut ısısı kontrol edilemeyerek aşırı derecede yükselir... Sonuç olarak "Güneş (sıcak) çarpması" denilen rahatsızlık ortaya çıkar. Güneş çarpmasında ( heat stroke ) vücudun ısısı (40-41 °C) civarlarına kadar yükselir [Bazı atletlerde yaz aylarında bu mekanizma sonucunda 43 °C'ye ulaşan vücut ısıları saptanmıştır].
Terleme aslında vücut sıcaklığını düşürücü bir koruyucu mekanizmadır. Fakat Kıbrıs gibi nem oranının %95 lerde seyrettiği ülkelerde terleme yoluyla ısı kaybı olanaksızlaşır. Havadaki nem bu koruyucu mekanizmanın çalışmasına da engel olur. Böylece nemli havalarda güneş çarpmaları daha sık görülür.
Güneş çarpmasının ilk bulguları!
Sıcak çarpmasının başlangıç bulguları halsizlik, kusma, terleyememe (bazen öncesinde aşırı terleme), titreme, kalp atımı hızında artış ve ateştir.
Kişi önceleri sersemlik ve şuur bulanıklığı yaşar. Baş ağrısı ve yürümede dengesizlik görülür.
İleri dönemlerde 41°C yi bulan ateş, hızlı ve yüzeysel nefes alma, kalp yetmezliği, çarpıntı, bilinç kaybı, havale nöbetleri, durmayan kanamalar (beyin kanamaları dâhil), böbrek, solunum yetmezliği ve ölüm görülebilir.
Sıcak çarpması ağır enfeksiyon bulgularını taklit ediyor!
Sıcak (güneş) çarpması sanıldığı kadar basit bir rahatsızlık değildir. Sıcak çarpması olan kişide vücut sıcaklığının artışı dışında -özellikle ısıya duyarlılıkları fazla olan yaşlı ve çocuklarda- vücutta pek çok değişiklik meydana gelir. Öncelikle hücrelerin içindeki bazı proteinlerin yapısı bozulur (denatürasyon). Bu olay yumurtanın akının uzun süre ısıtıldığında katılaşmasına benzetilebilir.
Hücrelerde oluşan bu hasar vücut tarafından kana karışmış bir iltihap veya ciddi bir enfeksiyon (sepsis) gibi algılanır. Vücut kendini savunmak için bağışıklık sistemi hücrelerini salgılamaya başlar. Herhangi bir mikrobik enfeksiyon olmadan aktifleşen bu savunma mekanizması insanın kendi organlarına saldırarak zarar verir. Ateş daha da yükselir. Ağır hastalık bulguları ortaya çıkar.
İlerlemiş güneş çarpması yüzde yirmiye varan oranda ölümle sonuçlanabilir. Bu kişilerde tedavi sonrası kalıcı beyin rahatsızlıkları görülebilir. Bu nedenle alınacak önlemler tedaviden daha büyük önem taşımaktadır.
Saat 10-16 arası dışarı çıkmayın!
Bu denli ciddi sonuçları olan bu rahatsızlıktan korunmak mümkündür. Bu amaçla özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik bir hastalığı olanların (Şeker, obezite, diyabet, kalp hastalığı vs) saat 10 ile 16 arasında, gölgede bile olsa, dışarı çıkmamaları gerekir.
Unutulmaması gerekir ki güneş çarpmaları gölgede ve denizin içinde de görülebilir!
Güneş çarpmasından korunmak için...
Güneş çarpmalarından korunabilmek için alınması gereken bazı önlemler:
> Gölgeniz boyunuzdan kısaysa güneşe çıkmayın.
> Her zaman geniş şapkalar ve t-shirtler giyin, giydirin.
> Hem UVA hem de UVB ışınlarından koruyucu kremler kullanın.
> Çocuklar için 40 ve üzeri faktör değerlerini seçin.
> Gün boyu bol miktarda sıvı tüketin.
> Alkollü ve gazlı içeceklerden uzak durun! Alkol tüketimi sıvı kaybını arttırdığından güneş çarpmasına zemin hazırlar.
> Sıcak ve nemli ortamlarda aşırı egzersiz yapmayın, terleme ile aşırı derecede sıvı ve tuz kaybı olacaktır.
> Kahve ve çay tüketimini sınırlayın. Bu içecekler de vücuttan sıvı kaybını artıracaktır.
Güneş çarpmalarında ilk müdahale çok önemli
Güneş çarpmasından şüphelenilen kişiyi
> Yüksek ısı ve nemli ortamdan hemen uzaklaştırın, gölgeli bir yere götürün.
> Fazla giysileri çıkartın.
> Soğuk uygulama yapın. Kasık ve koltuk altlarına buz torbaları veya ıslak bez koyun.
> Rahat nefes alabileceği bir pozisyonda tutun. Mümkünse yatırarak yan çevirin. Baygın ise ayaklarını yukarıda tutun.
> Kusuyorsa ağzını temizleyin, rahat nefes almasını sağlayın.
> Bilinci kapalı ise hiçbir şekilde yiyecek ve içecek vermeyin.
> Bilinci açık genel durumu iyi ise ateş düşürücü verin.
> En yakın sağlık merkezine götürün. Burada hastaya sıvı ve destekleyici ilaç tedavisi yapılacaktır.
Bol gölgeli, mutlu ve sağlıklı günler...
|