Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Lefkoşa Merkezi Cezaevi: Uyuşturucu ticareti merkezi
Birleşik Kıbrıs'ta tek egemenlik ve tek yurttaşlık kesindir
Talat yanlış yoldan dönsün, bunu yapamıyorsa istifa etsin
Eşel mobil grevi hayatı durduracak
Eski Cumhurbaşkanı Denktaş: Teslimiyete gidiyoruz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Elektrik hatlarındaki “gerilim” artıyor!

Dr. Umut Altunç

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Mayıs 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yüksek gerilim hatlarının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri geçtiğimiz günlerde Yeniboğaziçi halkının tepkisi ile gündeme geldi!

 

Aslında uzun yıllardır bilinen bu gerçek mevcut hatların yeni ve daha güçlüleri ile değiştirilmesi nedeniyle yakın zamanda bölge halkını tedirgin etti ve araştırma yapmaya yöneltti!

 

Basit bir araştırma sonunda internetteki bilimsel kaynaklardan –herkesin rahatlıkla ulaşabileceği gibi- Yüksek Gerilim Hatları’nın oluşturduğu Elektro Manyetik Alanların zararlarını öğrendiler…

 

Çocukluk çağı lösemileri, düşükler, sinir hastalıkları ve daha pek çoğunun adı geçiyordu ellerindeki listede…

 

Yetkililere koştular… dilekçeler gönderdiler…gazetelere mektuplar yazdılar…

 

Yeniboğaziçililere önce “bundan bişey olmaz” … Sonra ise “uzman getirilecek ölçüm yapılacak” dediler…

 

Uzmanlar geldi ölçümler yapıldı… İki farklı sonuç… İki farklı görüş çıktı… Apar topar çıkılan basın toplantılarında “100 katı düşük”, “zararı yok” açıklamaları yapıldı!

 

Avrupa standartlarından söz edildi, gönüllere su serpip, ağızlara bir kaşık bal çalındıktan sonra, projeye devam kararı çıktı…

 

 

Yüksek Gerilim Hatları ile ilgili bilimsel gerçekler

 

Böyle bir ortamda daha önce de çeşitli ortamlarda halkımızla paylaştığımız bilimsel gerçekleri referansları ile birlikte bir kez daha hatırlatma gereği duydum.

 

İşte konuyla ilgili veya ilgisiz herkesin bilmesi gereken bilimsel gerçekler:

 

  1. Yüksek Gerilim Hatlarının altında oluşan Elektro Manyetik Alana maruz kalan kişiler (özellikle çocuklar) sağlık açısından olumsuz yönden etkilenirler. Bu bölgelerde 0.4µT  (mikro Tesla) veya 4 mG (milliGauss) değerinin üzerinde manyetik alana maruz kalan çocuklarda Çocukluk Çağı Lösemi Hastalığı Riski en az 2 kat artar. Bu bilgi kanıtlanmış bir bilimsel gerçektir.

 

“no excess risk was seen for exposure to ELF magnetic fields below 0.4 µT and a twofold excess risk was seen for exposure above 0.4 µT”

 

Ref: WORLD HEALTH ORGANIZATION INTERNATIONAL AGENCY FOR RESEARCH ON CANCER (IARC)

Monographs on the Evaluation of Carcinogenic Risks to Humans

Volume 80, Non-Ionizing Radiation, Part 1: Static and Extremely Low-Frequency (ELF),

Electric and Magnetic Fields, Summary of Data Reported and Evaluation, Mart 2002

 

 

 

 

  1. Erken bunama, Alzheimer, Parkinson hastalığı, Depresyon, Erken doğumlar, ALS(sinir-kas hastalığı) gibi bazı hastalıkların ise Elektro Manyetik Alanlar ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Fakat bu konularda henüz yeterli bilimsel delil yoktur.

 

Ref: Review of the Epidemiologic Literature on EMF and Health

ICNIRP (International Commission for Non-Ionizing Radiation Protection)

Standing Committee on Epidemiology:

Anders Ahlbom,1 Elisabeth Cardis,2 Adele Green,3 Martha Linet,4 David Savitz,5 and Anthony Swerdlow6

Environmental Health Perspectives • VOLUME 109 | SUPPLEMENT 6 | December 2001

 

 

3. Geçtiğimiz gün düzenlenen basın açıklamasında “Avrupa kriterlerine göre” izin verilen Elektro Manyetik Alan düzeyinin “100 mikroTesla”  olduğu belirtildi. Avrupa’nın bazı bölgelerinde bu uygulamanın yapıldığı ve yerinde olduğu ifade edildi..

AB ülkelerinin büyük bir bölümünde Elektromanyetik Alanlar ile ilgili uygulamalar ICNIRP (Uluşlararası Non-ionize Radyasyon Koruma Komitesi) tarafından belirlenmektedir. Bu kurumun uygularına uymayan bazı ülkelerdeki kabul edilebilir Elektro Manyetik Alan limitleri ise aşağıda gösterilmiştir:

 

ICNIRP değerlerini limit kabul eden ülkeler

EU, Austria, Croatia, Czech Republic, Estonia, Finland, France, Ireland, Malta, Portugal, Singapore, South Africa, South Korea, Taiwan, UK

ICNIRP önerilerine yakın değerleri limit olarak kabul eden ülkeler

Bulgaria, Germany, Hungary

Özel değerler ve özel istisnalara göre limit belirleyen ülkeler

 

10-100 µT

China, Poland

1-10 µT

Italy, Slovenia

<1 µT

Switzerland, Netherlands

Limitler haricinde kriterler uygulayanlar

Australia, Denmark, Luxembourg, Sweden

 

Ref: http://www.emfs.info/issue_otherlimits.asp#italy

 

 

 

 

  1. İtalya’da “100 mikro Tesla” olduğu iddia edilen Elektro Manyetik Alan limiti –tabloda görüldüğü üzere- aslında bu değerlerin çok altındadır:

 

The national Italian EMF limits currently in force were set by Decree of the Prime Minister in August 2003, replacing a previous decree of 1992. For the general public, the limits are:

  • Electric fields: 5 kV m-1
  • Magnetic fields: 100 µT

In addition, for magnetic fields, and applying to overhead power lines only, there are two further values:

  • The attention value: 10 µT. Applies where exposure is for more than 4 hours per day.
  • The quality target: 3 µT. Applies to new lines and to new homes only.
  • (both these values are limits on the daily averages, values at times during the day can be higher)”

 

Yukarıda belirtildiği gibi İtalya için 100 µT (mikroTesla) olarak geçen limit aslında kısa süreli temasta kabul edilen limittir. Oysa ki bu ülkede de Elektro Manyetik Alan altında günde 4 saatten fazla yaşanan yeni yerleşim birimlerinde bu sınır 100µT değil 3µT’dır!

 

Örnek olarak gösterilen İtalya ise bu uygulaması nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü tarafından ciddi şekilde eleştirilmektedir. Dolayısıyla Kıbrıs Türk halkına örnek gösterilen uygulama -Avrupa’dan bile olsa- yanlış ve çağ dışıdır.

 

 

Ref: (Report on EMF Activities 9th International Advisory Committee Meetingon EMF June 2004 (http://www.who.int/peh-emf/project/mapnatreps/italy0304.pdf).

 

 

 

 

  1. Avrupa Ülkeleri arasında bu konuya en duyarlı olan ülkeler İngiltere ve İsveç’tir. Bu ülkelerde çeşitli kurumların bir arada kararlaştırdıkları uygulamalar yürürlüktedir. Buna göre –her konuda örnek aldığımız- İngiltere’de 0.3- 0.4µT düzeyindeki Elektro Manyetik Alanlar çocukluk çağı lösemi hastalığı için potansiyel risk olarak kabul ediliyor ve bu değerlerin üzerindeki bölgelerde yüksek gerilim hatlarının yerleşim birimlerinin dışına taşınması veya yer altına alınması öneriliyor. İki seçeneğin de olanaksız olduğu durumlarda bölge halkı kendilerine tahsis edilecek yeni konutlara aktarılıyor.

 

Ref: Stakeholder Advisory Group on ELF EMFs (SAGE) Precautionary approaches to ELF EMFs,

First Interim Assessment: Power Lines and Property, Wiring in Homes, and Electrical Equipment in Homes (Date of issue: 27/04/2007)

 

  1. Tarih: Mayıs 2008 , Yer: Yeniboğaziçi, Kuzey Kıbrıs! Yüksek Gerilim Hatlarının bulunduğu bölgede ve evlerde yapılan ölçümlerde saptanan en düşük değer 0.8µT  (kesin resmi sonuçlar önümüzdeki günlerde açıklanacak). Avrupa’nın ve dünyanın lösemiye neden olan değer olarak belirlediği limitin tam iki katı!

 

Bu aşamadan sonra ülkemiz bilim adamları ve konuyla ilgili araştırmayı sürdüren Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin raporları sanırım bizlere bilim ile idareciler arasındaki bu çelişkili sonuçların nedenini açıklayacaktır!

 

Haftanın konusu

 

 

Bunları yemeyin, yedirmeyin!

 

 

Geçen gün hastanede muayene sırasını bekleyen bir çocuğun elindeki cips paketi dikkatimi çekti. Doktora anlatılacak pek çok şikayeti olan bu küçük çocuğun sağlık sorunlarının büyük bir kısmı belki de bilinçsiz olarak yediği bu tatlı ama zararlı yiyecekten kaynaklanıyordu.

 

Cipslerin içindeki doymuş yağ, koruyucu maddeler ve boya maddelerinin zararlarını her fırsatta yazıp konuşmaktayız. Fakat bu sefer daha önce dikkatimi çekmeyen başka bir özelliği dikkati mi çekiyordu bu cips paketinin…

 

Cipsteki Silikon!

 

Çok tüketilen cips çeşitlerinden birisinin “SİLİKON” ihtiva ettiğini fark ettim. Nedenini sorduğum uzmanlar cipsin daha yumuşak ve kolay yenebilir hale getirilmesi için bu maddenin katıldığını söylediler. Fayans döşemek, ya da estetik protez yapmak amacıyla kullanılan silikonu her gün çocuklarımıza yedirdiğimizi düşünmek herhalde bende olduğu gibi pek çok ailede de sarsıcı bir etki yapacaktır.

 

Konserve etteki “kanserojen”

 

Aynı gün çıktığım market turunda bir başka görüntü daha aldım. Bu da çoluk çocuk her gün sandviçlerde, salatalarda ve sofralarda tükettiğimiz konserve etlerle (bolibif) ilgili idi. Bu tür gıda ürünlerinin içerdikleri “NİTRİT” maddesinin vücutta bazı tepkimeler sonrası kanserojen maddelere dönüştüğü çok iyi biliniyor!

 

İngiliz döneminden kalma bir alışkanlık olan ve pratikliği nedeniyle tercih ettiğimiz bu besin kaynağı aslında sağlığımız için büyük bir risk teşkil ediyor. Özellikle çocuklarımızı bu tür koruyucu maddeler içeren yiyeceklerden uzak tutmak, onları günlük, taze ve sağlıklı ürünlerle beslememiz gerekiyor!

 

 Unutmayalım ki erken yaşlarda edinilen bu kötü beslenme alışkanlıkları belki de Kuzey Kıbrıs’taki aşırı yüksek kanser oranlarının bir açıklaması olabilir.

 

Bunları biliyor muydunuz?

 

Bilinen en güçlü anti-oksidan  maddelerden birisinin kakao olduğunu, kakao içeriği çok  yüksek olan siyah çikolata’nın da bu yüzden –aşırıya kaçmamak şartıyla- düzenli tüketildiği zaman kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, yaşlanma ve kanser gibi rahatsızlıkları önleyebileceğini biliyor muydunuz.

 

(Çikolata ve kola gibi besinlerin çocuklarda, böbrek hastalığı ve kemik erimesi olan kişilerde yoğun olarak tüketilmesi ise böbrek taşı, kemik erimesi, diş çürükleri ve obezite gibi sonuçlar doğurabilir.)

 

 

Mutlu ve Sağlıklı Günler…

   756 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
29 Haziran 2008, Pazar   KLİMA İLE GELEN ATEŞ!
22 Haziran 2008, Pazar   Bunları Biliyor muydunuz?
15 Haziran 2008, Pazar   Kene humması (Kırım Kongo Kanamalı Ateş, KKKA)
08 Haziran 2008, Pazar   Demir: Kullanılmalı mı kullanılmamalı mı?
02 Haziran 2008, Pazartesi   Anne karnında son üç ay (6-9.aylar)
25 Mayıs 2008, Pazar   ANNE KARNINDAKİ İKİNCİ ÜÇ AY (3-6.AYLAR)
18 Mayıs 2008, Pazar   Anne karnındaki bebek (ilk 3 ay) nasıl büyür?
05 Mayıs 2008, Pazartesi   Kuzey Kıbrıs'ta Elektro Manyetik Kirlilik ve Yüksek Gerilim Hatları Hakkında Merak Edilenler
27 Nisan 2008, Pazar   Televizyonun esiri çocuklar ve gençler
20 Nisan 2008, Pazar   Bunları biliyor muydunuz? Bakla zehirlenmesi nedir?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2177 1.2263
1 STERLİN 2.4266 2.4447
1 EURO 1.9235 1.9370



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ANALARINDAN DOĞDUKLARINA...

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Yurt dışındaki insan kaynaklarımızı da bil...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

44 yıllık ömrünün 28 yılı hapiste geçti!..

Bilbay Eminoğlu

Ne kadar tuzu kuruolan varsa şimdi çıkacak...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

KILIÇ SESLERİ ARASINDA KALAN LİDERLER

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Devlete dava açmak, 2 yıllık asgari ücret ...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Bir hikâye-i göçmen

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Carlin vs. Ölüm

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital