Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Norovirüs salgını dünyayı tehdit ediyor!

Dr. Umut Altunç

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Ocak 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bir virüs furyasıdır gidiyor. Kimisi havadan, kimisi sulardan, kimisi ise yağmur yağamadığından diyor! Bunlar yetmezmiş gibi bir de "Norovirüs" çıktı başımıza! Ateşlensek virüs, öksürsek virüs, moralimiz bozuk olsa yine virüse suç bulacağız yakında. Peki, virüsler gerçekten bu kadar yaygın mı? Yaşadığımız sağlık sorunlarının ne kadarı "virütik"? Bu virüslerden kurtulmanın bir yolu yok mu? İşte bu güncel konu hakkında merak ettiğiniz bazı önemli soruların cevapları:

Virüs ile bakteri birbirlerinden çok farklı canlılar !

Evet, doğru okudunuz... Onlar da tıpkı bizim gibi yaşam döngülerini devam ettirmek isteyen canlılar... İnsanoğlunun yaşam kaynağı, havası, suyu gıdası yeryüzü iken onların yaşam kaynağı da insanoğlunun hücreleri ve organları!..

Bir virüs ile bakteriyi ileri teknoloji mikroskopta kıyaslayacak olursanız bir bakterinin onbinlerce virüsün hacmine eşit olduğunu görürsünüz. Merak edenler için: (http://www.cellsalive.com/howbig.htm ). Oysa ki, bu küçücük virüsler de en az bakteriler kadar yaygın salgınlar ve ölümcül hastalıklar yapabiliyor.

Virüsler sinsi ve derinden!

Virüslerin özelliği insan hücrelerini parazit olarak kullanıp, hücrelerimizin içine sızarak, kendi zehirli maddelerini salgılatmaları ve çoğalmalarıdır. Bu da insanda ateş, halsizlik, öksürük, burun akıntısı, kusma, ishal gibi pek çok belirtiye neden olmaktadır. Virüsler genellikle hafif enfeksiyonlar yaparken özellikle küçük bebeklerde ağır bronşite neden olabilir, bağışıklık sistemi zayıf olan yaşlılarda veya AIDS gibi rahatsızlıklarda ölümcül sonuçlara yol açabilirler! Soğuk algınlığı (nezle) herhalde dünya üzerinde en sık görülen salgın enfeksiyon hastalığıdır. Etkeni bir virüs olan bu hastalık yine bir virütik hastalık olan grip (influenza)'nın aksine kendiliğinden kısa sürede iyileşmektedir. Grip ise her yıl milyonlarca kişiyi etkilemekte ve binlerce kişinin ölümüne yol açmaktadır.

Bakteriler hızlı ve agresif !

Bakteriler, belirli organ ve dokulara yerleşerek sürekli bölünme yoluyla sayıca artmaktadır. İdrar yolu enfeksiyonları, kemik enfeksiyonları, kan enfeksiyonları genellikle bakterilerin neden olduğu önemli rahatsızlıklardır. Beta mikrobu gibi sinsi taşıyıcılık yapan bakteriler olmasına rağmen genellikle bu mikroplar hızlı başlangıçlı, ağır ve gürültülü enfeksiyonlara neden olur. Örneğin yüksek ateş, boğaz ağrısı, idrar yapamama, koyu balgam ve cilt enfeksiyonları gibi. Pek çoğunun antibiyotiklerle başarıyla tedavisi mümkündür. Oysa ki etkili bir ilaç tedavisi geliştirilen virüs sayısı bir elin parmaklarını geçmez.

Hangisi virüs, hangisi bakteri?

Pek çoğumuz virüsler ile bakterileri karıştırıp dururuz. En basitinden halkımız arasında -nedense- "Beta Mikrobu" olarak anılan Streptokok cinsi bir boğaz bakterisi, "Beta Virüsü" olarak adlandırıla gelmiştir. Bunun nedeni belki de sinsi enfeksiyonlar yaparak uykuya dalıp -hepatit virüsü gibi- taşıyıcılığa yol açmasından dolayıdır. Sanılanın aksine kulak (otit), burun (rinit), boğaz (farenjit), ses telleri (larenjit) ve sinüs (sinüzit) enfeksiyonlarının yaklaşık dörtte üçü virüsler tarafından oluşturulmaktadır. Bir yaşına kadar bebeklerde görülen bronşit benzeri hastalığın (bronşiolit) ve akciğer enfeksiyonlarının etkeni de yine büyük oranda virüslerdir!

 

Norovirüs diye bir mikrop...

Bundan tam 40 yıl önce ABD'nin Ohio eyaletine bağlı Norwalk bölgesindeki bir ilkokulda ortaya çıkan ishal-kusma salgını sonucunda çocukların dışkılarında daha önce tanımlanmamış bir virüs saptanmış. İşte o dönemden bu yana bu sinsi ve tehlikeli virüs, bulunduğu yerin ismi Norwalk veya Norovirüs olarak adlandırılıyor.

 

İngiltere'de bir haftada 100 bin kişide Norovirüs salgını!

Geçtiğimiz hafta sağlık haberleri konusundaki hassasiyeti ile tanınan İngiliz Medyası bomba etkisi yaratan bir haber yayınladı. Buna göre ülkede bir haftada yaklaşık 100bin kişinin Norovirüs mikrobunun neden olduğu akut gastroenterit (ishal-kusma) hastalığına yakalandığı tahmin ediliyordu. Manchester hastanesinin büyük bir bölümü bu salgın hastalık tehdidi nedeniyle kapatılırken ülke çapındaki diğer 59 büyük hastanenin de bazı bölümlerini kapattığı veya ciddi önlemler aldığı bildirilmekte idi. Kapalı ortamlarda, kışla, okul ve hastanelerde salgınlar yapan Norovirüs geçen yıl da dünyanın en büyük yüzer-otellerinden (cruise) Carnival Liberty isimli gemide 700 kişinin birden rahatsızlanmasına neden olmuş bu şekilde medyaya yansımıştı. Hilton otellerinde bile konferanslar sonrasında Norovirüs salgınları bildirilmiş, bundan önceki ciddi salgın ise 2002 yılında patlak vermişti.

Norovirüs'ün kaynağı ve hedefi sindirim sistemi !

Tıp dilinde insanlara "fekal-oral" yolla bulaştığı söyleniyor Norovirüs'lerin. Bunun anlamı ise hasta kişinin dışkısındaki mikrobun bir şekilde şebeke sularına karışarak veya iyi yıkanmayan eller ile tutulan yiyecek ve eşyalar aracılıyla bulaşarak başka insanlara ağız yoluyla girmesidir. Ağız oluyla alınan mikropların dışında son dönemlerde bu virüslerin havada da bulunduğu ve hasta kişilerin bulunduğu ortamların havasını soluyan kişilerin bu yolla hastalığa yakalanabilecekleri bildiriliyor. Virüs ile temastan ortalama 1-3 gün sonra karın ağrıları, ateş, kusma ve ishal başlıyor. Kişide yaygın kas ağrıları, baş ağrısı görülebiliyor. Özellikle yaşlılar ve çocuklar sıvı kaybı nedeniyle hastanelerde tedavi görmek zorunda kalıyorlar. Deniz mahsulleri, istiridye ve salatalar ise hastalığın yayılımının en yüksek olduğu gıda ürünleri olarak biliniyor.

Tanınması zor, tedavisi sıvı !

Bu hastalık etkeninin diğer bakterilerde olduğu gibi kültür yöntemleriyle tanınması olanaksız. Bunun yerine çok az merkezde bulunan özel Eliza ve PCR testleri ile gösterilebiliyor. Bu testleri Avrupa'da bile yapan merkez sayısı çok az sayıda maalesef. Diğer hastalık etkenlerinin dışlanması ve klinik seyri ile virüs hastalığı düşünülen vakalarda tedavi yaklaşımı değişmemektedir. Virüsler (büyük bir bölümü) kendi kendilerini sınırlayan hastalıklar yaptığından ve neden olduğu enfeksiyonlarda antibiyotik tedavileri işe yaramadığından bu durumlarda hastalara destek tedavisi veriliyor. Söz gelimi ishal ve kusma nedeniyle evde bakımı yapılan hastalara sıvı desteği, bağışıklık sistemini güçlendirici önlemler, probiyotik ve diyet tedavisi verilirken hastaneye yatırılan kişilere ise serum tedavisi uygulanmaktadır! Hastalığın önlenebilmesi için ise kişisel hijyene dikkat edilmesi, gıdaların iyi temizlenmesi ve mutlaka ellerin dikkatli ve düzenli bir şekilde yıkanması gerekmektedir...

Virüssüz bir dünya, mutlu ve sağlıklı günler...

   1288 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
31 Ağustos 2008, Pazar   Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?
17 Ağustos 2008, Pazar   Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?
03 Ağustos 2008, Pazar   Kıbrıs'taki Çernobil:Elektro Manyetik Kirlilik (2)
20 Temmuz 2008, Pazar   Plaj Çantanızda Bulunması Gereken 10 Şey
06 Temmuz 2008, Pazar   Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler
29 Haziran 2008, Pazar   KLİMA İLE GELEN ATEŞ!
22 Haziran 2008, Pazar   Bunları Biliyor muydunuz?
15 Haziran 2008, Pazar   Kene humması (Kırım Kongo Kanamalı Ateş, KKKA)
08 Haziran 2008, Pazar   Demir: Kullanılmalı mı kullanılmamalı mı?
02 Haziran 2008, Pazartesi   Anne karnında son üç ay (6-9.aylar)



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital