Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Boykot + istifa= 2 trilyon
Güzel bir sahil, güzel bir deniz, büyük bir utanç
İçip içip uçuyordu
Ramazan geliyor, bizi gönderin
Hamitköy'de yabancı ordusu
Kat Deluna Girne'yi yakacak
DJ'ler geceleri gündüzlere taşıdı
Türkmenköy 3 yabancısını bekliyor
Kanu Bağcıl'da
Kaymaklı'da tempo ağırlaştı
Pekinliler böyle serinliyor
Doğan Türk Birliği çalışmalara hız verdi
Kursiyerler sertifikalarını alacak
Beyar "Hakemliğin yarınlarını kurtaracağız"
Kortlar canlanıyor
Gönyeli'de yüzme yarışı heyecanı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Ben anne olmasaydım eğer...

Dr. Umut Altunç

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Temmuz 2007, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bu hafta yine sizlerden gelen mesaj ve sorulara yer ayırdım.

Genç annelerimizden Bahar Hanımın bana gönderdiği mesaj pek çok annenin halihazırda hissettiği duygular...

İşte annelik hissini yaşaması imkansız olan erkeklerin bile okudukları zaman şaşıracakları, duygulanacakları satırlar:

Ben anne olmasaydım eğer...

Karnımda yaşayan başka bir canlının kalp atışlarını hissedemeyecektim.

Hamileliğim esnasında 80'li kilolara kadar çıkıp kendi çapımda ilk defa bir alanda rekorumu kıramayacaktım.

Topuksuz ayakkabılarla da şık olunabileceğini bilmeyecektim.

O küçücük ellerle renkli kartonlardan yapılmış bir kâğıt parçasının bu kadar değerli olabileceğini öğrenemeyecektim.

Birinin canı yandığında ötekinin bu acıyı hissedebilmesinin sadece ikiz kardeşlerde olduğunu sanacaktım.

Sabahın köründe gözü kapalı mutfağa kadar gidip, süt ısıtıp yine gözü kapalı dönme yeteneğini kazanamayacaktım.

Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak için insanüstü bir uğraşa asla girmeyecektim.

Bir insanın gaz çıkarması beni bu kadar mutlu edemeyecekti.

Babanla belki daha az kavga edecek ama sevginin evlat denilen başka bir boyutuna giremeyecektik.

Sevginin böylesine karşılıksız olanını hiç tadamayacaktım.

Telaşsız sevişmenin hayalini kuramayacaktım.

Annemi bu kadar çok sevdiğimi anlamayacaktım.

Annesinden zorla ayırdılar diye "Uçan Fil Dumbo!" çizgi filminde böğürerek ağlamayacaktım.

Geceleri kesintisiz uyuyacak, hafta sonunda sabahları istediğim saatte kalkacaktım ama uyandığımda yanağıma konmuş minik ellerin sıcaklığı ısıtmayacaktı yüreğimi.

Çantamda sürekli bisküvi, ıslak mendil, bir adet oyuncak, düşer bir yerin kanar diye ayıcıklı yara bandı taşımayacaktım.

Acıyı geçiren öpücüğün gücüne inanmayacaktım.

38,5 derece ateş beni de yakıp kavurmayacaktı .

Bir çocuk doğduğu anda, bir anne doğarmış... Bu lafın doğruluğuna inanmayacaktım!

Sen olmasaydın eğer ben asla "anne" olmayacaktım.

 

 

Bebek televizyonları gerçekten zihin geliştiriyor mu?

İçinde bulunduğumuz yaz aylarında çalışan anneler bebekleri-çocukları ile daha uzun süre vakit geçirme imkanı buluyorlar.

İşte böyle bir dönemde bana e-posta yoluyla ulaşan Ebru Hanım, öğretmen bir anne olarak, mesajında 9 aylık bebeğinin günde kaç saat süre ile bebek televizyonu seyretmesi gerektiğini sormaktaydı.

Bebek televizyonu adı altında veya çocuklara yönelik yapılan yayınlar aslında sanıldığı kadar zeka geliştirici eğitim araçları değil! Bu konuda çok sayıda çalışması bulunan Amerikan Pediatri Akademisi gibi pek çok akademik kurum 2 yaşın altındaki çocuklara televizyon seyrettirilmesini önermiyor!

Özellikle bebeklerin ses ve ışığa karşı ilgi ve tepkilerinden dolayı aileleri memnun etmesine rağmen, televizyon bebeklerin zihinsel gelişimini olumsuz yönde etkiliyor. İki yaşından büyük çocukların ise sadece seçilmiş, çocuklara uygun eğitici programlar seyretmesi öneriliyor. Günde 4 saatten fazla televizyon izleyen büyük çocuklarda hareketsizlik ve abur cubur atıştırma nedeniyle obezite oranlarının ciddi şekilde arttığı biliniyor. Televizyonda özellikle gece kuşağında yayınlanan şiddet ve cinsellik içeren yayınlar ise çocuklarımızın yeni oluşmaya başlayan kişilikleri ve psikolojileri üzerinde tamiri güç olumsuz izler bırakabiliyor.

   1516 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
17 Ağustos 2008, Pazar   Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?
03 Ağustos 2008, Pazar   Kıbrıs'taki Çernobil:Elektro Manyetik Kirlilik (2)
20 Temmuz 2008, Pazar   Plaj Çantanızda Bulunması Gereken 10 Şey
06 Temmuz 2008, Pazar   Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler
29 Haziran 2008, Pazar   KLİMA İLE GELEN ATEŞ!
22 Haziran 2008, Pazar   Bunları Biliyor muydunuz?
15 Haziran 2008, Pazar   Kene humması (Kırım Kongo Kanamalı Ateş, KKKA)
08 Haziran 2008, Pazar   Demir: Kullanılmalı mı kullanılmamalı mı?
02 Haziran 2008, Pazartesi   Anne karnında son üç ay (6-9.aylar)
25 Mayıs 2008, Pazar   ANNE KARNINDAKİ İKİNCİ ÜÇ AY (3-6.AYLAR)



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1994 2.2157
1 EURO 1.7360 1.7482



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

BECERİKSİZLİĞİN CEREMESİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Panayırcılıktan festivale...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

ASAYİŞ BERKEMAL DEĞİL...

Bilbay Eminoğlu

Zam ve zulüm Hikayeyi bilirsiniz ...

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Kafkasya istikrar paktı gerçekçi mi?

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital